FRANSIZ TEĞMENİN KADINI

fransiz-tegmenin-kadini-2

Fransız Teğmenin Kadını

İnsan, doğası gereği merak ettiği şeylerin gizemini çözümlemek ister. Belki de bu nedenden dolayı gizemli insanlar daha çok ilgi çekici olur. İçimizi kemiren merak duygusunu tatmin etmeye çalıştıkça başkaca duygular da şahlanabilir. Mesela gizemli bulduğumuz birine karşı gelişen aşk gibi. Charles da Fransız teğmenin kadınına önce karşı koyamayacağı bir merak sonra da aşk hissediyor.

Bir aşk romanı gibi görünen ancak dönemin ahlak ve felsefi anlayışlarını sorgulayan ilk postmodern romanlardan olan ‘Fransız Teğmenin Kadını’ oldukça etkileyici bir eser. Fowles’un 1967 yılında yazmaya başladığı romanında tarih tam bir asır öncesini yani 1867’yi gösteriyor. Kitaptaki olaylar viktorya döneminde geçmesine rağmen ana karakterler 20. yüzyıl zihniyeti taşıyor. Ancak tipik viktorya dönemi insanı olan karakterlere de yer vermesi ile Fowles bize farklı görüşte olan insanlar üzerine düşünme imkanı sağlıyor.

2005 yılında Time Dergisi tarafından 1923’ten beri yazılmış en iyi yüz İngilizcejohn-fowles romandan biri seçilen “Fransız Teğmenin Kadınının esin kaynağı Fowles’un rüyasında gördüğü, rıhtımdan denize doğru bakan bir kadındır. Rüyada görülen bu kadını romanda sessiz, gizemli, sıra dışı, özgür bir kadın olarak tanıyoruz. Bu kadın yani Sarah, aristokrat Charles’ın merakını çektiği gibi bizim de merakımızı cezbediyor. Romanı okuyana ‘kimsin sen?’ sorularını sorduracak kadar gizemli bir karakter Sarah. Üstelik Sarah’ın gizemine kapılan Charles, Ernestina isimli genç bir kızla evlenmek üzeredir. Olaylar ilerledikçe tam bir kördüğüme dönüşür.

fransiz-tegmenin-kadini-3Fowles’un bu romanı, sıradan sınıfına sokabileceğimiz aşk romanlarından ayıran bir çok özellik içeriyor. Yazarın romandaki rolünü sorgulayan Fowles, Charles’ın onun emirlerine nasıl uymadığını da okuyucusu ile paylaşıyor. Fowles’a göre eserdeki karakterlerin her birinin kendine ait bir hayatı var. Fowles, her şeyi bilen Tanrı yazar rolünü reddederek karakterlere kendi kaderlerini tayin ettiriyor. Fowles bu konudaki görüşlerinden şu şekilde bahsediyor:

“… Başka bir deyişle, kendim özgür olabilmek için, ona, Tina’ya, Sarah’ya, hatta o iğrenç Bayan Poulteney’e bile kendi özgürlüklerini vermeliydim. Tanrı’nın bir tek güzel tanımı var: Başka özgürlüklerin de olmasına izin veren bir özgürlük. Ben de bu tanıma sadık kalmalıyım…” (s:93)

Ayrıca her bölümün başında yazan epigraflar da kitaba güzel bir sos niteliği kazandırıyor.  Charles Darwin’in teorileri, Matthew Arnold, Lord Tennyson şiirleri ve Thomas Hardy’nin yazıları üzerinde de duran yazar, size hem bir roman hem de felsefi niteliği olan bir yapıt sunuyor.

Fransız Teğmenin Kadını, Harold Pinter’in yazdığı senaryo ile filme de çekildi.fransiz-tegmenin-kadini Karel Reisz yönetimindeki filmin başrollerinde Jeremy Irons ve Meryl Streep var.  Filmde iki ayrı dönemde geçen iki ayrı aşk hikâyesi anlatılıyor. Filmi izlerken Fowles anlatısının ‘düz olmaktan uzak’ yapısı ile kendinizi kaptırıp gidebileceğiniz atmosfer içine giriyorsunuz. Kısacası film de en az kitabı kadar güçlü. Beş dalda Oscar’a aday gösterilen Fransız Teğmenin Kadını, John Fowles’u anmak için defalarca izlenmesi gereken bir başyapıt filmi.

Aşk, ahlak, tanrı, mitoloji, Hıristiyanlık, viktoryen dönemi, gizem, gerçekçilik, evrim gibi birçok kavramı içeren bu roman, şuana kadar yazılmış en esrarlı ve en mantıklı aşk romanı kabul ediliyor. Fowles’un sürükleyici ve etkileyici bu eserini kaçırmayın. Sarah, nam-ı diğer ‘trajedi’ sizi de şaşkına uğratıp viktoryen döneminde geçen bir garip aşk hikayesinin tanığı konumuna oturtacak.

“Kadın, bunaltıcı düşlerden uyandığı bir sabah, hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini. Artık bir adı yoktu, düşüncesi, benliği, arzusu yoktu ama bir rahmi vardı. Yaşamını kolonilere sürülmeden, öldürülmeden, Damızlık Kız olarak sürdürmesini sağlayan rahmi. Artık aşık olmayacaktı, sevmeyecekti, onaylanmış bir dilin ötesine geçmeyecekti. Duvarlara asılmış sıra sıra cesetler, tek gerçeğin savaş ve üreme olduğunu hatırlatıyordu. Özgürlük hatırlanmayacak kadar uzaktaydı…” . Damızlık Kızın Öyküsü (The Handmaid’s Tale)- Margaret Atwood . . #damızlıkkızınöyküsü #thehandmaidstale #margaretatwood #sevinçaltınçekiç #özcankabakçıoğlu #dünyaedebiyatı #roman #kitapokumak #bugününkitabı #bookoftheday #livre #kitap #literature #edebiyat #üstopya #yazar #feministdistopya #schnoorcrafts #eskimeyenkitaplar . www.eskimeyenkitaplar.com

Eskimeyen Kitaplar (@eskimeyenkitaplar)’in paylaştığı bir gönderi ()

(Fransız Teğmenin Kadını, John Fowles, Çev. Aslı Biçen, Ayrıntı Yayınevi, s.: 432)

Yorum Yapmasam Olmaz :)