LORD BYRON’UN GİZLİ HAYATI

lord-byron3Deli Jack lakaplı adamın oğlu Lord Byron… Küçük Byron henüz 3 yaşındayken sevgili babası içki tutkusu yüzünden öldü.  Byron o kadar zor bir çocukluk geçirdi ki,annesi tarafından sevilmedi, hatta bir defasında maşayla öldüresiye dövüldü, dokuz yaşındayken dadısı tarafından tacize uğradı. Byron’un çocukluğunda gerçekleşen neredeyse tek iyi şey, amcasının servetini ve unvanını miras olarak almasıydı.

YAKIŞIKLI BYRON

Byron büyüdükçe son derece yakışıklı bir adam oldu. Sekse  çok düşkündü. Söylenene göre Venedik’te sadece bir yıl içinde 250 kadınla birlikte oldu. Uzun sevgili listesinde Byron’u deli, kötü ve tehlikeli diye tanımlayan Leydi Caroline Lamb, kuzeni Anne Isabella Milbanke ve üvey kardeşi

Augusta Leigh de vardı. Üstelik Byron kendini tek bir cinsle de sınırlandırmamıştı. Çok sayıda ve genellikle reşit olmayan erkeklerle de eşcinsel ilişki yaşadı. Tüm bu aşk maceraları sonunda Byron’un hakkında çıkan dedikodular, şiirsel başarıları hakkında konuşulanları da geçti.

ESKİ AŞKLARIN HATIRALARI

Henüz fotoğrafın olmadığı günlerde Byron, eski aşıklarının hatırasını sonsuza dek saklamak için eski sevgililerinin cinsel organını örten tüylerden bir parça keserek zarfların içine koydu ve zarfların üzerine kadınların isimlerini yazdı. Bu zarflar 1980’lere dek Byron’un Londra’daki yayınevinde tutulan dosyada saklandı.  Bu tarihten sonra ise zarfların başına ne geldiği bilinmiyor.

lord-byronin-asklari

Byron evli kadınlar ve oğlanların yanı sıra hayvanlara da büyük bir sevgi besledi. At, kaz, maymun, porsuk, tilki, papağan, karga, kartal, şahin timsah hatta ayı bile besledi. Byron’un beş kedisi ile birlikte seyahat ettiği oldu. Kocasının hayvan aşkını kıskanan Leydi Byron ayrılmalarının ardından “Bazı karakterlerin hayvanlara düşkün olması ve onlara şefkatli yaklaşmasının nedeni, hayvanların akıl kabiliyetinden yoksun olması ve efendilerinin zorbalığını kınayamamasıdır” diye yazarak Byron’a bir gönderme yaptı.

Hızlı yaşayıp erken öldü Lord Byron. Ateşe neden olan şeyi ‘çekip çıkartması’ için doktorlar şairin şakaklarına on iki adet sülük yapıştırdılar. Bu sülükler zavallı adamdan iki litreden fazla kan emdi. Bu yanlış tedavi nihayetinde Byron genç yaşta, belki de geride nice yarım aşklar bırakarak hayata gözlerini yumdu.

Yorum Yapmasam Olmaz :)