ASLANLAR ŞEHRİ VENEDİK

Hemen söylemeliyim ki kitabı başlığına bakarak okumaya başlarsanız eğer büyük bir hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Çünkü bir müddet sonra acaba ne zaman yolumuz Venedik’e düşecek diye merak etmeden duramıyor insan. Kötü haberi söylemek gerekirse kitabın yarısına geldiğinizde hâlâ Venedik ile ilgili tek bir şey okumamış olmanız olacak.
mavi-kıta-venedik-nicholas woodsworth
Kanada doğumlu yazar Nicholas Woodsworth’un “Bir Akdeniz Üçlemesi, Mayi Kıta 2.Kitap Venedik’’ adlı romanı Everest Yayınlarından çıktı. Romanımız  Kahire’deki bir otobüs garında başlıyor ve bundan sonraki rotamızın Suriye olacağını birkaç satır sonra rahatlıkla yakalayabiliyoruz. Peki neden Kahire’den harekete başlıyoruz diye soracak olursanız eğer bunun da mantıklı bir açıklaması var. Çünkü bu, yazarımızın “Bir Akdeniz Üçlemesi”ndeki ikinci kitabı ve bundan önceki kitap yani üçlemenin ilk kitabı İskenderiye’de geçmekteydi. Üçüncü kitabın ise İstanbul hakkında olacağını ve yazarın İstanbul hakkında yazacaklarını merak ettiğimi söylememe gerek yoktur herhalde diye düşünüyorum.
Hemen söylemeliyim ki kitabı başlığına bakarak okumaya başlarsanız eğer büyük bir hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Çünkü bir müddet sonra acaba ne zaman yolumuz Venedik’e düşecek diye merak etmeden duramıyor insan. Kötü haberi söylemek gerekirse kitabın yarısına geldiğinizde hâlâ Venedik ile ilgili tek bir şey okumamış olmanız olacak. Bu yüzden bırakın yazar sizi de gideceği yere beraberinde götürsün. Nasılsa en son limanınızın Venedik olacağını biliyorsunuz. Üstelik yol boyunca hiç sıkılmayacaksınız çünkü yazar o kadar akıcı bir dille yazmış ki başından geçenleri, kitabı bir çırpıda okuyacağınızı garanti ederim.
ETNOSENTRİK GÖRÜŞLER
Yazarın yol haritasını yazıp bütün kitabın heyecanını  kaçırmak istemiyorum lakin Woodsworth’un bazı gözlemlerine katılmadığımı belirtmeliyim. Örneğin, Ankara’da Anıtkabir’i gezerken düşündükleri. Yazar,Atatürk’ün mozolesinin onunla ilgili olan her şey de olduğu gibi,gerçeküstü boyutlarda inşa edilmiş olduğunu düşündüğünü itiraf ediyor ve bu noktada gerçekten de Türkler için önemli olanın anıt mezarın şeklinin değil içinde yatan yüce ruh olduğunun önemini yeterince kavrayamadığının kanısına varıyorum.Buradan İzmir’e geçen yazar aynı düşünce tarzını İzmir‘deki otel sahibi İkbal Bey’den  İzmir’in kurtuluşunu dinlerken sergiliyor ve dinlediklerinin yaşanmış gerçeklerden çok efsanevi şeyler duyuyormuş gibi düşündüğünü hissetmeme yol açıyor.Ve bu düşünceleri yazarın İstanbul için yazacakları hakkında endişelenmeme yol açıyor.
 NİÇİN VENEDİK?
Aslında yazar kitaba başlarken bu seyahate başlama nedenini Akdeniz’in cazibesiyle ilgili bir şey olarak nitelendiriyor. Akdenizlilerin ister Doğulu ister Batılı, Arap veya Avrupalı olsunlar etrafını saran kalabalıkla bir tür bağları, doğrudan ve dolaysız bir ilişkileri olduğunu düşünüyor ki bu konuda ben de ona katılamadan edemiyorum. Ancak gittiği yerlerde öyle bir tedirgin ruh haline sahip ki sonunda Venedik’e geçtiğinde işte gerçekten beğendiği bir şehir çıktı demeden duramadım.
Öte yandan kitabın gezi yazısı niteliği bence Venedik ile birlikte başlıyor. Tabi burada alın elinize kitabı o size önderlik etsin siz gezin gibi bir durumdan bahsetmiyorum. Yazarımız burada şehrin tarihine, ruhuna inmeye başlıyor ki bu noktadan sonra gerçekten meraklanmaya başlıyorsunuz. Kimimiz için yeni kimimiz için belki pek yeni olmayan bilgilerle karşılaşıyorsunuz. Neden Venedik’te o kadar çok aslan var? Venedik’in kaybettiği büyük şey neydi? Özetle Venedik şehrinin o romantik atmosferinin altında yatanları merak ediyorsanız eğer genel bir fikir edinmek amacıyla okuyabilirsiniz
 (Mayi Kıta 2.kitap Venedik, Nicholas Woodsworth, Everest Yayınları, Çev:Aslı Mertan,206 s.)
 
BURCU ÖZÜPEK
burcu_ ozupek@hotmail.com

Yorum Yapmasam Olmaz :)