CUMHURİYET’İN İLK AJANI

Bağımsız bir yayın olarak  yayımlanmadan önce çeşitli internet sitelerinde ve çizgi roman dergilerinde kendisine yer bulan Seyfettin Efendi, birkaç yıldır azımsanmayacak bir takipçi kitlesine sahip.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir Türk gizli servis ajanının gizemli ve metafiziksel görünen suçları rasyonel ve bilimsel bir yaklaşımla çözerek Cumhuriyet’in pozitivist bakış açısını adli dünyaya taşımasının öyküsü:

Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları

Birinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından, savaşın galibi İtilaf Devletleri tarafından denetim altına alınan İstanbul, 1920 yılına gelindiğinde İngilizler tarafından işgal edilmiş, bu süre zarfında da İttihat ve Terakki kadroları ile Türk milliyetçileri İstanbul’dan tasfiye edilmiştir. Milli mücadelenin bundan böyle Ankara’dan başka dayanağı kalmamıştır. İstanbul önemli bir güçlükle karşı karşıyadır.

Önce kendi ölümünü planlar

İşte, Devrim Kunter’in kurguladığı Seyfettin Efendi karakteri böyle bir İstanbul ortamında, tıpkı Osmanlı İmparatorluğu’nun  yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmesi gibi, önce kendi ölümünü planlar. Bu sahte ölümün ardından geçmişiyle bütün bağlarını koparan Seyfettin Efendi  yaşama  yepyeni bir kişi olarak yeniden başlar.

Cumhuriyet’in kuruluşundan bir yıl sonra yukarıdan gelen bir emirle aklın ve bilimin sınırlarını zorlayan olayları araştıran bir teşkilat kurulur. Seyfettin Efendi, gerçeküstü gibi görünen gizemleri rasyonel ve pozitivist bir bakış açısıyla çözümlemeye girişir. Tıpkı kendi kurgusal ölümü ve yeniden doğuşu gibi, Seyfettin Efendi’nin takındığı pozitivist tutum da Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçen ve değişen devletin felsefesini yansıtır.

19. yüzyılda  yayılan  pozitivizmin etkisiyle,  yaşamı din ya da gizem odaklı değil de seküler ve bilimsel bir şekilde algılayan ilk Osmanlılar, Askeri Tıbbiye Okulu’nun öğrencileri arasından çıkmaktadır. Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları’nın önemli karakterlerinden birisi olan Doktor Aziz de tam olarak böyle bir tiptir. Çizgi romanda anakronizme düşmek pahasına da olsa Doktor Aziz, neredeyse günümüz CSI teknolojisi ve bakış açısıyla çalışacak kadar bilimsel ve pozitivist bir teşkilatın mensubudur.

Pozitivizm ile ruhani anlayış

Seyfettin Efendi tarafından kurulan teşkilat, modern Türkiye’nin kadın politikasıyla da paralellik gösterir. Osmanlı İmparatorluğu’nda hayali bile kurulamayan, tamamıyla erkek işi olarak algılanan gizli teşkilat kurgusu içerisinde Münevver isminde bir kadın ajan yer alır.  “Aydın” anlamına gelen Münevver kelimesi, kadının yerini nominal olarak temsil ederken Münevver karakteri aracılığıyla  da modern Türkiye Cumhuriyeti’nde,  kadının  sosyal yaşama ve iş hayatına nasıl özgür ve eşit bir şekilde katıldığı gösterilir.

Başında Seyfettin’in olduğu teşkilat yapısının karşısında  farklı dinsel öğelerle süslenen, karmaşık ve yeraltında örgütlenmiş gizemli bir şebeke bulunur.  Bu şebekenin liderleri tarafından gerçekleştirilen din sömürüsü ve dinsel göndermeler aracılığıyla -bir anlamda- Cumhuriyet’in karşısındaki değerler simgelenir.  Bu mücadele, Cumhuriyet’in kuruluş döneminde yaşanan pozitivizm ile ruhani anlayış arasındaki çatışmanın bir izdüşümü gibidir.

Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları’nın yumuşak karnı ise senaryodaki bazı zayıflıklar…  Kötü karakterin motivasyonunun zayıf, hazırlık sahnelerinin ise etkisiz kalışı senaryonun gücünü düşürüyor.  Yeraltı şebekesinin  ne amaçla var olduğu ve neden çeşitli ritüellerin uygulandığı sorularının yanıtları ise meçhul. Kitabın grafik tasarımı ve baskısı da oldukça başarılı.

Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları Serisi, Türkiye’deki çizgi roman geleneği açısından oldukça güçlü ve iddialı bir damar olarak ortaya çıktı. Bağımsız bir yayın olarak  yayımlanmadan önce çeşitli internet sitelerinde ve  çizgi roman dergilerinde kendisine yer bulan Seyfettin Efendi, birkaç yıldır azımsanmayacak bir takipçi kitlesine sahip. Bunda Cumhuriyet’in erken döneminde kurulmuş bir gizli devlet teşkilatının çekiciliğinin etkisi kadar, Devrim Kunter’in Türkiye ortalamasının çok üzerindeki, dünya standartlarındaki, çizgilerinin ve başarılı sahne duygusunun da payı bulunuyor. Figür betimlemelerinin yanı sıra renklendirme, arka plan ile figür farklılaştırmalarındaki özgün biçemi, Devrim Kunter’i çizerler arasında oldukça ayrıcalıklı bir yere koyuyor.

 

Çeşitli kusurlar taşımakla birlikte, Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları Türk çizgi roman tarihinde önemli, başarılı ve iddialı bir sıçrama olarak görünüyor.  Bir seri olarak devam eden Seyfettin Efendi’nin maceralarının Türkiyeye yepyeni ve popüler bir kahramanın gelişini müjdeliyor.

 

 

Yalın Alpay

*(Bu yazının orijinali 06.10.2013 tarihinde Radikal Kitap’ta yayınlanmıştır.)

 

(Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları, Devrim Kunter, Efendi Yayınları, 2013, 96 sayfa.)

 

 

Yorum Yapmasam Olmaz :)