FRANZ KAFKA’NIN GİZLİ HAYATI

Franz-Kafka1Franz Kafka, soyadı sıfata dönüşmüş büyük bir yazardır. Neden büyük bir yazar olarak anılıyor Kafka? Çünkü kabusumsu roman ve öykülerle bir çağın, bir toplumun ve evrensel bir yabancılaşma ve çaresizlik duygusunun nabzını çok iyi tuttu. Bizde Kafka’nın nabzını tutalım öyleyse.

Franz Kafka’nın baskıcı bir babası olduğunu ‘Babaya Mektup’ kitabından da bilirsiniz. Kafka’nın tek talihsizliği babası değildi. Kafka çalışma saatleri çok yoğun, çalışma koşulları ise boğucu olan bir işe sahipti. Kendisi gibi yazar olan yakın arkadaşı Max Brod’a yazdığı bir mektubunda şöyle diyordu:

“Ne kadar meşgul olduğumu hayal edemezsin… İnsanlar sarhoşlarmış gibi iskelelerin üstünden makinelerin içine yuvarlanıyor, tüm payandalar devriliyor, yapay setler çöküyor, tüm merdivenler kayıyor, yukarı konan her şey aşağı iniveriyor, aşağı inen her şey birinin ayağına takılıyor. Üstelik seramik fabrikalarında ellerinde dağ gibi çanak çömlekle harala gürele merdivenlerden inip çıkan genç kızlar da başımı ağrıtıyor.”

KAFKA’NIN AŞKLARI

Kafka aşk hayatında gerçek mutluluğu yakaladı mı bilinmez ama Kafka’nın aşklarının hiçbirinin evlilikle neticelenmediğini biliyoruz. Kafka hayatı boyunca iki kez nişan bozarak evliliğin eşiğinden döndü.

Yazar düzenli olarak Prag genelevlerine gidiyor, ayrıca barmen kızlar, garsonlar ve satış elemanlarıyla tek gecelik ilişkiler yaşıyordu. Ama seksten çok zevk aldığı söylenemez. Kafka seksten tiksiniyordu ve teşhisi konmuş bir Meryem Ana /Fahişe kompleksinden muzdaripti. Karşısına çıkan kadını ya bakire ya da sürtük olarak görüyor ve fiziksel tatminin ardından onlarla hiçbir alıp vereceği olmamasını tercih ediyordu.

felice-bauer-franz-kafka-2Kafka bu düşüncelerine rağmen uzun dönemli ilişkiler de yaşadı. Ancak o kadınlar ile cinsel ilişki yaşayıp yaşamadığı bilinmiyor.  Kafka fiziksel olarak zayıftı ama bu durumunu kadınları etkilemek için kullanmayı becerebilecek kadar da zekiydi. Kafka 1912’de Berlin’de Brod’un evinde kalırken Felice Bauer isimli güzel bir kadınla tanıştı. Hanımlarda daima başarıyla sonuçlanan stratejisini takip ederek bu genç ve güzel kadına fiziksel yetersizlik duygularını döktüğü uzun mektuplar yazdı.  Güzel kadın Felice, yazarın Yargı ve Dönüşüm gibi bazı büyük eserlerine ilham verdi.

VE KAFKA’DA ALDATIR

felice-bauer-franz-kafkaKafka fiziksel zayıflığı ile duygu sömürüsü yaparak etkilemeyi başardığı bu güzel kadına en sonunda ne yaptı dersiniz? Kadını en yakın arkadaşı Grete Bloch ile aldattı! Bloch yıllar sonra aşk çocuğunun babasının Kafka olduğunu iddia etmiş olsa da bunu doğrulayacak kanıt yok. Felice Temmuz 1914’te Kafka’nın Sigorta Enstitüsü’ndeki bürosunda Franz’ın Grete’ye yazdığı aşk mektuplarını sesli olarak okudu ve bu kötü yüzleşme sonrasında Felice-Kafka ilişkisi nihayete erdi.

Grete Bloch olayından sonra hala uslanmayan Kafka yakın dostu Ernest Pollak’ın karısı Milena Jesenka Pollak ile posta yoluyla ilişki kurdu. Düşünsenize, Kafka günümüz e-posta ve sms çağında yaşasaydı nasıl bir oyunbaz olurdu. Bu ilişki 1923’te Kafka’nın ısrarıyla sona erdi. Yazar daha sonra Milena’yı Şato romanındaki karakterlerden biri için model olarak kullandı.

Kafka’nın aşk hayatı bu kadınlarla sınırlı değil tabii ki. Ama Kafka en son aşkı 1923 yılında, Yahudi çocuk kampında tanıştığı yuva öğretmeni Dora Dymant ile yaşadı. Kafka’nın yarı yaşında olan Dora, hayatının son yıllarına kadar tüberküloz olan yazara baktı. İki sevgili Filistin’e göç edip bir restoran işletmeyi planlıyorlardı. Dora restoranda şef, Kafka ise başgarson olacaktı. Tüm bu planlar Kafka’nın 1924’teki ölümüyle yarım kaldı.

KOCAKARI DİYETLERİ

Franz-Kafka-2Kafka ne yazık ki erken yaşta vefat etti. Aslında arkadaşları bu duruma hiç şaşırmadılar. Çünkü Kafka tam bir hastalık hastasıydı. Hayatı boyunca migrenden, uykusuzluktan, kabızlıktan, nefes darlığından, romatizmadan, çıbandan, lekeli ciltten, saç dökülmesinden, göz bozukluğundan, daimi halsizlikten, kimi hayali kimi gerçek birçok rahatsızlıktan yakınıyordu.

Sıska olan ve zayıf kaslarından utanan Kafka, Franz Danimarkalı fitness hocası Jens Peter Müller’in talimatıyla açık bir pencerenin önünde vücut egzersizleri yapıyordu. Kendini beğenmeyen yazar ayrıca kocakarı diyetlerinin müdavimi oldu. “Tabiat çiğnemeyenleri cezalandıracak” sözüne yürekten inanan Kafka her lokmasını en az kırk beş kere çiğniyordu.

Kafka’nın günlüğünden öğrendiğimize göre yazar her lokmayı öyle bir geviş getirir gibi çiğniyordu ki babası bu çiğnemelerden tiksindiği için yemek masasında gazetenin arkasına saklanıyordu.  Dedesi koşer kasabı olan Kafka sıkı bir vejetaryendi. Bir gün bir akvaryumdaki balığı hayranlıkla izleyen Kafka, “Şimdi sana daha bir iç huzurla bakabiliyorum çünkü artık seni yemiyorum!” dedi.

Yorum Yapmasam Olmaz :)