22. İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİNİN PROGRAMINDA NELER VAR?

Bu yıl 22. kez düzenlenecek İstanbul Tiyatro Festivali 17 Kasım – 4 Aralık tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak. Peki, bu yıl programda hangi performanslar var? Yerli, yabancı hangi topluluklar katılıyor? 22. İstanbul Tiyatro Festivalinin programında yer alan yerli ve yabancı performansları sizin için derledik.




Komik Tiyatro

17 Kasım Cumartesi 20.30 / 18 Kasım Pazar 15.00

UNIQ Hall

komik-tiyatro-iksv-tiyatro-festivali
Dünya tiyatrosunun efsanevi isimlerinden Piccolo Teatro di Milano, İtalyan geleneğinin önemli ismi Carlo Goldoni’nin Komik Tiyatro’sunun (Il Teatro Comico) çağdaş bir yorumuyla sekiz yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da sahne alıyor. Goldoni’nin 1750’de kaleme aldığı, commedia dell’arte tiplemelerinin ve maskelerinin ötesine geçerek özgün karakterler yarattığı bu oyun; geçtiğimiz yıl prestijli UBU Ödülleri’nde En İyi Oyuncu Ödülü’nü alan yönetmen Roberto Latini’nin yorumuyla festivalde yer alıyor. İtalyan tiyatrosunun mirasına sadık kalırken Avrupa’da tiyatronun geleceğini düşünerek yorumunu şekillendiren Latini, aynı zamanda oyunda rol alarak seyirci karşına da çıkıyor. Oyunun müzik düzenlemeleri ise Roberto Latini’nin daha önce de birlikte çalıştığı, UBU Ödülü sahibi Gianluca Misiti’ye ait. Festivalin yan etkinlikleri kapsamında Roberto Latini, bir atölye çalışması da gerçekleştirecek.

Pss Pss 

20 Kasım Salı 20.30/ 21 Kasım Çarşamba 19.00

Caddebostan Kültür Merkezi

pss-pss-iksv-tiyatro-festivali
Camilla Pessi ve Simone Fassari’nin üretken iş birliğinin ürünü olan Compagnia Baccalà, tiyatroyu sirk ve clown (palyaço) ile harmanlıyor. Eğlenceli, zekice kurgulanmış ve alışılmışın dışında bir gösteriyle festivale katılan Pss Pss, Cirque du Soleil’i de dâhil olmak üzere 15 uluslararası ödüle layık görüldü. Charlie Chaplin ve Buster Keaton gibi sessiz sinema döneminin yıldızlarından ilham alan topluluğun performansı, yedi yaş ve üzerindeki geniş bir seyirci kitlesine hitap ediyor.

Alarme 

28 Kasım Çarşamba / 29 Kasım Perşembe 18.30 

Zorlu PSM Studio

alarme-iksv-tiyatro-festivali

Tiyatro tarihine adını altın harflerle kazıyan usta yönetmen Theodoros Terzopoulos festivale iki yapımla konuk oluyor. Geçtiğimiz yıl, üçlemenin son oyunu Encore ile buluşan tiyatroseverler bu yıl serinin ilk iki oyunu Amor ve Alarme’la buluşacak. Üçlemenin ilk halkası olan Alarme’da sanat tarihine mâl olmuş bir çatışmayı yorumlayan Terzopoulos, İskoçya Kraliçesi Mary Stuart ve kuzeni İngiltere Kraliçesi Elizabeth arasındaki taht kavgasını sahneye taşıyor. Yönetmenlik anlayışının temeline yöntem arayışını koyan Terzopoulos’un çarpıcı fikirleri, sahnede anlatıcı Tasos Dimas, Aglaia Pappa ve Sophia Hill’in etkileyici performanslarıyla vücut buluyor.

Amor

21 Kasım Çarşamba 20.30 

Zorlu PSM Drama Sahnesi

amor-iksv-tiyatro-festivali
Theodoros Terzopoulos’ın üçlemesinin ikinci oyunu Amor ise Thanasis Alevras’ın kaleme aldığı metne dayanan bir kompozisyon. “Küresel kriz çağına bir Terzopoulos bakışı” olarak değerlendiren Amor’da yönetmen sahneyi; rollerin, aksesuvarların, duyguların, hatıraların ve hatta beden parçalarının satın alındığı bir açık artırma mekânı olarak kullanırken Aglaia Pappa ve Antonios Myriagkos’un büyüleyici performansları da insan olmanın itici gücünü aşk üzerinden yeniden yorumluyor. Festivalin yan etkinlikleri kapsamında bir ustalık sınıfı da gerçekleştirecek olan yönetmen Theodoros, oyunculuk yöntemlerini paylaşacak.

Hamlet | Collage

22 Kasım Perşembe / 23 Kasım Cuma 20.30 

Zorlu PSM Ana Tiyatro

hamlet-collage-iksv-tiyatro-festivali
Kanadalı tiyatro ve sinema yönetmeni Robert Lepage’ın Moskova’nın yenilikçi tiyatrosu Theatre of Nations’la ilk iş birliği olan Hamlet | Collage, ünlü Rus oyuncu Evgeny Mironov’un 11 Hamlet karakterini canlandırdığı bir performansla seyirciyle buluşuyor. Eşine zor rastlanır bu ‘Hamlet’ yorumu, kendi bilincine “bakan” Hamlet’e odaklanıyor. Tiyatro ve güncel sanatın iç içe geçtiği bu performansta Hamlet, “boşluğa” konumlandırılmış bir küpün içindeyken Shakespeare’in oyunundaki diğer karakterlerin hayaletleriyle birlikte yer alıyor. Mironov, özellikle Hamlet’in ölümle kurduğu diyalogun, ölümde kendi varoluşunu anlatım biçiminin, oyunun başından sonuna kadar “çürümenin” nüfuz ettiği bir bilincin yansımasını oldukça berrak bir biçimde ortaya koyuyor. Festivalin bu yılki Onur Ödülü’nün de sahibi olan Theatre of Nations’ın sanat yönetmeni ve oyuncu Evgeny Mironov, yönetmen Robert Lepage ile çalışma ve oyunculuk deneyimlerini paylaşacağı bir söyleşi de gerçekleştirecek.

Nederlands Dans Theater I

28 Kasım Çarşamba / 29 Kasım Perşembe 20.30

Zorlu PSM Ana Tiyatro

nederlands-dans-theater-iksv-tiyatro-festivali
Dünya güncel dans sahnesinin öncü topluluklarından Nederlands Dans Theater I, dört bölümlük bir dans maratonuyla festival seyircisinin karşısına çıkıyor. Topluluğun dört koreografının dört ayrı koreografisinden oluşan bu maraton; kusursuz koreografilerine eşlik eden müzik kullanımları, yenilikçi sahne ve ışık tasarımları, 16 farklı ülkeden gelip aynı çatı altında mükemmelliği yakalayan yetenekli dansçıları ile izleyenlerin soluğunu kesiyor. Performansın Shut Eye isimli koreografisinde Ólafur Arnalds ve Bryce Dessner’in dışavurumcu müziği dingin bir masala dönüşürken Philip Glass’ın sinematik besteleri Shoot the Moon‘da romantik ilişkilerin çözülüşüne dair tutkulu bir şiire esin veriyor. The Statement, uzak bir ülkedeki bir çatışmanın fitilini ateşlemekle görevlendirilmiş dört karakterin bir toplantı masası etrafındaki iktidar savaşını resmederken Woke up Blind ise genç yaşta hayata veda eden Jeff Buckley’nin güçlü sesi eşliğinde bilinmeze doğru sürüklenen altı dansçıyla akıllardan kolay kolay çıkmayacak bir performans ortaya koyuyor. Festivalin yan etkinlikleri kapsamında Nederlands Dans Theater’ın dansçıları bir ustalık sınıfında dans bölümü öğrencileriyle buluşacak.

PIXEL

3 Aralık Pazartesi / 4 Aralık Salı 20.30

Zorlu PSM Ana Tiyatro

pixel-iksv-tiyatro-festivali
1990’ların hip-hop sahnesinin önemli isimlerinden Mourad Merzouki’nin koreografisiyle PIXEL, içinde dövüş sanatlarından sirke, güzel sanatlardan canlı müziğe farklı disiplinleri barındıran bir performansla festivalde sahne alıyor. Merzouki’nin koreografisinde dansçılar üç boyutlu sahnelemede yaratılan sanal manzaralarla harekete geçip ışığın ve dansın sınırlarını zorlayarak seyirciyi soluksuz bırakıyor. Dijital koreografisi ve kavramsal çerçevesi Adrien M/Claire B’ye ait olan PIXEL, eleştirmenler tarafından “ekran ve hareketli bedenlerin pürüzsüz ve mükemmel birlikteliği” olarak yorumlanıyor. PIXEL’in müzikleri birçok belgesel müziğinin yanı sıra Van Gogh filminin de müziklerini yapan Armand Amar’a ait. Topluluk festivalin yan etkinlikleri kapsamında biri hip-hop başlangıç atölyesi diğeri de dans ve dijital sanat atölyesi olmak üzere iki atölye gerçekleştirecek.

Varoluş

19 Kasım Pazartesi  / 20 Kasım Salı 20.30

Moda Sahnesi

varolus-iksv-tiyatro-festivali
İzlandalı koreograf ve dansçı Bára Sigfúsdóttir ile Masoumeh Jalalieh ve Seyed Alireza Mirmohammadi‘nin ortak eseri olan ve beden ve varoluş üzerine odaklanan Varoluş, İran-İzlanda hattındaki bu şiirsel keşfi festival sahnesine taşıyor. Kunst/Werk & Platform 0090 yapımı olan ve Kuzey Avrupa ile Mezopotamya arasına çekilen şiirsel hatta doğan Varoluş, dünyayı ve birbirimizi algılamanın ortak zemini üzerine düşünmeye davet ediyor.

Fourfold

21 Kasım Çarşamba / 22 Kasım Perşembe 20.30

Moda Sahnesi

fourfold-iksv-tiyatro-festivali
Tasarımlarıyla mekâna her seferinde farklı bir gözle baktıran, Belçika’da yaşayan görsel sanatçı ve sahne tasarımcısı Meryem Bayram konseptini de oluşturduğu Fourfold ile festivale konuk oluyor. Dramaturjisi Igor Dobricic’e ait olan performansta iki insanın sahnede dev bir kâğıt dörtgeni katlayarak, açarak ya da farklı malzemelerden sınırlar oluşturarak kurduğu anlam; “Sınır oluştururken nasıl engeller koyarız?”,”Engelleri nasıl keşfederiz?”, “Mekânı yaşamak ve dönüştürmek mümkün müdür?” gibi pek çok soruyu da beraberinde getiriyor. İnsanın fiziksel mekânı inşa etme ve onunla ilişki kurma biçimlerini merkezine alan bu performansta seyirci; Meryem Bayram ve Guy Rombots’ın “canlı” karşılaşmasına tanık olurken işin özünü sahnede iki sanatçı arasındaki “ilk buluşmanın” sürekli olarak yenilenmesi oluşturuyor.

Beyaz Üzerine Beyaz

24 Kasım Cumartesi 18.30 

UNIQ Hall

beyaz-uzerine-beyaz-iksv-tiyatro-festivali
Batı Avrupa dans sahnelerinin üretken isimlerinden, çağdaş dans sanatçısı Bahar Temiz, bu kez koreograf Marc Vanrunxt’un, kendisi için tasarladığı bir performansla sahnede seyircilerle buluşuyor. İki dans sanatçısının 2014 yılında İstanbul’da Platform 0090 tarafından düzenlenen bir atölye çalışmasında tanışmasının ürünü olarak doğan Beyaz Üzerine Beyaz, görsel sanatçı Anne-Mie Van Kerckhoven ve moda tasarımcısı Jean-Paul Lespagnard etkileyici dokunuşlarıyla bütünleşiyor.

Gece Sempozyumu 

24, 25, 26, 27 Kasım 21.00 

Zorlu PSM Sky Lounge

gece-sempozyumu-iksv-tiyatro-festivali

Belçika’da yaşayan ve üreten, imza attığı oyunları aynı zamanda yerleştirme mantığıyla kurgulayan Mesut Arslan, festival seyircisinin karşısına bu kez bir uyarlamayla çıkıyor. Eric De Volder’in oyunundan sahneye uyarladığı
Gece Sempozyumu’nda bir anne, üç oğlu ve ortalıkta olmayan bir baba Lawrence Malstaf’ın tasarladığı benzersiz arenada bir topaç ile birlikte hareket ederek iletişimin sınırlarını keşfediyorlar. Arslan’ın bir aile trajedisini günlük bir ritüele dönüştüren yorumunda seyirciye düşense izleme ve dinlemenin ötesine geçen bir anlam yakalamak oluyor. Gece Sempozyumu’nun bu yolculuğunda Güvenç Kıraç, Derya Alabora, Serhat Kılıç, Yaşar Bayram Gül, Pervin Bağdat, Mert Fırat ve Ersin Umut Güler de seyircilere eşlik ediyorlar.

YU

28 Kasım Çarşamba 20.30 / 29 Kasım Perşembe 18.30 & 20.30 

Salon İKSV

yu-iksv-tiyatro-festivali
Çağdaş dans sanatçısı Gizem Aksu, bu performansıyla kelimenin tam anlamıyla “içe bakmaya” davet ediyor. Kavramsal çerçevesi, yönetimi ve performansı Gizem Aksu’ya ait olan YU, organlarımızla kurduğumuz ilişkiden bedenin zaman ve mekânla ilişkisine uzanan bir içsel yolculuğu anlatıyor. Her
 bir organın kendi dokusu, alanı, ritmiyle ve diğer organlarla birlikte her an yaşamı seçmesini ve sürdürmesini arkaik bir bilgelik olarak yorumlayan Aksu, bilgelikte bedeni duyumsama, hissetme ve hareket ettirmenin izini sürerek seyirciyi yaşamla olan ilişkimize farklı bir pencereden bakmaya davet ediyor.

Yüzleşme

18 Kasım Pazar 18.30 / 19 Kasım Pazartesi 20.30

Duru Tiyatro

yuzlesme-iksv-tiyatro-festivali




Yüzleşme, İngiliz yazar Graham Farrow’un kaleminden çıkan ve tüm dünyayla birlikte Türkiye’de karşılığı olan çarpıcı bir hikâye. Yönetmen Emre Kınay’ın yorumuyla, Duru Tiyatro yapımı olarak festivalde yer alacak bu eser, yeri doldurulamaz bir kaybın ardından o kayba neden olan failin gösteri toplumu ve medya tarafından yıldızlaştırılmasının öyküsünü anlatıyor. Seyirci; Emre Kınay ve Esra Kızıldoğan’ın performansları eşliğinde toplumun yozlaştığı, hukukun işlemediği, pek tanıdık olan vahşi yeni dünya düzeninde kendi adaletini kurmaya çalışan yalnız bir adamla karşılaşıyor. Ahlaki sorumluluk, suç, suçlu ve adalet kavramlarını sorgulatan Yüzleşme, yönetmenin kendi deyimiyle “modern bir Suç ve Ceza hikâyesi”.

45’lik

18 Kasım Pazar 18.30 & 20.30 / 19 Kasım Pazartesi 20.30

Abud Efendi Konağı

45lik-iksv-tiyatro-festivali
Çağdaş dans sanatçısı ve koreograf Tuğçe Tuna, kinestetik anı belleği ve numerolojinin araladıklarıyla hikâyeleri birleştiren 45’lik adlı çalışmasında bedenin biricikliğinden yola çıkarak sanrıları bedenleştirme peşine düşüyor. Sultanahmet’in özgün mekânlarından Abud Efendi Konağı’nda seyirciyle buluşacak olan 45’lik’teki bireyler ise bellekleri ve bilinmeyenleri ile yeniye açılmaya cesaret eden kişilerden oluşuyorlar. Pınar Akyüz, Olcay Karahan, Ezgi Yaren Karademir, Aybike İpekçi, Canan Yücel Pekiçten, Hilal Sibel Pekel, Leyla Postalcıoğlu, Gizem Seçkin, Filiz Sızanlı, Tuğçe Tuna ve Bahar Vidinlioğlu’nun danslarıyla yer alacağı projede Zeynep Arkök, Aslı Bülbül, Duygu Güngör, Zeynep Günsür Yüceil ve Leman Yılmaz da eserin disiplinlerarası medyasında yer alıyorlar.

Kral Lear 

19 Kasım Pazartesi 20.30

Zorlu PSM Drama Sahnesi 

kral-lear-iksv-tiyatro-festivali

Shakespeare’in “trajedisini kendi elleriyle çizen” kahramanı Kral Lear, hem aktör hem de çevirmen kimliği ile yoğun bir Shakespeare mesaisi olan Haluk Bilginer’le buluşuyor. Muharrem Özcan’ın yönetmenliğini üstlendiği, Oyun Atölyesi yapımı bu eserde Bilginer’e Berfu Öngören, Nazlı Bulum, Arif Pişkin, Deniz Celiloğlu, Kaan Turgut, Onur Özaydın, Sertan Müsellim, Efe Tunçer, Hare Sürel ve Hüseyin Sevimli’den oluşan deneyimli bir oyuncu ekibi eşlik ediyor. Topluluk, iktidarın ve mülkiyetin paylaşımı üzerine bol katmanlı bir klasik olan oyunu özündeki grotesk etkileri de pas geçmeden sahneleniyor.

Artık Bir Davan Var 

24 Kasım Cumartesi 20.30 / 25 Kasım Pazar 18.30

Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter Sahnesi

artik-bir-davan-var-iksv-tiyatro-festivali
Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) ekibinin Kafka’dan esinlenerek ve günümüze temas ederek ortaya koyduğu Artık Bir Davan Var, festivalde seyirciyle buluşuyorSenaryo yazımını ve yönetmenliğini Cüneyt Yalaz ile İlker Yasin Keskin’in paylaştığı bu ironik oyun, Kafka’nın Bay K.’sinin başından geçenleri şimdiki zamanda ve Türkiye’de anlatıyor. Artık Bir Davan Var’ı sahnede Banu Açıkdeniz, Cüneyt Yalaz, Duygu Dalyanoğlu, İlker Yasin Keskin ve Özgür Eren’in performanslarıyla izleyeceğiz.

Zebercet

27 Kasım Salı / 28 Kasım Çarşamba

Talimhane Tiyatrosu

zebercet-istanbul-tiyatro-festivali

Firuze Engin‘in uyarladığı, Kerem Ayan‘ın yönetmenliğini üstlendiği, Yusuf Atılgan’ın kült eseri Anayurt Oteli, tek kişilik oyun olarak seyircilerle buluşuyor. Varlığını kendisinin bile sorguladığı ama bir o kadar da yaşam dolu bir taşra adamı Zebercet; Halil Babür‘ün performansıyla ete kemiğe bürünüyor, iç ve dış dünyasını kendi ağzından anlatıyor. Mehmet Ergen’in dramaturjisini üstlendiği oyunun müzikleriyse Süleyman Erol‘a ait.

Misafir 

29 Kasım Perşembe 20.30 / 30 Kasım Cuma 15.00 & 20.30 

Moda Sahnesi

misafir-iksv-tiyatro-festivali

Göç etmek, gitmek, kalmak meselelerine sık kafa yoran tiyatroculardan Gülce Uğurlu’nun kolektif bir üretim metodu olan devised yöntemiyle hazırladığı oyunu Misafir, seyircisini çağın en büyük göç dalgasına tanıklık etmeye davet ediyor. Misafir, milyonlarca insanın Ortadoğu’nun savaşlarla kaynayan ikliminden zorunlu olarak çıkıp Türkiye üzerinden Batı’ya ulaşma mücadelesini gerçek deneyimlerden hareket ederek ve içinden geçtiğimiz trajik göç çağının ruhuna temas ederek ele alıyor. Göç dalgasının hem Türkiye’deki hem de dünyadaki etkilerine odaklanan Misafir’in yönetmenliğini Ata Ünal üstlenirken Güneş Sayın, Gülce Uğurlu ve Korhan Karabal da oyunu sahneye taşıyorlar.

Yüz Yılın Evi 

30 Kasım Cuma 20.30 / 1 Aralık Cumartesi 15.00

Toy İstanbul

yuz-yilin-evi-iksv-tiyatro-festivali

GalataPerform, The Red House, Experimental Stage/-1, Theater Neumarkt ve Studio R/Maxim Gorki Theatre ortaklığında Savaş veya Barış Festivali kapsamında geliştirilen ve Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenen çok uluslu bir prodüksiyonun parçası olan Yüz Yılın Evi, festivalde seyirciyle buluşacak. Yüz Yılın Evi, Osmanlı’yı yaşamış, Cumhuriyet’le değişimi görüp 1959’da yok olmuş bir köşkü ve 1919’da o köşkte doğup bugün hâlâ olan bitene tanıklık eden bir kadının öyküsünü anlatıyor. Metin ve konsepti Yeşim Özsoy ile Ferdi Çetin’in imzalarını taşıyan oyunda belgesel ile kurgu iç içe geçiyor.

Gülünç Karanlık 

30 Kasım Cuma / 1 Aralık Cumartesi 20.30

Yunus Emre Kültür Merkezi Turhan Tuzcu Sahnesi

gulunc-karanlik-iksv-tiyatro-festivali
Çağdaş Alman tiyatrosunun genç kalemi Wolfram Lotz’un vahşi dünya düzenine dair kaleme aldığı Gülünç Karanlık, Nurkan Erpulat yönetiminde Türkiye penceresinden yeniden okuyor. Seyirciyi Afganistan’ın gerçekte var olmayan yağmur ormanlarında tekinsiz bir yolculuğa çıkaran oyun, oryantalist bakış açısının ortaya koyduğu gülünç ama utanç verici gerçekliği de yeniden düşündürtüyor. Bakırköy Belediye Tiyatroları tarafından sahneye konan ve dramaturjisini Ceren Ercan‘ın üstlendiği Gülünç Karanlık’ın oyuncu kadrosunda Erol Ozan Ayhan, Yelda Baskın, Doğacan Taşpınar, Elif Ürse ve Alican Yücesoy yer alıyorlar.

Ruhiye

1 Aralık Cumartesi / 2 Aralık Pazar 18.30 & 20.30 

Adahan İstanbul

ruhiye-iksv-tiyatro-festivali
Farklı yaş ve alanlardan kişileri 19 yıldır hareket tiyatrosuyla buluşturan Hareket Atölyesi Topluluğu‘nun sahneye koyduğu Ruhiye, seyirciyi modern insanın içine sıkışıp kaldığı rutinden çıkarıp “paralel bir evrene” geçmeye davet ediyor. Tanımsız, kolektif bir dişi varlığı araştırıran icracılar, hayal ettikleri evrenin diliyle konuşurlarken seyirci de bir ”kadınlar kabilesi”nin yaratımı olan Ruhiye’nin icrasından hemen önce fotoğraflar, hareketli görüntüler ve baskı gibi işler eşliğinde oyunun evreniyle tanışıyor. Genel sanat yönetmenliğini Zeynep Günsür‘ün üstlendiği ve bizzat rol aldığı oyunda Ece Ulutan Yüceil, Deniz Yamanus, Gizem Erman Soysaldı, Gülsu Okay, Leyla Okan, Nilgün Büyükgökçesu ve Sibel Günsür seyirci karşısına çıkıyorlar.

DO KU MAN

1 Aralık Cumartesi 20.30 / 2 Aralık Pazar 15.00  

MSGSÜ Bomonti Yerleşkesi, Çağdaş Dans ASD, Çiğdem Selışık Aksan Sahnesi

do-ku-man-iksv-tiyatro-festiv
Çağdaş dans ikilisi Taldans’ın on yıl önce Linz’deki bir tekstil fabrikasının mekaniğini hareket, ses ve ritim ekseninde ele almasıyla doğan projesi Do Ku Man; yeni ve taze yorumuyla festivalde seyirci karşısına çıkıyor. Do Ku Man seyircinin zihninde görünen ve hayal edilene; işlevsel ve işlemsel olana dair beliren ve kaybolan imgeler yerleştirirken ses ve sözün kolaylıkla birbirine dönüşebildiği, iç içe geçmiş modüllerden oluşan bir yapıda; farklı tonların, belli belirsiz geçişlerin ve çatlakların oluştuğu bir dizge inşa ediyor. Konsept ve koreografisini Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı’nın üstlendikleri ekipte Aslı Bostancı, Burcu Uçatenik, Ekin Tunceli, Emre Olcay, Fatih Gençkal, Fırat Kuşçu, Melih Kıraç, Sedef Gökçe ve Yazı Ece Köz yer alıyorlar.

Sahibinin Sesi

2 Aralık Pazar 15.00 / 3 Aralık Pazartesi 20.30

Üsküdar Tekel Sahnesi 

sahibinin-sesi-iksv-tiyatro-festivali
Sahibinin Sesi, Türk edebiyatında öykücülüğü ile öne çıkan yazar Sevim Burak‘ın kaleme aldığı bir tiyatro oyunu. Tıpkı ismi gibi oyunda da onun  tüm metinlerini ve hayatının sesi duyuluyor. Sevim Burak’ın dünyasını sahneye daha önce “İşte Baş İşte Gövde İşte Kanatlar”ı taşımış yönetmen İskender Altın bu kez İstanbul Devlet Tiyatrosu çatısı altında Burak’ın 1982’de yazdığı Sahibinin Sesi adlı çarpıcı eserini yorumluyor. 1930’ların Kuzguncuk’unda bir konakta geçen Sahibinin Sesi; seyirciyi  paranoyak, yaşamın tüm renklerinden korkan karakteri Bilal’in sanrılarla dolu imgeleminin içinde dolaşmaya çağırıyor.

Timsah 

2 Aralık Pazar / 3 Aralık Pazartesi 20.30

DasDas

 

İngiliz mizah yazınının gündemindeki kalemlerden Tom Basden’ın Dostoyevski’nin aynı adlı öyküsünden esinlenerek yazdığı Timsah, Mert Fırat ve Volkan Yosunlu‘nun yönetmenliğinde festival seyircisiyle buluşuyor. Timsah, gösteri toplumunun sistemle el sıkışmayı seçen aktörleriyle bir timsahın karnında hesaplaşıyor. En az hayatta şahit olduklarımız kadar “tuhaf ama gerçek” bu oyunda Erkan Avcı, Ferit Aktuğ ve Özgün Aydın rol alıyorlar.




Yorum Yapmasam Olmaz :)