ADAM FAWER’IN KİTABI “OLASILIKSIZ”DAN DİKKAT ÇEKİCİ 20 ALINTI

Amerikalı roman yazarı Adam Fawer‘in 2005 yılında kaleme aldığı ilk romanı olma özelliğini taşıyan “Olasılıksız”, yirmiden fazla dile çevrilmiş ve “en iyi ilk roman” dalında 2006 International Thriller Writers Ödülüne layık görülmüştür. Tüm dünyada çok satanlar listesinden senelerce inmeyen bu kitap, her sayfasında insanı daha çok kendine çeken ve oldukça düşündüren felsefi cümleler barındırıyor.

Adam Fawer’in Olasılıksız kitabından dikkat çekici 20 alıntı

  1. “Yüzyıllardır oynanmasına rağmen hiçbir seyirci sahneye fırlayıp Romeo’nun zehirli iksiri içmesine engel olmamıştır. Sonunda geminin batacağı bilindiği halde Titanic defalarca izlenmiştir. Bitecektir korkusuyla aşktan kaçarsan hayattan hiçbir tat alamazsın. Çünkü Romeo ölmeli, Titanic batmalı, ama aşk her şeye rağmen yaşanmalı.”
  2. “Satranç hayat gibidir.” David demişti babası. “Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işe yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek.”
  3. “Gelecek, onu görene kadar şekilsizdir. Bir parayı havaya attığında iki olası gelecek vardır, birinde para yazı gelir, diğerinde tura, ama sen görene kadar ikisi de değildir.”
  4. – “Ama neden sana hırsızlık yapmayı öğretti ki ?” 
    – “Fyodor derdi ki, bir ajanın en önemli becerisi,olmaması gereken yerlerden,almaması gereken şeyleri alabilmesidir. Aslında casus olmakla hırsız olmak arasında fazla bir fark yoktur. Amaç çalmak. Hırsız mücevher çalar,ajan sırları.”
  5. “Olasılıklar her zaman kasadan yanadır.”
  6. “İyi ki’lerin keşkelerini geçsin bu hayatta. Çünkü zamanı geri çevirmek için saatin yelkovanı ile oynamak fayda sağlamaz.”
  7. “İmkansız diye bir şey yoktur, sadece bazı olayların olma olasılığı daha düşüktür.”
  8. “Eğiticiler, filler zincirlerini kıramayacaklarını öğrenene kadar ip kullanmazlar. Aslında o filleri orada tutan ipler değil, kendi akıllarındaki koşullama. İşte bu yüzden bilgi önemlidir. “
  9. “Kararlar doğru veya yanlış değildir. Kararlar karardır. Sen, sana göre en iyisini seç.”
  10. “Daha önce hiç silah kullanmamıştı, ama bu onu endişelendirmiyordu. Fotoğraf çekmek gibiydi bu iş. Odakla ve bas. Aralarındaki tek fark, bir Nikon kamera 9 milimetrelik bir Lorcin L gibi tepmezdi.”
  11. “Işık hızından hızlı olan tek şey düşünce hızıdır.”
  12. “Her seçimin olumsuz sonuçları olabilirdi. Asıl yapılması gereken, riski değerlendirmek ve en aza indirgemekti. Hiçbir zaman risk faktörü yok edilemezdi, tamamen yok edilemezdi. Böyle bir şey asla hesaplanamazdı. İşte hayatın en güzel tarafı da buydu; her şey olabilirdi. Her ne kadar olasılıksız olursa olsun olabilirdi. Olasılık dışı olan bir olay mutlaka olurdu.”
  13. “Hayattaki en önemli şey, dağıtılan kartlar ve oyunda olup olmamaktı.”
  14. “Bu rahatsızlık, tarih boyunca bir sürü farklı isimle anılmıştır: Akıl hastalığı, dile getirilmez bir acı, iblisin işkencesi, hatta tanrının gazabı. Günümüzde de biz buna epilepsi diyoruz.”
  15. “Laplace, gerçeği tahmin etmenin en iyi yolunun doğru cevabı hesaplamak değil de, en az yanlış olan cevabı hesaplamak olduğunu kanıtladı.”
  16. “İnsanlar yakayı ele verince hiç de cesur davranmıyordu.”
  17. “Mutlaklarla değil de olasılıklarla yönetilen bir evrende bütün sonuçlar vardır.”
  18. “Tüm kumarbazların söylediği en önemli cümleyi söyledi; Kötü eller gelmeye başladığında masadan kalkacağım…”
  19. “Acaba ne zamandan beri insanları da sabun paketleri gibi barkodlamak gayet doğal bir şey olarak karşılanmaya başlamıştı.”
  20. “Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?”
 
Olasılıksız Hakkında
 
Yazar: Adam Fawer
Çevirmen: Şirin Okyavuz Yener
Yayınevi: April Yayıncılık
Sayfa: 475 sayfa
Basım Tarihi: 2005
 
Tanıtım Bülteni

Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?

Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?

Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?

Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz?

Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘Olasılıksız’ tam size göre bir roman…




Yorum Yapmasam Olmaz :)