İKİNCİ YENİ ŞİİRİ VE SÜRREALİST RESİM ETKİLERİ

Attila_İlhan

İkinci Yeni şiiri ve poetikası

1950’li yıllarda başlayan İkinci Yeni Hareketi, modern Türk şiirinin oluşumunda önemli bir rol oynadı. İkinci Yeni şairleri yalnızca şiirleriyle değil, düzyazılarıyla da bu yeni şiir anlayışının temelini çizmeye çalıştılar. Edebiyatın mevcut dil ve üslup anlayışına karşı durdular. İlhan Berk, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Edip Cansever ve Sezai Karakoç’un öncülüğünü yaptığı İkinci Yeni şiiri, Türk şiir tarihi boyunca en çok tartışılan konulardan biri oldu.

Garip akımı ile birlikte bir kırılma noktasından geçen Türk şiiri, ilk defa “küçük insan”la tanışmıştı. İkinci Yeni’de ise şiir, artık küçük ya da büyük ayrımına gitmeksizin salt insan kavramı üzerinde duruyor ve insan üzerine derinlemesine bir yolculuğa çıkıyordu.

André-Breton-

Pek çok şair ve yazar İkinci Yeni’yi “kapalı, soyut, anlamsız, bir şey anlatmayan şiir” olarak nitelendirdi. Onu bir kaçış şiiri olarak gördü. Attila İlhan’ın “Garip, İnönü diktasının İkinci Yeni ise Menderes diktasının şiiridir.” sözleri döneminde büyük etki uyandırmıştı.

 

Cemal Süreya’nın “Folklor Şiire Düşman” başlıklı yazısının ilk cümlesi -neredeyse- bütün konuyu özetler:

Çağdaş şiir geldi, kelimeye dayandı.”

ikinci-yeni-akimi-cemal-sureya-edip-cansever-ece-ayhan-ilhan-berk-sezai-karakoc

Folklorun artık şiire yeni bir şey katamayacağının altını çizen Süreya, folklorik kelimelerin de artık taşıyabilecekleri bütün anlam yükünü yüklendiklerini ve kotalarını aştıklarını savunur. Şiir artık enlemesine ya da boylamasına değil, derinlemesine genişlemelidir. Mevcut şiir dili, bu genişlemeye hiç müsait değildir.

Edip Cansever “Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire” başlıklı yazısında dil ve mısra hakkındaki görüşlerini şu şekilde ifade eder:

“Mısra işlevini yitirdi. Şiiri şiir yapan bir birim olarak yürürlükten kalktı. Cümleler parçalanıyor, yeni bir devinim katılıyor. Cümle tavır takınıyor, insanlaşıyor.”

Şiirlerinde kullandıkları dil, ne şiir ne edebiyat ne de konuşma dilidir. Kelimeler, şairin zihninin ardında saklıdır. Çoğunlukla -sürrealizmin dayanaklarından biri olan- serbest çağrışım tekniğini kullanırlar. Serbest çağrışım beraberinde İkinci Yeni’nin en çok tartışılan konusunu da beraberinde getirir: Anlamsızlık.

İlhan Berk, “Anlamla Yola Çıkılmaz” başlıklı yazısında anlama dair görüşlerini “Kapalılık, karanlıklık, belirsizlik nasıl ki anlamsızlık değilse; çok anlamlılık da anlamsızlık değildir.” sözleriyle ifade eder. Bu savını Umberto Eco‘dan alıntıladığı sözlerle pekiştirir:

“Diyelim ki ben bir film yapımcısıyım. Ve size bir sahnede karanlık bir şatonun içinde elinde tek bir mumla yürüyen bir karakteri görüntülüyorum. Siz gelip bana ‘Bu sahneyi aydınlatmak için bir lamba kullanmayacak mısın?’ diye soruyorsunuz. Eğer ben o sahnenin karanlık çekilmesini istiyorsam bunun nedeni o karanlığın bir nedeni olmasındandır.”

ikinci-yeni-sairleri

Sürrealizm

Sürrealizm, gerçeğin daha üstüne çıkmaya, anlamın da  daha derinine inmeyi hedefleyen bir akımdır. İlk filizlerini Fransa’da vermiş ancak II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte etkilerini Japonya’dan Amerika’ya dek hızla genişletmiştir. Temelinde 1910’ların ortalarında rasyonalizmi yadsıyarak karşı-sanat anlayışı geliştiren dadacıların eserleri yatar. 1924 yılında Litterature dergisinde yayınlanan ilk manifestoda André Breton sürrealizmi “ister sözle ister yazıyla ister başka herhangi bir yolla olsun düşüncenin gerçek işleyişini belli etmek için başvurulan bir ruh otomatizmi” olarak tanımlar. 1960’lı yıllara gelindiğinde sürrealizm; savaşı, teknokrasiyi ve günümüz medeniyetinin insanı yozlaştıran yanlarını eleştiren belirgin bir tutum sergilemeye başlar.

Salvador_Dali_A_(Dali_Atomicus)

Sürrealizme göre, sanat eseri aklın ve şuurun etkisi altında kalmamalıdır. Nitekim, akımın felsefi temellerinde Bergson’un “sezgicilik”, Freud’un “psikanaliz” ve Hegel’in “diyalektik” kuramlarının önemli etkileri vardır. Akıl ve mantığın yarattığı gelenek, görenek, töre gibi kavramlar da sürrealizmde kendine yer bulamaz.

Sürrealizm, klasisizm veya romantizmin aksine sadece edebiyatı etkileyen bir akım olarak kalmamıştır.  Resim sanatında da kendine büyük ölçüde yer edinmiştir. Dylan Thomas, E.Cummings, T.S.Eliot, René Char, Paul Eluard, Paul Claudel ve Louis Aragon şiirde sürrealizmin en güzel, en başarılı örneklerini verirken Pablo Picasso, Marc Chagall, Claude Monet, Amadeo Modigliani, Paul Klee ve Salvador Dali resim sanatında öne çıkan isimler arasındadır.

İkinci Yeni Şiiri ve Sürrealist resmin etkileri

Sürrealist resim, İkinci Yeni şiiri için çok önemli bir esin kaynağıdır. Sürrealist ressamlar ister eserleriyle ister isimleriyle olsun, İkinci Yeni şairlerinin şiirlerinde sıklıkla yer alır. İkinci Yeni şairlerinin çoğu şiir dışında, resim, müzik, sinema gibi diğer güzel sanatlara ilgi duymuş ve bu sanatların olanaklarını şiirlerine taşımışlardır. Modern resim, onları hem kuramsal hem de poetik açıdan etkilemiştir.

Özellikle Braque ve Chagall’dan etkilenen Cemal Süreya, İkinci Yeni şairlerinin resme olan ilgisini şu sözleriyle dile getirir:

“Birkaçımızda büyük resim tutkusu vardı. Boyuna albümler karıştırırdık. Söz gelimi Edip Cansever’le ben. Sezai Karakoç resme başka türlü bakardı; ama bakardı.”

İlhan Berk, ressam Paul Klee’nin eserlerinden oldukça etkilenmiş ve  bunu sıklıkla dile getirmiştir. İkinci Yeni-Resim ilişkisi dendiğinde akla gelen ilk örnek, İlhan Berk’in ressam Paul Klee’nin Ad Marginem adlı tablosundan esinlenerek yazdığı  Paul Klee’de Uyanmak adlı şiiridir.

Paul Klee’de Uyanmak

Uyanmak çiçek gibi dayanılmaz güzel kızlar

Ad Marginem’den asma köprüler kurmuşlar İstanbul’a

Nehirler, aylar çevirmişler o Ayla’lar, Münibe’ler

Tümü bir uzak denizde A’lar, V’ler, U’larla

Gece sarı bir evde bir iki yaprak evlerinin önünde

Açtı açacaklar dünyamızı açtı açacaklar

Bu denizi Ayla ayaklarını soksun diye getirdim

Bu dünyaları onun için açtım bu balıkları tuttum

Bir sabah çıkmak güneşler, aylar bir sabah çıkmak

Bir ağacı bu evleri sarı ters bir kuşu düzeltmek

Edibe bu sokağı al götür görmek istemiyorum

Edibe bu evleri Edibe bu göğü bu güneşleri Edibe

A’lar V’ler U’larla olmak Paul Klee’de uyanmak

ad marginem paul klee

Paul Klee- Ad Marginem

Berk’in Pablo Picasso adlı şiirinin “Nu au fauteuil noir” adlı bölümünde ressamın aynı adı taşıyan tablosunun izleri göze çarpar.

Pablo Picasso

(…)

Nu au fauteuil noir

Çiçeğe durdu duracak 
Koltuğunki eller saçlar gözler 
Eller saçlar gözler bir başına 
Kadın bir gökyüzüne bakıyor 
Kadın hiç kımıldamıyor hiç konuşmuyor bakıyor 
Bakıyor bakmakla bitecek gibi değil gökyüzü diyor 
Pencere bir daha böyle durmam diyor 

Ne maviler ne karalar bilin ki bir daha böyle durmayız diyorlar 
Binde bir bu dünyada beklediğimiz o binde bir söylediği şairlerin bu işte 
Böyle duracağız diyor eller 
Bizi hiç kimse bir daha yerimizden oynatayım demeyecek 
Saçlar böyle kalacağız diyor 
İlk bu mutluluk her şeyi ilk görüyoruz diyorlar 
Odada ne varsa soba, ayna ve daha ne varsa bunun gibi bunun gibi bir kıyıda duran 
Bunu diyor. 
Hepsi bir şey söylüyor 
Hepsi bir şeye bakıyor 
Picasso yalnız onlara.

nu au fauteuil noir

Nu au fauteuil noir – Pablo Picasso

Cemal Süreya, Yazmam Daha Aşk Şiiri adlı  şiirini ressam Marc Chagall’ın “I and the Village” adlı tablosundan esinlenerek yazmıştır.

“Sığınacak yer kalmadı

Chagall’daki eşeğin gözünden başka”

mısraları Chagall’ın “I and the Village” adlı tablosundan esinlenilerek yazmıştır.

i and the village chagall

I and the Village – Marc Chagall

Cemal Süreya’nın Aslan Heykelleri adlı şiirinde ise nü tablolarıyla tanınan Amadeo Modigliani’nin ismi anılmaktadır.

“Bir senin gözlerin var zaten daha yok

Ya bu başını alıp gidiş boynundaki

Modigliani oğlu Modigliani”

amadeo modigliani

Nu Couche de Dos -Amadeo Modigliani

Edip Cansever’in Chagall adlı şiirinde şairin ressama olan ilgisi açıkça görülür.

“bir testi bir tabak 
şinana chagall 
üstünde balık içinde balık 
şinana chagall 
altında yanında tatlı kuruluk 
şinana chagall 
şu kasap dediğin ne kötü mahluk 
şinana chagall 
bir bitki yürümüş gitmiş 
şinana chagall 
atlardan uzunca böcekten küçük 
şinana chagall 
burası ne dünyada bir yer 
şinana chagall”

Chagall_Over_Village_1924a

Over the Town – Marc Chagall

Sevgi Ekicigil

www.sevgiekicigil.com

Yorum Yapmasam Olmaz :)