BEKLENMEDİK ANLAR

BİR ZAMANLAR CİDDİYDİM AMA ZAMANLA GEÇTİ

Askerden yeni gelmiştim. Kafamın içi kelimenin tam anlamı ile bomboştu. Birkaç yıl gibi geçen kısa sürenin ardından, özgürlüğe kavuşmuş fakat kendime gelememiştim.
İstanbul’da en yakın arkadaşlarımdan birinin yanındaydım. Çıkar çıkmaz buraya gelmiştim. Ama kafamın ayarı bir türlü yerine gelmiyordu. Çok sessizdim.  Konuşamıyordum. Adapte olamamıştım.
Burada kalan insanlarsa, hayatlarına devam etmiş, sabah işlerine akşam evlerine gidip gelmişlerdi. Onlar için her şey olabildiğine normaldi.
 
Yaz ayları geçmiş olmasına rağmen hava oldukça güneşli ve sıcaktı. Arkadaşım ben uyanmadan işine gitmişti bile. Odanın içine güneş ışığı doldukça, yalnız ve boş kafa olmanın verdiği manasızlık içimi doldurdu. Bu durumun oluşturduğu ruhi ağırlık canımı sıktı. Akşam olana kadar bir şeyler yapmalı, dikkatimi dağıtmalıydım.
Güneş ışığının tam kapasite aydınlattığı ve bunalttığı odada ayağa kalkıp kitaplığın önünde dikildim. Başlıklar gözümün önünden hızlıca geçerken, bu kırmızı sırtlı kitabı, çok kararlı bir şekilde, çekip aldım.
Parlak kırmızı kitap sırtının üzerine, beyaz harfler ile:
Dermot Healy (büyükçe bir siyah nokta) Beklenmedik Anlar

Beklenmedik-Anlar2Odanın bir köşesinde bulunan kocaman yastığı tam ortaya çekip üzerine bıraktım kendimi. “Pof!” edip, vücudumun şeklini aldı hemen.  Kimyasal, plastik bir koku verdi içinden attığı hava odaya.

İlk sayfayı okuduktan sonra günün geri kalanı için endişelenmeyi bırakmıştım.

İlk sayfayı açtım. Güneş yavaş yavaş bunaltmaya başlarken, okumaya başladım.
Londra’da birşeyler olmuştu. Ve Ollie evine geri dönmüş, hayata tutunmaya, talihsiz anıları ve pişman olunan kararların yükünü taşıyarak hayata devam etmeye çalışıyordu.
Kitabın yetenekli yazarı Bay Dermot Healy’nın uslubu harika, cümleler hiç zorlanmadan birbirini ardına akıp gidiyordu.  Akışkanlığı tam manasıyla şu şekilde düşünebilirsiniz . Sanki Dermot Healy, kitabın protagonistinin kafasının içinde, bir sandalyeye oturmuş, hemen önünden geçen düşünce akışını not alıyor. Gördüğü, algıladığı, zihninden geçen düşünceleri. Tam manasıyla düzensiz. O an, boş kafalı biri olarak, başka birinin düşünce akışını okuyup bu ilginç maceraya tanık olmak bir hayli hoşuma gitti.
Tabii bu akış zamandan da bağımsızdı. İrlanda’da bir markette iken birden Londra’ya, o olayın sonrasına, öncesine gidip geliyorduk. Bilirsiniz, bambaşka bir işle uğraşırken o anda zihnin bambaşka bir yerde olması. Bir takım muhasebeler;  öyle olduğu için böyle olmuştu, aslında o mevzudan bahsetmeyecektim…
 Dermot-Healy

Londra’da bir cinayet işlenmişti. Ollie’nin yakın arkadaşı Matt öldürülmüştü ve Ollie, katilin kim olduğunu biliyordu. En azından O olduğunu düşünüyordu. Ollie biraz bezgin, hepimiz kadar sıkıntılı, olup biteni aktarıyor. Bir süre sonra, Ollie’nin katil olduğunu düşündüğü kişi ile pekte samimi denemeyecek hatta sinir bozucu arkadaşlığı  olur. Birgün, bu herifinde olduğu bir ev partisinde, bu sefer kardeşi öldürülür.

Olay tam buradan başlıyor ve sonra peşimizi hiç bırakmayacak geçmiş ardımızda, tamamen Ollie’nin tek taraflı bakış açısıyla, olan bitene kendimi kaptırdım. Geri döndüğü İrlanda’da tutunmaya çalışan Ollie’nin bir süre sonra sırtındaki maymunlar ile yüzleşmesinin ayrıntılarını öğrendim.

Beklenmedik-Anlar-Kitap-arkasi-resmiArkadaşımın gelmesine az bir süre kalmışken nihayet arka kapağa ulaştığımda, Ollie’nin resmi ile karşılaştım! Yani ilk bakışta, kitabın arka kapağına basılan resim, kitabı okurken kafamda canlanan Ollie Ewing’in birebir aynısıydı. Az önce okuduğum kitabın içinden fırlamış gibi, kitabın yazarı mı, yoksa kahramanı mı bir türlü karar veremedim.  Yazdığı karakterin dış görünüşü olarakta eserine paha biçilmez bir katkı yapıyormuş gibi.

Sonra, buralarda İrlandalı şair ve yazar Dermot Healy ile ancak beklenmedik bir anda

Sudden-Times tanışabileceğimizin farkına vardım. Vitrinin önünde olanlardan değildi kendisi. İrlanda denildiğinde otomatik akla gelen James Joyce, Oscar Wilde ya da Samuel Beckett gibi kolay ulaşılabilir değildi. Hoş bir tesadüfün gerçekleşmesi, olmadı vitrine bakmayı bırakıp içeri girmemiz gerekiyordu. Zaten Dermot Healy’nin yazarlığıda Joyce ve Beckett’inkiyle karşılaştırılıyor. Beckett gibi kendisininde yazdığı tiyatro oyunlrı var. 1947 yılında Finea, İrlanda’da doğmuş. Gölgelerle Savaşmak adlı kitabı ile dikkatlerini üzerine çekmiş. Bugün İrlanda’nın önemli yazarları arasında ismi sıkça anılmakta.

Eğlenceli, insancıl ve hoş düşünceler ile dolu bir roman beklenmedik anlar. Olayları garip bir biçimde hissedebiliyorsunuz.

Bir hafta sonra, arkadaşın evinden ayrılırken,Beklenmedik Anlar’ı  çaktırmadan çantamın içine attım. Bunun gibi eğlenceli  kitapların kolaylıkla erişilebilir olması hoşuma gidiyordu ve zaten yakın arkadaşımda bir daha okumazdı herhalde? Tam bir işkoliktir kendisi.
(Beklenmedik Anlar – Dermot Healy -1999 _İş Bankası Kültür Yayınları  )
Cem TOPUZ

4400th@gmail.com

5 Comments

  1. Another life says:

    gerçektende ilginç bir kitaba benziyor. Cem Topuz’un da belirttiği gibi arka kapak resmi yazara çok benziyor.

  2. Anonymous says:

    Arka kapaktaki resim zaten yazarın resmi, bir yanlış anlaşılma oldu herhalde. 🙂

  3. toodler says:

    Arkadaşınız kitabı geri istedi mi? 🙂

  4. Narcoplepsi says:

    Kitabı hiçbir yerde bulamadım 🙁

Yorum Yapmasam Olmaz :)