AİLE BOYU PERFORMANS SANATI; ANNE BABALARI ÖLDÜRMEK GEREK

Kevin Wilson’ın ilk romanı ‘ Fang Ailesi ‘, gerçekliği çarpıtan performanslar sunan bir aileyi ve bu ailenin iki çocuğunu, geçmişteki ve şimdiki hayatlarıyla anlatıyor. Kitap, TIME, Guardian, Amazon gibi ‘otoritelere’ göre 2012’nin en iyi romanı.
Fang-Ailesi-Kevin-WilsonBirisi şimdi suratınıza bir tane çaksa, buna sanat denebilir mi? Annie ve Buster Fang’in durumunda, evet, denebilir. Babaları Caleb ile anneleri Camille Fang, ‘tuhaf’, ‘delice’, ‘sıra dışı’, hatta ‘kaos yaratıcı’ gibi tanımlara hiç itiraz etmiyor. Zaten kaos yaratmayı amaçlıyorlar. Dünyadaki en seçkin sanat gözüyle baktıkları performanslarında çocuklarını da aksesuar niyetine kullanıyorlar. Annie’nin adı Çocuk A, Buster’ınkiyse Çocuk B.
PERFORMANSÇI AİLE 
‘Bunlar ne gibi performanslar?’ diye soracak olursanız, her şeyden önce dört Fang’ın da bütün performanslarda yer aldığını belirtelim. Anneyle baba, önceden her şeyi en küçük ayrıntısına kadar hazırlıyor ama eklemelere ve doğaçlamaya da izin var. Örneğin, büyüklerin ‘suç ve ceza’ adını verdiği bir performans, Annie’nin alışveriş merkezindeki şekercide annesini ‘Şeker çalıyor’ diye ispiyonlamasını gerektiriyor. ‘Hırsız kadın’ ‘Hapishaneye geri dönemem’ diye feryat ederken çaldığı şekerleri düşürüyor, Çocuk B de, onları avuçlayıp yedikten sonra kaçarken ürpertici ihtiyar kahkahaları atıyor. Camille’in eklemesi, Buster’ın şekerleri havaya saçıp kaçması şeklinde. Buster ise, onları atmamak şeklinde bir doğaçlama yapıyor.
‘Ses ve öfke’ adlı bir başka performanstaysa çocuklar gitar ve davul çalıp şarkı söylüyorlar. Önlerinde, içinde biraz parayla açık bir gitar çantası var. Gitarla davula aşina olmadıkları için çalışları berbat, üstelik de şarkıyı detone söylüyorlar. Gitar çantasının içinde elyazısıyla bir not var: ‘Köpeğimizin Ameliyat Olması Gerekiyor. Lütfen Bize Yardım Edin, Onu Kurtaralım.’ Küçük köpekleri Bay Cornelius için yedinci şarkılarını söylerken bir ses çınlıyor: ‘Çok kötü söylüyorsunuz!’ Babalarının sesi elbette. Başka bir yerde duran anne de onu destekliyor: ‘Adam haklı. Bu çocuklar korkunç. Yuuuuh!’ Kalabalık ikiye ayrılıyor. Ama babaları ‘İnşallah köpeğiniz ölür!’ diye bağırınca Annie doğaçlamaya geçip gitarı parçalıyor, sonra da zikzaklar çizerek kaçıyorlar. Babaları bir gözü morarmış, gözlüğü kırılmış olarak geliyor. Gözlüğün içindeki kamera kırıldığı, bu yüzden de kayıt yapamadıkları halde bunun süper bir performans olduğunu düşünüyorlar. Gün batımına doğru el ele yürürken hep birlikte şarkı söylüyorlar: ‘Yaşamaya devam mı? Tüm anne babaları öldürmek gerek.’
SANATIN ÖZÜ AVM’LERDE 
Caleb ve Camille Fang’in tasarladıkları, sonra da Çocuk A ve Çocuk B ile uyguladıkları performanslar, daima alışveriş merkezlerindedir; insan kalabalıklarının ortasında, kaos yaratabilecekleri, sanatın hasının rahatlıkla sunulabileceği yerlerde. Kendi rolleri sona erince giderler, uzaklaşırlar, kaçarlar ve anneleriyle babalarının gelmesini beklerler. Bazen aksaklıklar da olur; çünkü Bay ve Bayan Fang insanlardan dayak yiyebildikleri gibi, polis tarafından da gözaltına alınabilirler.
Böyle bir çocukluğun doğal sonucu olarak, Annie ve Buster Fang yetişkin hayatlarının büyük bölümünü, meşhur sanatçı anne- babalarından mümkün mertebe uzak durmaya çalışarak geçirir. Ne var ki, yetişkin olarak hayatlarını kontrol altında tuttukları da söylenemez. Annie, genç yaşta oyuncu olmak istediğini söylediği zaman annesi ‘Aktris mi olmak istiyorsun? Dansçının bir üstü,’ demiştir. Babası da hemen eklemiştir; ‘O da mankenin bir üstü.’Kevin-Wilson3
Hiç hoşlarına gitmemiştir, çünkü hem kendi sanatlarını her şeyin üstünde tutar, saf olduğunu düşünürler; hem de Annie’nin (eskaza) meşhur olması onların performanslarına sekte vuracaktır. İnsanların onu tanımasını, Çocuk A’nın, Çocuk Yıldız Annie Fang olmasını istemezler. Annie yalvarır ve kendini sinema dünyasının göbeğinde bulur. Ancak, yanlış adımlar atar. Sıradışı çocukluğu, annesiyle babasının tuhaf akvaryumu dışındaki hayatla başa çıkmasını engeller.
Buster ise, beğenilen bir kitap yazmış, ama arkasını getirememiştir. İkinci kitabı ağır eleştiriler alınca, artık yazamaz olur. Hayatın sorunlarıyla başa çıkma şekli, tuvalet penceresinden kaçmaktır.
Olaylar, tüm aileyi bekleyen kaos ortamının büyümesiyle sürecektir.
2012’NİN EN İYİSİ
‘Fang Ailesi’ (The Family Fang), Kevin Wilson’ın ilk kitabı. TIME, Guardian, Amazon, Esquire, Barnes & Noble, People ve Kirkus’un ‘Yılın En İyi Kitabı’ listelerine, New York Times’ın da ‘En Çok Satan Kitap’ listesine girdi. En sevdiğimiz yazarlardan Nick Hornby’ye göre, ‘Yılın en iyisi… Bildiğiniz şaheser.’
The-Family-Fang2Kitabın en etkileyici yanı, Wilson’ın sadece bir anlamda işlevsiz bir ailenin kaos yaratma çabalarının eğlenceli sonuçlarıyla yetinmemesi. Kendi bildikleri sanat konusunda saplantılı, başka türlü bir hayat yaşamayı düşünmeyen anne ile babanın ve bu çocukluk yüzünden yetişkin hayatları boyunca da sorundan kurtulmayan iki çocuğun hikayesini; sık sık geçmişe dönerek, bütün hüznü ve çaresizliğiyle anlatıyor. Caleb ve Camille de çoğu anne-baba gibi, çocuklarını kendi kişisel tutkularını paylaşmaya itiyor, böylelikle kopmaz bir bağ kuracaklarına inanıyorlar.
FİLME ÇEKİLECEK 
Biz aslında, tuhaf karakterleri ve eğlenceli diyalogları ile bu kitaptan mükemmel bir Wes Anderson filmi çıkacağını düşünüyorduk ama 2014’te gösterime girmesi planlanan bir film için hazırlıklar başlamış bile. Yönetmenin kim olacağı henüz belli değil. Kesin olan tek kişi, yapımcılığı da üstlenecek olan Nicole Kidman ve onun ‘Rabbit Hole’de birlikte çalıştığı oyun yazarı ve senarist  David Lindsay-Abaire.
Sevin Okyay 
sevino@gmail.com
 
(Bu yazı 14 Aralık 2012 Cuma – Aksam.com.tr’de ve Akşam Gazetesi Kitap Eki’nde yayınlanmıştır.)

Yorum Yapmasam Olmaz :)