DOMUZ GÖZÜYLE HAYAT…

İthaki Yayınları’nın Başka Kitaplar isimli serisine bir kitap daha kazandırıldı: “Tahsilli Bir Domuzun Anıları”. Yazar Russell Potter’ın son kitabı dilimize kazandırılmış ilk kitabı olma özelliğini taşıyor. Hip hop kültürü, pop müzik ve 19. yüzyılda İngilizlerin Kuzey Kutbu’ndaki keşifleri üzerine araştırmaları ile dikkat çeken yazar edebiyat ve erken dönem medya dersleri de vermektedir. Türkiye’de basılmamış olsa da 1995 yılında çıkmış “Muhteşem Dil: Hip Hop Kültürü ve Postmodernizmin Politikaları” ve 2007 yılında basılmış “Kutup Manzaraları: Görsel Kültürde Buzlar İçindeki Kuzey” isimli iki kitabı mevcuttur.
tahsilli-bir-domuzun-anilari-russell-potter
Arka kapağında “Normallerin ulaşamayacağı raflarda saklayınız…” şeklinde bir uyarıyla okuyucuyu bekleyen kitap, 19.yüzyıl İngiltere’sinde geçiyor. Roman, bir çiftlikte yaşayan sıradan bir domuzun okumayı öğrenerek gelişen birtakım olaylar sonucunda insanlarla iletişim kurabilmesini ve bu yeteneğinin keşfedilmesiyle eğitim alıp üniversiteden mezun olmasını anlatıyor. Kitap, “Toby” isimli domuzun otobiyografisi esasında. Okumayı öğrendikten sonra yazabileceği bir makine geliştiren Toby, hayatını kaleme almış ve “kitapta belirtildiği üzere” esasında kitap 19. yüzyılda basılmış ve günümüzde yeniden okuyucuyla buluşmuştur.
 Kitabın konusu gerçekten ilginç. Arka kapakta herhangi bir bilgi yer almaması da belki de ilgi çekiciliğe katkıda bulunuyor. Kitap sayesinde, 18. ve 19. yüzyıl İngiltere’sini ve domuzun gelişen olaylar sonucunda yeteneğinin keşfi ile panayırlar dünyasını anlayabiliyorsunuz. Özellikle dilinin akıcı ve güzel oluşu sıkılmadan okumanızı sağlıyor. Ancak tüm bunlar gerçekten güzel ve değişik bir kitap okudunuz mu sorusunun aklınızdan çıkmasına sebep olamıyor.
Başlangıçta ilk hissettiğiniz hayvan sevgisini hissettirmek ve onların da en az insanlar gibi değerli olduğu düşüncesi oluyor. Ancak sadece bu amaçla kitap yazılmıştır diye düşünmemeye başlıyorsunuz bir süre sonra. Çünkü tam olarak hissedebildiğiniz net bir fikir sunmuyor kitap. Sadece domuzun yaşamından ibaret. Domuz üniversite eğitimi aldıktan sonra da düşünceleriyle sizi etkileyen veya size bir şeyler ifade eden bir karaktere dönüşmüyor maalesef. Sadece Shakespeare’i sevdiğini ve Latince dil bilgisinin muazzam olduğunu öğreniyoruz. Dünyayı bir domuzun gözünden görmeye çalışıyoruz, ancak bir yerde bir sorun olduğu ve sizi hep tedirgin ettiği kesin. Sonu nereye bağlanacak veya yazarın değişik bir tarzla okuyucunun karşısına neden çıkıyor sorularının cevaplarını ben bulamadım ve bu sebeple kitabın büyük bir etkileyiciliği olduğu kanısında değilim.Genel olarak kitaptan alabildiğim “hayvanları sevme ve onlara eziyet etmeme” oldu. Ancak bir domuzun bile entelektüel bir seviyeye gelebilmişken çoğu insanın gelemiyor oluşu eleştirilmek isteniyorsa oldukça farklı bir noktaya ulaşılmak isteniyor. Ancak kitabın sadece hayvan sevme temalı kaldığını umut etmek istiyorum.
Sonuç olarak bir domuzun gözünden eski İngiltere panayırlarını ve hayatının konu olarak ilginç olduğunu düşünüyorsanız, okunabilecek sıkıcı olmayan bir kitapla karşı karşıyasınız. Ancak kitaplardan bir şey bekleyenlerdenseniz umduğunuz gibi çıkmayacağını söyleyebilirim.
( Tahsilli Bir Domuzun Anıları, Russell Potter, İthaki Yayınları, Çev: İnci Katırcı, 229 s.)
Deniz ANTEPOĞLU
denizantepoglu@hotmail.com

Yorum Yapmasam Olmaz :)