FERHANGİ OTELLER

Bana kalırsa, Türk televizyon dizisi tarihinin zirve yaptığı yapımlardan birisi, 1991 tarihli Varsayalım İsmail isimli yapımdır. Bana kalırsa diyorum çünkü düpedüz azınlıktık o zamanlar, şu an hatırladığım kadarı ile diziyi izledikten sonra ertesi gün okula gittiğimde, aklımızda tuttuğumuz esprileri tekrar tekrar birbirize hatırlatıp güldüğüm iki, üç arkadaşım vardı. Şimdilerde birilerinin aklına geliyordur elbet fakat büyük çoğunluğun unuttuğu kesin.

ferhan-sensoy2

Varsayalım İsmail’in İsmail’i ve geri kalan her şeyi, Ferhan Şensoy bir çok övgüyü hak eden bir insan. İnsan kelimesinin hakkını verenlerden.  Eserleri ve yaptıkları bir kenara alalım, kendisinden ve fikirlerini her zaman etkilenmişimdir, bir kenara ayırdığımız eserleri de hayatını oluşturmaktadır, etkilenmemek elde değil: 1951’de Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğan Ferhan Şensoy’un ilk öykü ve şiirleri dönemin dergilerinde yayınlanmış, skeçlerini ise Devekuşu Kabare’de değerlendirmişler. Takvimler 1972’yi gösterirken Fransa’ya gidip tiyatro eğitimine başlamış. Sonraki 3 sene boyunca Fransa ve Kanada’da tiyatro ve hayatla ilgili her şeye devam eden Şensoy, Montreal’de Ce Fou De Gogol adlı oyunuyla 1975’te En İyi Yabancı Yazar ödülünü almış. Sonra, aynı yıl yani 1975’te Türkiye’ye döndü. Buradan sonrası bir hayli yoğun ve aynen nasıl olupta bu şekilde “hızlı” olduğunu anlayamadığımız zaman gibi akıcı. Türkiye’ye dönmesinden sonra her sene tiyatro, edebiyat, televizyon ve sinema için sürekli üretmiş durmuş. Bu yoğun üretim sürecinin 1996 yılına denk gelen bölümünde, Ferhangi Şeyler adlı Türk stand-up tarzının esin kaynağı tek kişilik oyununu Avrupa’nın dört bir yanında sahnelemeye devam edip yeni oyunlar ve turneler planlarken arada Oteller Kitabı’nı yayınlamış. Belki kendimi bildim bileli boş gezenliğe imrendiğimden, belki de zaman zaman her şeyi çekip çeviren bir boş gezen olsada kalfalığını yapsam gibi hayallere daldığımdan, Ferhan Şensoy mizahini kendime yakın buluyorum.  Yalın ve Ferhangi Şeyler’de olduğu gibi anlatırcasına yazı yazmasıda bunu destekliyor.

Oteller-Kitabi-ferhan-sensoy

Oteller Kitabı bir mektupla açılıyor. Bu mektup aynı zamanda kitabın uzun süredir aklının bir köşesinde olan fikrini gerçekleştirmek üzere harekete geçiren olayı anlatıyor. Dosya Kuşadası, Hotel Adakule’de açılıyor.  Malum kendisi çok gezen biri. Turneleri Türkiye’nin her köşesini kapsar, İstanbul’da izlediğim kadar yazlık kasabada izlemişliğim vardır, bu yoğun tempoda gittiği her otelde yaşadığı serüvenlerin bir araya getirmesi sayesinde eserleri arasına katılmış bu keyifli kitap. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bir durum var. Oteller Kitabı,  domestik amaçlı ya da balayına giderken yanınıza aldığınız seyahat rehberleri, görmeniz konaklamanız gereken mekanları derleyen bir başvuru kitabı değil. Bunun tam tersi, gitmemeniz gereken, gidersenizde serüvene hazırlıklı olmanız gereken mekanları ifşa ediyor. Sözünü esirgemeyen bir kitap. Mesela, Paris’te havaalanından çıktıktan sonra gidilebilecek en siktiriboktan otele kadar taksiye ödeyeceğiniz parayı tam olarak yazmasının ardından biz okuyucuya seslenir: “Ne biliyorsun taksimetrenin otele kadar o parayı yazacağını, diyeceksiniz.” der. Ardından direk yüzümüze; “Dersiniz siz. Tipinizden belli.” Diyerek devam eder.

Samimi olduğu kadar eğlenceli. Ferhan Şensoy’u farklı kılan bu sanırım, çok az insanın eserleri ile haşır neşir olduğumda bu hisse kapılıyorum, bu adam gerçekten yaşıyor, bütün insanlık macerasında ve özellikle bu devirde çok ender karşılaşabileceğiniz bir durum. Derin bir uykuda gibi vakit geçirenlerin karşısında, yaptıkları ve duruşu ile yaşadığını bakana hissettiren biri. Kuşadası’nda başlayan macera, Paris, Ankara, Edirne rotasında devam ederek 34 bölüm boyunca devam ediyor ve o zamanda Kuşadası Adakule Hotel’inin yeni müdürü ve eşi tarafından gerçekleştirilen bir özür ziyaretini takiben, aynı otelde gelişen olaylar ile son buluyor. Bir kısmı Ferhangi Şeyler turnelerinde yaşanmış serüvenler ama arada yoğun turne temposundan uzaklaşmak için çıktığı tatillerde başına gelenleri eğlenceli bir biçimde bizlerle paylaşıyor. Bir bölümde, Bernard Shaw’ın sözünü ettiği yeryüzündeki cenneti ararken, bir yerinde Mick Jagger’in işin içine girdiği, bindiğiniz uçak düşse birinci sınıftakilerin ölümü de birinci sınıf olacak mı, diye soran harika bir Ferhan Şensoy eseri.

Varsayalım İsmail, Boşgezen ve Kalfası, Ferhangi Şeyler, Fişne Pahçesu işlerini özellikle çok sevdiğim Ferhan Şensoy, yine ‘bana kalırsa’ bu ülke için çok fazla insan olan, zaten aslına bakarsan numunesi zor bulunan bir tür olan dünya insanlarından biri. Ülkede telif hakkı gibi bir kavram olmadığı zamanlarda bile bu adamın her oyunundaki emeği geçenlere, zaman gözetmeksizin oyun gelirlerinden pay vermesi,  kendine özgü bir yer edinmesine yeterlidir.

Ferhan Şensoy külliyatı oldukça zengin. Derin ve oldukça eğlenceli bu külliyata giriş yapmak için Oteller Kitabı gayet uygun. Önümüz yaz, kim bilir gitmeyi planladığınız otel bu sayfaların arasında vardır ve sizde çok geç olmadan önleminizi alabilirsiniz.

(Oteller Kitabı – Ferhan Şensoy – Ortaoyuncular Yayınları – 432 sayfa)

Cem TOPUZ

4400th@gmail.com

Ferhan Şensoy, tek kişilik gösterisi Ferhangi Şeyler ile sezon boyunca Ses 1885 – Ortaoyuncular Tiyatrosu’nda seyircisiyle buluşmaya devam ediyor.

Ferhan Şensoy’un 7 Mart 1987’den beri aralıksız oynadığı tek kişilik gösterisi, gündelik herhangi olayların Ferhanca bir mizah penceresinden değerlendirilmesidir.

Bilet satın almak için tıklayınız.

One Comment

  1. burjuva says:

    Oteller kitabı çok sıra dışı farklı bir kitapmış. İsmine aldanmamak lazım 🙂 Ferhan Abimizi çok severim. Aydınlık gazetesinde yazıları çıkıyor. Pazartesi günleri. Kara mizahi yazılarını keyifle okursunuz. Tavsiye ederim…

Yorum Yapmasam Olmaz :)