BİR ÖMÜR, ARDINA BAKMADAN…”BİRAND”

Sen, şimdi şu satırları okuyan Mehmet Ali,

Çok acı ve zorluk çektin hayatta…

M.Ali BirandMesut olmanın ne olduğunu öğrendin.

Yalnızlığı tattın, hem de iliklerine kadar…

Şimdi her şeyin var.

Her şeyi unut ve tatlı tatlı yaşamaya bak.

Bol bol gül, yağmur altında dolaş, mehtapta denizi seyret ve bol bol aşık ol dostum…

Bunlar benim şu an yapamadığım ve hasret duyduğum şeyler.

Mesut olmasını öğrendin.

Egoistlik etme de etrafını da kendini de mesut et.

Etrafında merhamet, yardım görmeden, kendi kendinle zorluklara karşı mücadele etmesini öğrendin.Hakiki kuvvetin burada meydana çıktı.

Bugünleri hatırla ve hem mesut ol hem de etrafını mesut et.

Bak benim başucumdaki saat hala tık tık ediyor.

Alçım kaşınıyor.

Şimdi yatıp yarını düşüneceğim.

Ya sen?..

Bu satırlar 22 yaşındaki Mehmet Ali Birand’ın, Londra’da, sorunlu bacağı için yattığı hastaneden kendine yazdığı günlüğünden bir kısım. O gencecik yaşında bile kendi kendiyle alay etmeyi, sabrı ve hayatın özünü içine çekmiş genç bir adam..

Birand köşe yazılarından çok, benim favori haber sunucumdu. Haberleri izlerken sıkılan ben, bir tek haberi o sunuyor diye Kanal D’yi izlerdim ve her akşam dediği gibi kimselere randevu vermeden geçerdim ekran başına. Biz ki onu olgunluk döneminde haber bültenlerinde yakalayan nesil, bir ömre kaç ömür sığdırmış olan, Türkiye tarihinin en önemli m-ali-birand zamanlarında ve madalyonun öbür yüzünü görmüş geçirmiş başarılı bir gazeteciyi başka nasıl tanıyabilirdik? Can Dündar burada imdadımıza yetişti. Bizlere onun ağzından onu anlattı. Ben de vefatından hemen sonra kitabevine gidip, bilinmeyen M.Ali Birand’ı öğrenmek için yanıp tutuştum. Hani derler ya ölümden sonra değeri anlaşılır; hayattayken hikayesini merak etmediğim adama sanki şimdi öldükten sonra kitabını okurken yakın olmaya çalışıyordum.

O; hem cehennemin en karanlık ateşinde yanmış, hem de dağın zirvesine bayrağını dikip dalgalandırmış bir duayen. Hayatı, önüne çıkan irili ufaklı fırsatlarla ve tehditlerle şekillenmiş bir oyun. Her bir döngü ona farklı kapıları, kişileri açmış. Burada kitabın içeriğini ve özetini anlatmak değil amacım, o zaten kitabı alıp okuduğunuzda göreceğiniz bir süreç, amacım sadece biraz daha ondan bahsetmek, erken gidişinden, hayat derslerinden, onun komikliklerinden, gazeteciliğinden bahsetmek, unutulup gitmesini önleyecekmiş gibi sanki… kısaca onu hatırlamak. Gerisi sadece maziden ibaret..

birand-bir-omur-ardina-bakmadanBu ilginç delikanlı!’nın yaşam savaşından öğrendiğim en önemli dersler ise; hayattan hiçbir zaman vazgeçmemek, yaşamın her alanında cesur ve girişken olmak, yaşam sevincinizi hiç yitirmemek ve daima ileriye bakmak. “Ben çalışmazsam işte o zaman biterim” sözünde dediği gibi..

Bu arada Can Dündar’a da böyle bir kitabı hazırladığı için tekrar teşekkür etmek istiyorum. Herkesin hayatının bir köşesine dokunan, ders alınabilecek, kütüphanenizin en değerli yerinde saklayacağınız ve hep hatırlayacağınız bir tiyatro sahnesi gibi.

O’nun hayatı boyunca kendine tekrarlayacağı eşi Cemre ile beraber izlediği “Güneşte İsyan” filminde Sean Connery’nin alıntı yaptığı Japon atasözü;

“Eğer nehrin kenarında yeterince uzun oturursan, düşmanlarının bedeninin birer-ikişer önünden akıp geçtiğini görürsün.”

İşte Can Dündar’ın onun için hazırladığı belgeseli;

http://www.youtube.com/watch?v=BGdF1xfqRn4

Kişisel web sitesi hala yayında, görünüyor ki hep yayında kalacak..

Unutulmayan Gafları:

Meşhur “ııı”ları..

  • Bültenin açılışını yine coşkuyla yaptığı bir günde  “Bugün 21 Nisan Perşembe” diyerek zamanı iki ay geri almas, 21 Haziran’ı 21 Nisan yapan Birand, yaptığı yanlışlığı fark etmeden bültene devam ederek haberin anonsuna geçmişti..
  • İstiklal caddesinde yaşanan şüpheli paket haberinde, bir gencin polis şeridini aşarak bombaya müdahale etmesine kızan Birand, genci ‘geri zekalı’ diye anons etmişti.
  • Haberciliğin duayen ismi Mehmet Ali Birand, bu kez canlı yayında muhabiri unuttu. İşte izleyenleri gülümseten o anlar…

 Bunlar ve bunların videoları http://www.aktifhaber.com/mehmet-ali-birandin-unutulmaz-gaflari-721607h.htm adresinde.

(Birand Bir Ömür,Ardına Bakmadan-Can Dündar-Can Yayınları-sf:416)

Gizem SAKALLI

gzmskll88@gmail.com

Yorum Yapmasam Olmaz :)