JACK LONDON’UN GİZLİ HAYATI

Jack_London_9_yasindaykenAlkolik yazarların en ünlüsü belki de Jack London’dır. “Yanımda birileri varken canım hep içki içmek istedi. Etrafta kimse yokken de tek başıma içerdim.” diyecek kadar alkole düşkündü. London içkiye beş yaşında, alkolik üvey babası onu kovayla bira almak üzere birahaneye gönderdiğinde başlamasıyla övünürdü. On dördüne geldiğinde koca adamlar gibi içmeye başladı. En azgın döneminde günde bir litre kadar viski içer, sonra da sık sık kaza geçirir ya da avarelik yapardı. Bir defasında o kadar sarhoş olmuştu ki, tökezleyip San Francisko Körfezi’ne düştü. Yunanlı balıkçılar tarafından kurtarılana dek amaçsızca sürüklendi.

Edebiyat dünyasının öncülerinden Jack London, güçlü ve saldırgan, sıkı içici ve pervasız Amerikalı yazar imajını öyle romantikleştirdi ki kendisinden sonra gelen yazarların çoğu ona imrendiler. Belki de London olmasaydı saldırgan ve maço tarzıyla ön planda olan Ernest Hemingway, Norman Mailer gibi yazarlar olmazdı.

London, gayrimeşru bir çocuktu. Oakland kıyısında yoksulluk içinde büyüdü. Ancak bu bıçkın delikanlıda  düşünceli bir yazarın yüreği çarpıyordu. Tam bir kitap kurdu olan London ileride zanaatımın araçları diyeceği on beş bin kitaplık bir kütüphaneye sahip olacaktı.  Yirminci yüzyılın en ünlü yazarı London, şöhretin getirdiği para sayesinde küçük yelkenlisi Snark ile maceralara atılma imkanı buldu. 1905’ten sonra London bu yolculuklara ikinci eşi Charmian Kittredge ile birlikte çıktı. London eşine “Erkek Kadın” diye sesleniyordu. Charmian kaba, teklifsiz, ele avuca sığmaz bir kadındı. London onda  aradığı her şeyi buldu.

HEM ZENGİN HEM SOSYALİST

London yazılarından bir milyon dolar kazanan ilk Amerikalı yazar oldu. Aynı zamanda sağdık bir sosyalist olan London’daki bu çelişki gözlerden kaçmıyordu. Mark Twain bir defasında, “İşçi sınıfı kontrolü ele geçirse, şu London denen adam gününü görür. Telif ücretini alabilmek için milis kuvvetlerini çağırmak zorunda kalır.” dedi.  Aslında London’ın sosyalistliği biraz göstermelikti. Kibar davetlere pazen işçi gömleğiyle katılırdı. Ama giydiği gömlek öyle titizlikle yıkanmış ve ütülenmiş olurdu ki, London amaçlanan etkiyi yaratmaktan uzak kalırdı. Mektuplarını “devrim dileğiyle” yazarak imzalayan London soyalist parti bayrağı altında iki kez Oakland belediye başkanlığına aday oldu. Oylarında artış olmasına rağmen seçilemeyince Oakland halkına küsen London adaylıktan tamamen vazgeçti.

RAHATLIK VERMEYEN HASTALIKLARjack-london

London’ın yakasını hastalıklar bir türlü bırakmadı. London yirmili yaşlarının başında geçirdiği iskorbüt hastalığından dolayı öndeki dört dişini kaybetti. Meksika’da çalışırken dizanteri ve plöritis geçirdi. Güney Pasifik’te ise sıtmaya yakalandı. Ontong Java’ya yaptığı yolculuk sırasında elleri normalin iki katı kadar şişti ve derisi öbek öbek döküldü. London ayrıca böbrek taşı, romatizma, ayak bileği enfeksiyonu, bademcik iltihabı, uykusuzluk, eklem zayıflığı ve üremi gibi hastalıklardan muzdaripti.

Ağrıları nedeniyle çok acılar çeken London, kırk yaşındayken morfinin dozunu kazara fazla kaçırdı ve bunun sonucunda öldü.

Yorum Yapmasam Olmaz :)