DÜNYANIN YENİ FENOMENİ "GRİNİN ELLİ TONU" ( FİFTY SHADES OF GREY)..

grinin-elli-tonu-e-l-james

Grinin Elli Tonu

Son zamanlarda kendinizi hangi kitapevi’ne atsanız hangi online kitap sitelerine tıklasanız, başınızı sağa sola çevirseniz dahi dikkatinizi çeken hani hep şu 1 numara olan ve uzun süredir sırasını kimseye kaptırmayan kitaptan söz ediyorum. Şahsen kitabı ilk gördüğüm zaman “Yine mi kişisel gelişim!’ karmaşasına düşmüştüm. Siyah fon üzerine gri bir kravat formatıyla adını gerçekten yansıtan, gizemli bir biçimde nezaketle duruyordu raflarda. Kitaba dışarıdan baktığınızda aslında hiçbir çekiciliği yok, hatta ‘Acaba hangi konuda olabilir diye düşünüyorsunuz, evet, bir adam hakkında olabilir ama konusu ne?’..Bende bu merakıma yenilip ‘neymiş bu roman’ düşüncesiyle aldığım 576 sayfalık kitabı 1 günde okudum dersem ne derseniz?

Siz de şaşırdınız değil mi? O kadar heyecanlanmıştım ki kitabı okurken gözlerim bile ağrımaya başlamıştı. Ondan sonra bu heyecanı sosyal medya sitelerinde paylaştım tabiî ki. Hatta daha sonra kitabın bazı bölümlerini net hatırlamadığım için ikinci kez okudum. Dünyayı yakıp kavuran bu üçlemeyi henüz duymadıysanız ya da duyup da ben de yorumumu katıyım diyorsanız buyurun hep beraber paylaşalım.
“Bu kitabı bu kadar fenomen haline getiren neydi?” diye sorarsanız ağırlıklı olarak hem aşkı hem cinselliği tabuları yıkarak kadın gözünden özgürce paylaşması olarak söyleyebilirim. Haziran 2011’de yayımlanmasının ardından 37 ülkede 40 milyondan fazla satarak Harry Potter ’ın tahtını sallayan ‘Gri’nin Elli Tonu’, 49 yaşındaki ev kadını iki çocuk annesi İngiliz Erika Mitchell’ın, E.L. James takma adıyla yazdığı üçlemenin ilki. ‘Grinin Elli Tonu’, ‘Karanlığın Elli Tonu’ ve ‘Özgürlüğün Elli Tonu’ üçlemesinin ilki olan kitap, edebiyat öğrencisi Anastasia’nın, başarılı bir işadamıyla yaşadığı cinsellik yoğunluklu ilişkiyi konu alıyor. Kitabın arka kapağındaki “Yetişkin okurlar için” ifadesi ile içeriğinin klasik bir aşk hikayesi olmadığını gösteriyor. Yazarın ilk romanının olması ve bu kadar fenomen haline gelmesi yazar için de ayrı bir şok olduğunu düşünüyorum. Kitap aslında hiçbir kategoriye uymayan bir hikaye. Ne tamamen aşk, ne tamamen cinsellik, ne tamamen sado-mazoşizm. Yani adı gibi ‘gri’. İnanın okurken grinin elli tonundan daha çok renk tonu gördüğüme emin olabilirsiniz. Aslında bir nevi hayatı sadece siyah ya da beyaz olarak gören bakış açıları içi, gri ve grinin tonlarının da olduğunu göstermeye çalışıyor. Benim için hayat grilerden de oluştuğu için kitabın yazarını ve karakterlerini de kendime yakın gördüğümü itiraf ediyorum.
Hikayesine gelince;  Üniversiteden yeni mezun olma aşamasında 21 yaşında masum bir genç kız olan Anastasia Steel, hayatında kimseden etkilenmemiş ve “O” adamı arıyor. Şans eseri ev arkadaşının hasta olması nedeniyle Grey Şirketler Topluluğu multimilyoner CEO’su 27 yaşındaki Christian Grey ile zorunlu bir röportaj yapmak durumunda kalıyor. Christian Grey ise tam tersine hayatından acıları içinde yoğrulmuş,çok zengin, çok yakışıklı, ama ‘gri’ bir adam. Kendi içinde savaşan,  kendine avukatının hazırlığı sözleşme ile kadınlarla anlaşmalı olarak BDSM yani Hakimiyet-Teslimiyet-Sadizm-Mazoşizm ekseninde cinsel birliktelik yaşayan yalnız bir genç adam. Yani bir “Hakim-İtaatkar” ilişkisi. Kendi içinde ‘ıssız’ bir yaşam biçimine sahip, gizemli bir geçmişe sahip, hatta kendisini ‘kız arkadaşlar bana göre değil’ tümcesiyle tanımlayan hayatına pek çok kadın girmiş genç bir adam. Pahalı, planlanmış hediyeler, pahalı bir yaşam, kendi özel uçağıyla ve özel jetiyle havalara uçuran, iktidarı, gücü ve gizemiyle daha önce hiçbir ilişki yaşamamış Ana’yı etkiler. Ana’nın kafasındaki, ümitlendiği aşk,  Grey’in ( Hakim) genç kıza imzalaması için bir antlaşma uzatmasıyla yıkılıyor ve bundan sonra sadece ‘Hakim’ ve ‘İtaatkar’ olarak ilişki içerisinde olacaklarını anlatıyor. Genç kız ise duygularının verdiği acemilikle ve tutkuyla bu ‘gri’ sürece adım atıyor. İşte kitap esas olarak bu süreçte ikisi arasındaki yaşananları konu ediyor. Beklenmedik bir aşk ve bir genç kızın kendi cinselliğini farklı yollardan keşfetmesi. Aynı zamanda, ağırlıklı olarak kadın okuyucusu olan kitap, ağırlıklı olarak 30 yaş üzeri evli kadın okuyucuya sahip olduğundan, ‘Anne Pornosu’ olarak da anılıyor.

Kitabın başarı sırrı ile ilgili pek çok düşünce ve spekülasyon mevcut. Kimisi dahice pazarlama taktiği, kimisine göre tamamen cinsellik satar düşüncesi, bana göre ise kadının cinselliğini, zevkini ön planda tutan, onu özgürleştiren, aslında kadınların “itaatkar”dan çok “hakim” olduğunu itiraf eden,  kimsenin utanmadan metroda otobüste okuduğu ( Özellikle kadınların), kadın ruhu ve cinselliği ile ilgili klişeleri yıkan, erkeklere aslında bu konuda bir mesaj veren, doymamış kadın ruhuna ve aşkına merhem olan bir hikaye. Grey ise ideallerdeki erkek ve bir kadını nasıl mutlu edeceğini iyi biliyor. “Amacımız zevk vermek Bayan Steel” diyerek de kadınlara mesaj veriyor. Hani bir zaman meşhur bir “Issız Adam” vardı. İşte yeni ıssız adamımız “Grey”. Beyazperdeye aktarıldığı zaman şahsen bir zamanlar “Ben aynı ıssız adamım “ diyerek ortada dolaşan özenti Türk Gençliği’nin film’den sonra “ Ben de aynı Christian Grey’im aslında, gri tonlarım var, bebek.” dediklerini duyar gibi oluyorum.

Yakında beyazperdeye de aktarılacak olan film bakalım kitabı kadar okuyucularını tatmin edebilecek mi?
Bu bilgiler bana yetmedi diyorsanız ; http://www.eljamesauthor.com/ adresine, aynı zamanda Twitter ve Facebook hesaplarına göz atın. Bu arada 12 Kasım 2012’de serinin ikinci kitabı “Karanlığın Elli Tonu” raflardan yerini alıyor. Hatta bu aralar ön satışta; Meraklılarına duyurulur.:)
Siz ne düşünüyorsunuz?

Kitabın adı: Gri’nin Elli Tonu

Yazar: E.L. James
Tür: Dünya Roman/ Romantik
Çevirmen:  Sevinç S. Tezcan
Yayınevi: Pegasus Yayınları

Gizem SAKALLI
gzmskll88@gmail.com

Yorum Yapmasam Olmaz :)