“MARY SHELLEY” VİZYONA GİRDİ

Dünyaca ünlü korku romanı “Frankenstein” yazarı Mary Shelley’nin yaşamını anlatan film “Mary Shelley” vizyona girdi.

1816 yılında yayımlanan Frankenstein, korku edebiyatında yarattığı etkiyle 200 yılı aşkın bir süredir okurların ilgisini çekmeye devam ediyor. Pek çok filme konu olan Frankenstein ve bu sefer yazarı Mary Shelley’in gerçek hikayesi ile sinemaseverlerin karşısına çıkıyor. Filmde Mary Shelley’nin hayat hikayesinin yanısıra ölümsüz eseri Frankenstein’ın yazım süreci de ele alınıyor.

Biyografik bir film 

Biyografik bir film olma özelliğini taşıyan “Mary Shelley”, Suudi Arabistan’in ilk kadın yönetmeni Haifaa Al-Mansour ve Emma Jensen imzasıyla beyaz perdeye taşınıyor.

1797 tarihinde dünyaya gelen Mary Shelley, Feminist Yazar ve Filozof Mary Woolstonecraft ile Politikacı ve Filozof William Goldwin çiftinin ilk çocuğu olarak Londra’da doğdu. Annesi onu dünyaya getirdikten hemen sonra hayata gözlerini yumdu.  Ünlü felsefeci babası ile 18. yüzyıl Londra’sında yetişen Mary Wollstonecraft Godwin, dünyaya eserler bırakmak isteyen hayalperest bir gençti. Dönemin ünlü şairi Percy Shelley ile tanışınca bohem ve ihtiraslı bir aşka atıldı. Yaşanan tutkulu aşk trajik olaylar Mary’nin karakteri ve hayata bakışı açısından oldukça önem arz ederken, gotik başyapıtına da ilham kaynağı oldu. Annesi gibi okumayı ve yazmayı seçen Mary Shelley, ilk ve en önemli kitabı Frankenstein yayımlandığında sadece 21 yaşındaydı. Kadınların geri planda tutulduğu, ev işleriyle ilgilenmeleri ve ötesine karışmamaları gerektiği düşünülen bir çağın ortasındaki edebiyat dehası Mary, duygularını, acılarını ve içsel şeytanlarını, tarihe geçecek bir romana dönüştürür.

Ölü insan bedenleri üzerinde uyguladığı deneyler ile günün birinde ölülerin uzuvlarını birleştirerek yeni bir insan yaratan Doktor Victor Frankenstein’ın bu amacına ulaşmasından sonra yaşanan trajik olaylar Frankenstein romanının ana hatlarını oluşturacaktır. 

İlk bilim kurgu romanı olarak da kabul edilen Frankenstein’ın alt başlığının “Modern Prometheus” olmasının da bir anlamı varıdır. Yunan mitolojisinin önemli karakterlerinden biri olan Prometheus, tanrıların ateşini çalıp insanlara vererek büyük bir “suç” işlemiş ve bunun sonucunda cezalandırılmıştır. Doktor Victor Frankenstein’ın, Tanrı’yla özdeş yaratıcılık yetisini kullanıp yeni bir insan meydana getirmesi de aynı şekilde cezasız kalmayacaktır.

Elle Fanning’in başarılı oyunculuğu ön plana çıkıyor

Sinemaseverlerin Super 8, Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi ve Neon Şeytan filmlerinden tanıdığı genç oyuncu Elle Fanning Mary Shelley rolünü üstleniyor.

Oldukça başarılı bir performans sergileyen oyuncu, Mary Shelley’nin hem duygusal hem de kararlı ve güçlü yüzünü gösteriyor.  Percy Shelley’yi canlandıran Douglas Booth da filmde iyi oyunuyla beğeni toplayacağa benziyor. Filmde ayrıca Tom Sturridge’ın canlandırdığı Lord Byron karakteri ise kimi yorumcular tarafından biraz abartılı bulunuyor.

Toronto Film Festivali’nde yapılan ilk gösterimi ile Game of Thrones dizisinde Arya Stark rolünde izlediğimiz Maisie Williams’ın da oyuncu kadrosunda yer aldığı Mary Shelley’yi şimdi sinemalarda izleyebilirsiniz.

Yorum Yapmasam Olmaz :)