AFİŞE ÇIKIYORUZ!

İletişim Yayınları 30’uncu yılı şerefine, kapsamlı ve anlamlı bir kitap yayınladı.
Yılmaz Aysan’ın hazırladığı ‘Afişe Çıkmak, 1963-1980: Solun Görsel Serüveni’, onlar için de, bizim için de değerli bir doğum günü hediyesi.
afise-cikmak2013’te bize çok seçkin kitaplar sunmuş, sevdiğimiz iki yayınevi 30. yılını kutluyor: İletişim ve Metis. İkincisi, bu yıldönümünü Ursula K. LeGuin’in bütün ‘Yerdeniz’ kitaplarını tek ciltte toplayarak kutladı. İletişim’in hediyesi ise, Yılmaz Aysan’ın hazırladığı ‘Afişe Çıkmak, 1963-1980: Solun Görsel Serüveni’. Kitap, 1963-1980 arasında Solun Görsel Serüveni’ni anlatıyor. Abidin Dino’dan başlayarak görsel sanatçıların eserleri, büyük kısmıyla yapılmış söyleşiler ve benzersiz görsel malzemeyle… Yaşı tutanlar ve ‘sol’ tanımında yer alanlar için heyecan verici olduğunu da, şahsi tecrübemize dayanarak hemen bildirelim.
Ama kitaptan önce İletişim’den, onların otuz yıllık maceralarından söz edelim. Şöyle anlatıyorlar:
“12 Eylül 1980 askerî darbesinden üç sene sonra kurulduk. Kuruluş hikâyemizi anlatırken hep 12 Eylül’le başlıyoruz lafa. Çünkü biz, askerî diktanın kâbusundan kurtulmaya, topluma giydirilen deli gömleğini yırtmaya çalıştık. Demokrasiye, özgür iradeye, insan onuruna, vatandaşlık ve insanlık fikrine alan açılmasına katkımız olsun istedik. Elimizden geldiğince yayın yoluyla yapmaya giriştik bunu.”
“12 Eylül öncesi, bizim için bir nostalji konusu değil, gölgesi bugünlere kadar düşen özel bir zamandır. Bizim o zamanlara bir borcumuz var. Bu nedenle, 30. yılımızı kutlamak için, elinizdeki kitaptan iyisi bulunamazdı.”
yilmaz-aysan2Kitapla aynı adı taşıyan bir sergi de 8 Şubat’ta, İstanbul Beyoğlu’ndaki Tütün Deposu’nda açıldı. Okumaya da değer, izlemeye de… Yaşamış olanların hatıraları canlanacak, yaşamamış kişiler için de benzersiz bir görsel rehber olacak.
Her şeyden önce, Yılmaz Aysan’ın emeğini ve azmini takdir etmek gerek. Her belgenin izini sabırla sürmüş. Tek başına taşıması ağır bir yükü, bu arşivi başkalarıyla paylaştığı için de rahatlamış görünüyor. Aysan, politik hareketlenmenin yoğunlaştığı yılların görsel bir tablosunu çıkarmış karşımıza. Duvarların, dergilerin, kitapların tanıklığıyla, legal ve illegal ortamdaki grafikler aracılığıyla, bizi o döneme götürmüş.
İLK POLİTİK GRAFİKLER 
Ülkemizdeki politik içerikli ilk grafik, mimar Selçuk Milar’ın Demokrat Parti (DP) için hazırladığı ‘Yeter!’ afişi. Hem ilk oluşuyla hem de kadir-i mutlak CHP’ye karşı çıkışıyla çok etkiliydi hakikaten. Şu anda bile gözümün önündedir. Oysa kullanıldığında değil, daha sonra görmüşüm. Olsun, demek ki bazı imgeler hiç akıldan çıkmıyor. Ancak, benim için belli bir olay, belli bir karşı çıkıştan çok, genel anlamda bir canına yetmişliği ifade etmiştir.
selcuk-milar_yeter
Politik içerikli grafikleri daha sonra, Türkiye İşçi Partisi’nin 1963’te yayına başlayan Sosyal Adalet dergisinde görüyoruz. Bu dergide Abidin Dino’nun özgün desenleri yer alıyor. Kitabın ilk görsel sanatçısı da Dino zaten. Onun desenlerini Ant ve Yön dergileri ile özellikle Nazım Hikmet kitapları kapaklarında da karşımıza çıkıyor. İlk ‘şehirli ve başkaldıran, protesto eden işçi desenleri’ni ona borçluyuz.
Kitabı hazırlayan Aysan da hem grafik tasarımcı hem de dönemin içinden bir kişi, bir ODTÜ öğrencisi. Kitapta onun elinden çıkmış işler de var. Aysan, kitabın görselleri ve söyleşilerini yaklaşık dört yılda bir araya getirmiş. Ama bu örnekleri toplaması çok daha gerilere uzanıyor. Kitaba daha ziyade, özgün yanları olan çalışmaları dahil etmiş. Siyasetler arasında da ayırım yapmamış.
KALİTE FARKI
Aslında bu görsel maceranın ilk döneminde kalitenin daha yüksek olduğu anlaşılıyor. Çünkü bu dönemde, kendini kanıtlamış sanatçılar var. Sonraları, böyle kaygılar güdülmeyecek kadar tehlikeli dönemler geçirilmişti.
Abidin Dino’nun çok önemli bir ad olduğu, Fransa’dan buraya görsel alandaki yenilikleri getirdiği bir gerçek. Sait Maden’i ise o dönemde Cağaloğlu’nda çalışmış ya da edebiyat dünyasıyla bir ölçüde bağlantısı olmuş herkes tanır. Mehmet Sönmez (Asker Mehmet) kendine özgü tarzıyla dergilere desenler çizdi, kitap kapakları yaptı (Yaşar Kemal, Bekir Yıldız, Can Yücel vb.) Kitapta Murat Belge ile Sönmez konusunda yapılmış bir söyleşi de var. İbrahim Niyazioğlu (İbram) da, ‘Yürüyüş’ dergisi kapaklarıyla orada.
‘Afişe Çıkmak’ta söyleşileri yer alan kişiler arasında ANT Yayınları görsel sorumlusu, Doğan Özgüden’in eşi, aslen hukukçu ve gazeteci İnci Tuğsavul Özgüden, Tonguç Yaşar, Sadık Karamustafa, Emre Senan, Selçuk Demirel, Orhan Taylan, Bülent Erkmen, Tan Oral gibi sanatçılar var.
afise-cikmak
Ama o günleri anan okuru geçmişe en fazla götüren, bunlardan ilk kez haberdar olan genç okurlara ise hiç yaşamadıkları, duymadıkları bir deneyim yaşatan olay, bence, devrimci atölyeler: Hasan Barutçu, Ahmet Sönmez, Ali Artun, Ertuğrul Kürkçü ve Sait Kozacıoğlu söyleşileriyle ODTÜ Devrimci Afiş Atölyesi (1968-1971) ve Mehmet Toker söyleşisiyle 1975 ODTÜ Direniş Afiş Atölyesi… İlkinin Taylan Özgür afişi şahsen benim hiç unutamadığım afişlerden biridir.
İletişim imzalı önsözde kitabın, o günlerdeki gençlerin kendilerini nasıl ifade ettiğini de anlattığı belirtilmiş: “O dönemin genç insanlarının anlatma, müdahale etme, ses çıkarma, bir şeyler yapma, kısacası dünyaya katılma iştahını gösteriyor bize. Televizyonun siyah beyaz tek kanal, bilgisayar teknolojisinin laboratuvar aşamasında, sosyal medyanın olsa olsa hayal hanesinde olduğu bir zamanda, mütevazı iletişim yollarını kullanmaktaki yaratıcılığı hatırlatıyor.”
Aysan’ın benzersiz kitabı, bu dönemin görsel tarihini, ustalarıyla birlikte sunuyor. Yanınızda o günleri yaşamış biriyle bakarsanız, insanları, afişleri, olayları ne heyecanla hatırladığını göreceksiniz. Kitabı da sergiyi de kaçırmayın.
Sevin Okyay / sevino@gmail.com  
 
  ( Bu yazı 15 Şubat 2013 Cuma – Aksam.com.tr’de ve Akşam Gazetesi Kitap Eki’nde yayınlanmıştır.)

Yorum Yapmasam Olmaz :)