“LA TRAVİATA” OPERASI İSTANBUL OPERA FESTİVALİ’NDE

Giuseppe Verdi’nin 165 yıllık ihtişamlı eseri ‘La Traviata’, Macerata Opera Festivali topluluğunun, farklı dekor anlayışıyla dikkat çeken prodüksiyonuyla 9. İstanbul Opera Festivali’ne konuk oluyor. Ünlü rejisör Henning Brockhaus’un sahneye koyduğu, özellikle ayna ve projeksiyon kullanılarak uygulanan dekoruyla adından söz ettiren ‘La Traviata’, 3 ve 4 Temmuz saat 21.00’de Zorlu PSM’de seyirciyle buluşacak.




Ülkemizde opera ve bale sanatlarını toplumun tüm kesimlerinin yararına sunmak misyonuyla faaliyetlerini sürdüren T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün, Türkiye’nin kültür sanat yaşamına destek vermek amacıyla dokuz yıl önce başlattığı ve bu yıl 21 Haziran – 07 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek ‘’9. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’’, ses getiren opera yapımlarını yerli ve yabancı sanatseverler ile buluşturmaya devam ediyor.

GÖRSEL ŞÖLEN

Müzikleri, konusu ve dönemi yansıtan kostümleriyle unutulmaz izler bırakacak “La Traviata” operası, ulusal ve uluslararası sanatçıların katılımı ile sanatseverlere bir opera şöleni sunacak. Ünlü rejisör Henning Brockhaus’un sahneye koyduğu, özellikle ayna ve projeksiyon kullanılarak uygulanan dekoru ve kostümleriyle dünya sahnelerinin en çok ilgi çeken yapımı “La Traviata”, festival için özel olarak İtalya’dan geliyor. Opera denildiğinde akla gelen ilk isimlerden Giuseppe Verdi’nin ölümsüz eseri “La Traviata” operası; Henning Brockhaus rejisi ile Şef Alessandro Cedrone yönetimindeki Ankara Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ile 3 ve 4 Temmuz akşamı Zorlu PSM’de sahnede olacak.

Özellikle “Gece Kraliçesi”, “Olimpia” ve “Violetta” gibi zorlu rollerde Avrupa’ da aranan bir isim olarak ülkemizi başarıyla temsil eden, Türkiye’de aldığı şan eğitiminden sonra Fransa’da sanat yaşamını sürdüren, Avrupa’nın en önemli sahnelerinde başrol söyleyen gururumuz, Türk soprano Burcu Uyar’ın “Violetta” rolünü üstlendiği eserde yine birçok ünlü isim sahneyi paylaşacak.

LEYLA GENCER’İN ÖĞRENCİSİ SAHNEDE YER ALACAK

İtalya’da ünlü divamız Leyla Gencer’in öğrencisi olan, La Scala, Deutsche Oper in Berlin, Marinsky Theater gibi dünyanın en önemli operalarında başrol oynayan tenor Georgio Oniani, Wienstaatsoper, Opera de Paris, Covent Garden Teatro dell’ Opera di Roma gibi önemli operaevlerinde başrol söyleyen, dünyanın en önemli baritonları arasında sayılan Vladimir Stayanov, sahnelenecek iki temsil ile iki gece üst üste İstanbullu seyircilerle buluşacak.

Bestesi Giuseppe Verdi’ye, librettosu Francesco Maria Piave’ye ait olan ve Aleksandr Dumas’nın “Kamelyalı Kadın” romanından esinlenilerek sahneye aktarılan eser; görkemli dekor ve kostümleriyle kaçırılmaması gereken bir prodüksiyon olarak dikkat çekiyor.

Biletlere biletiva dan ulaşabilirsiniz.

La Traviata

Dekor: ÇAĞDA ÇİTKAYA
Işık: MÜFIT ÖZBEK
Kostüm: N.GAZAL ERTEN
Perde: 3 PERDE
Rejisör: RECEP AYYILMAZ
Koreografi: M.KÜRŞAT KILIÇ
Orkestra Şefi: M.NEZİH SEÇKİN , ALESSANDRO CEDRONE
BİRİNCİ PERDE
Paris gece yaşamının tanınmış kadınlarından Violetta Valery’nin evinde, zengin döşenmiş bir salon. Violetta bir parti düzenlemiştir. Fraklı genç erkekler ve şık tuvaletli kadınlar, durmadan içilen şampanyanın etkisiyle çılgınca eğlenmektedirler. Violetta’nın etrafı hayranlarıyla çevrilidir. İçeri yakışıklı bir delikanlı girer; bu öteden beri Violetta’nın hayranı olan Alfredo’dur. Violetta, delikanlı ile gelen Gastone’yi bir masaya oturtur ve onlara şampanya ikram eder. Alfredo kadehini kaldırır ve herkesin katıldığı ünlü içki şarkısını söyler. Violetta delikanlıya yaklaşır, her ikisi de heyecan içindedirler. Kadın kurnazca bir plan uygulayarak, diğer konukları dans etmeleri için salona gönderir. Böylece yalnız kalan iki yeni sevgilinin aralarındaki aşkı birbirlerine anlatmamaları için bir neden yoktur. Kadın, Alfredo’ya dikkatli olmasını, bağımsızlık ve zevk veren dostlar için yaşadığını, bunlar olmazsa kendisini bırakmasını söyler. Konuklar yavaş yavaş salona dönerler, sabah olmaktadır. Herkes veda ederek ayrılır. Konuklar çıktıktan sonra Violetta bir divana uzanarak düşlere dalar; çok tuhaf duygular içindedir, çocukluğundan beri özlediği saf ve temiz aşkı bulmuştur, aşık olmuştur. Dışarıdan Alfredo’nun sesi duyulmaktadır.
İKİNCİ PERDE
Sevgililerin kaldığı sayfiye evinde bir salon. Her ikisi de büyük aşklarına karşı koyamamışlar ve birlikte yaşamaya başlamışlardır. Avdan yeni dönen Alfredo, çok mutludur. Violetta, çılgın yaşama veda etmiş, mücevherlerini satarak geçinecekleri parayı bulmuştur. Hizmetçi Annina, yine bazı şeyler satmış, bir miktar daha para getirmiştir. Ne var ki bu paralar geçinmelerine yetmemektedir. Alfredo gerçeği anlar ve Paris’e giderek para bulmaya karar verir. Bunu Annina’ya söyler, Violetta’ya kısa bir mektup bırakır. Yalnız kalan Violetta’ya uşak bir zarf uzatır. Flora’nın düzenlediği yeni bir partinin davetiyesidir bu. Tam o sırada içeri yaşlı bir adam girer; adam Alfredo’nun babası Germont’tur. Kadından oğlunu bırakması için ricaya gelmiştir. Violetta önce teklife karşı çıkar. Ama adamın sıraladığı bazı nedenler yüzünden kabul eder ve derhal Flora’ya mektup yazarak, onun yanına gideceğini bildirir. Bir diğer mektupla da sevgilisine veda eder. Tam o sırada Alfredo gelir, Violetta’yı vazgeçirmeye çalışır, ama beceremez. Violetta onu terk etmiştir. Delikanlı bitkin bir halde odaya giren babasının göğsüne yığılır. Baba, evlerine dönmek için oğlunu kandırmaya çalışmaktadır. Alfredo bir an Flora’nın davetiyesini görür, kıskançlık ve intikam duygusuyla kıvranmaktadır. Hemen karar verir; Paris’e gidecek ve Violetta’yı bulacaktır.
ÜÇÜNCÜ PERDE
Flora’nın evinde salon. Parti başlamıştır. Fal bakan çingeneler, boğa güreşçileri bile çağrılmış, eğlence için her şey düşünülmüştür. Masaların bazılarında kumar oynanmaktadır. Alfredo gelir, bir masaya oturarak oynamaya başlar. Az sonra Violetta, yeni sevgilisi Baron’un kolunda içeri girer. Bu arada Alfredo sürekli kazanmaktadır. Sevgililer arasında sesiz bir savaş başlar. Konukların diğer odaya geçmesinden yararlanan Violetta, Alfredo’ya yaklaşarak Baron ile bir sorun çıkarmaması için ricada bulunur. Alfredo bunu kabul etmez; konukları içeri çağırarak Violetta’yı sevdiğini, ancak onun paradan başka bir şey düşünmediğini haykırır ve kazandıklarını kadının ayaklarına atar. Violetta yığılır. Herkes delikanlıyı ayıplamakta, kadına acımaktadır. Alfredo yaptığına pişmandır. Bunun üzerine Baron onu düelloya davet eder. Diğer yandan Violetta, delikanlının bir gün kendisi için yaptığı fedakarlığı anlayacağını ve onu ölünceye kadar seveceğini söyler.
Paris’te Violetta’nın evi. Güzel kadın ölüm derecesinde hastadır. Doktor gelir, Violetta’ya pek yakında iyi olacağı umudunu verir, hizmetçiye de yaklaşmakta olan ölüme hazırlıklı olmasını tembih eder. Dışarıda karnaval kutlanmakta, halk çılgınca eğlenmektedir. Anina, Violetta’ya bir mektup getirir; mektup baba Germont’dan gelmektedir. Habere göre, düello yapılmış Baron yaralanmıştır. Alfredo içer.



 

Yorum Yapmasam Olmaz :)