EDEBİYAT DÜNYASI’NDA BİR ACI KAYIP DAHA: HARPER LEE’YE VEDA

Cuma gecesi uykusunda 89 yıllık hayatına veda eden Harper Lee, Cumartesi günü First United Methodist Kilisesi’nde düzenlenen cenaze töreni ve anma konuşmasının ardından annesi, babası ve kız kardeşi Alice’in yanına, Alabama’nın Monroeville kentindeki aile mezarlığına gömüldü. Lee’nin ölümü Alabama’da yayın yapan yerel bir haber sitesinden duyuruldu.

harper-lee1960 yılında yazdığı Bülbülü Öldürmek (To Kill A Mockingbird) romanıyla Pulitzer Ödülü’nün sahibi olan Lee, geçen yıl yayınlanan Tesbih Ağacının Gölgesinde (Go Set A Watchman) romanıyla edebiyat dünyasının gündeminde yer almıştı. Bülbülü Öldürmek’ten 55 yıl sonra yayınlanan roman daha yayınlanmadan son yılların en büyük edebiyat olayı haline gelmişti. Bülbülü Öldürmek’in unutulmaz karakteri Jean-Louise “Scout” Finch’in 20 yıl sonra New York’tan çocukluğunun geçtiği kasabaya, babası Atticus Finch’in yanına, eve dönüşünü anlatan roman; çocukluğunda eşitlik, doğruluk ve adalet kavramlarıyla kişiliğinin yapı taşlarını oluşturan babası Atticus’un hayal kırıklığı yaratan değişiminin artık 26 yaşında genç bir kadın olan Scout’u nasıl derinden etkilediği üzerinde yoğunlaşıyor.

Tespih Ağacının Gölgesinde, her ne kadar Bülbülü Öldürmek’in devamı olarak nitelendirilse de aslında romanın hikayesi bundan çok farklı. Son yıllarında görme ve işitme duygusunu çoğunlukla yitiren ve Alabama’daki bir bakım evinde yaşayan Harper Lee, aslında bu “devam romanını” Bülbül’ü Öldürmek’tan daha önce yazmıştı. Orijinal ismiyle “Go Set a Watchman” yıllar evvel yazılmış ve orijinal metne eklenmişti. Değiştirerek ‘Bülbülü Öldürmek’ ismiyle yazdığı ilk romandan arta kalan hikayeler, yazarın avukatlığını da yapan arkadaşı Tonja Carter’ın çabasıyla gün ışığına çıktı ve okuyucularla buluştu.

Aşağıdaki videoda Harper Lee’nin hayatından kesitler içeren kolaj çalışmasını bulabilirsiniz:

Yorum Yapmasam Olmaz :)