JAGTEN – ONUR SAVAŞI

jagtenİnsanların hassas konularda en yakınını, en güvendiği kişiyi bile savunmasını beklemeden nasıl sorgulayabileceğini, hatta suçlayabileceğini tarafsız bir şekilde anlatan Jagten, 2012 Danimarka yapımı bir dram filmi. Festen ve Submarino  gibi filmleriyle tanınan Danimarkalı yönetmen Thomas Vinterberg, bu filmle birlikte kariyerinde emin adımlarla ilerliyor. Başroldeki -yine Danimarkalı, fakat birçok ünlü Hollywood filminde boy göstermiş, şu sıralar Hannibal adlı dizide de Hannibal Lecter’ı canlandıran- oyuncu Mads Mikkelsen’in performansı, filmin etkileyiciliğini daha da arttıran bir etken olmuş ve bu rolüyle Cannes’da en iyi erkek oyuncu ödülünü almayı da başarmış. Jagten, Cannes’da aldığı ödüllerin yanı sıra BAFTA ve Vancouver Uluslararası Film Festivali gibi çeşitli festivallerde de kendini göstererek kalitesini ortaya koyan bir yapım oldu.

Öğretmenlik yaptığı okulun kapatılmasıyla işsiz kalan ve bir anaokulunda asistanlık yapmaya başlayan Lucas (Mads Mikkelsen), aynı zamanda eşinden boşanmış ve oğlunu daha çok görmek için çabalayan bir babadır. Çocuklarla çok iyi anlaşan ve hepsinin sevgisini kazanan Lucas’ın başı, en yakın arkadaşının kızı olan Klara yüzünden derde girecektir. Küçük kızın duygularının incinmesiyle söylediği küçücük bir yalan, Lucas’ı bir anda büyük suçlu durumuna düşürür. İşini, arkadaşlarını ve itibarını kaybeden Lucas için artık bir onur savaşı başlamıştır ve ne olursa olsun bu savaşı kazanmak, en azından onurunu kurtarmak zorundadır.

jagten-Mads-Mikkelsen2

Konu toplumun temel değerlerine geldiğinde, insanlar suçlu görünen kişiye yargısız infaz yapmaktan çekinmezler. Her ne kadar modern toplum da olsak, yargının öneminden de bahsetsek, konu çok hassas olduğunda bunların hepsi unutulur. Bütün bunların sonucunda da yargılanan –ya da yargılanmadan infaz edilen- kişi, büyük yaralar alır ve gerçek bir yargılamanın sonucunda suçsuz bulunsa bile bu yaraları iyileştiremez. Film bu bakış açısını hakkını vererek işlemiş. Günümüz toplumunda en modern görünen İskandinav ülkelerinden biri olan Danimarka’da bile böyle bir şeyin yaşanması hiç de göz ardı edilebilecek bir konu değil.

Biraz konunun dışına çıktım. Sonuca gelecek olursam herkesin izlemesi ve kendini karakterlerin yerine koyması, kendisi olsa nasıl davranacağını düşünmesi gereken bir film var karşımızda. Çünkü bütün bunları söylememe rağmen, sanırım yargılanan kişi değil de, kurbanlardan biri olsam, ben de farklı davranmakta zorlanırdım. İzleyin ve kendiniz karar verin.

Özcan UZUN

relativelyunpopular.blogspot.com

Yorum Yapmasam Olmaz :)