NAZIM HİKMET’İN “SEVERMİŞİM MEĞER” ŞİİRİ SON 50 YILIN EN İYİLERİ ARASINDA

Londra’da bulunan sanat merkezi Southbank Center, son 50 yılın en büyük aşk şiirlerini seçti.

Irak’tan Filistin’e, İsveç’ten Nijerya’ya, Makedonya’dan Japonya’ya kadar dünyanın 30 farklı ülkesinden seçilen aşk şiirleri arasında Nâzım Hikmet‘in “Severmişim Meğer” şiiri de var. Listede geçen aylarda hayatını kaybeden ABD’li şair Maya Angelou’dan Hindu şair Vikram Seth’e kadar geniş bir yelpaze var. Türk edebiyatından ise Nazım Hikmet’in ‘Severmişim Meğer’ şiiri listede 6. sırada yer alıyor.  

nazim-hikmet-severmisim-meger-siiri

Şiirler, geçtiğimiz yıl Southbank Centre bünyesinde faaliyet gösteren Saison Şiir Kütüphanesi tarafından oluşturulan uzman bir ekip tarafından seçildi. Seçici kurulun başkanı olan Southbank Centre’ın Edebiyat Bölüm Başkanı James Runcie, listenin oluşmasını “Son 50 yılda yazılmış, gerçek anlamda evrensel ve üslup sahibi 50 aşk şiirinin yer aldığı farklı bir seçim yaptık. Kendimizi 50 şiirle sınırlamak biraz zor oldu. Ancak dünyanın en zengin ve seçkin aşk şiirleri listesini oluşturduğumuzu düşünüyorum.” sözleriyle açıkladı.

Listede Billy Collins,Ted Hughes, Michael Donaghy, Naomi Shibab,  Maya Angelou, Nazım Hikmet, Vikram Seth, Margaret Atwood, Lawrence Bradby, Anat Zecharaya, Chinua Achebe, Choman Hardi, Adrian Mitchell, Iman Mersal, Faiz Ahmed Faiz gibi şairlerin şiirleri yer alıyor.
 
Seçilen şiirler tercüme edilip Ted Hughes’un 1967’de başlattığı Uluslararası Şiir Fesivali kapsamında düzenlenecek bir etkinlikte okunacak. 20 Temmuz’da Southbank Centre’da gerçekleştirilecek etkinlikte aralarında oyuncu ve şairlerin de olduğu katılımcılar listeden seçtikleri bir şiir okuyacak.
 
 
SEVERMİŞİM MEĞER
 
yıl 62 Mart 28
 
Prag-Berlin treninde pencerenin yanındayım
 
akşam oluyor
 
dumanlı ıslak ovaya akşamın yorgun bir kuş gibi inişini severmişim meğer
 
akşamın inişini yorgun kuşun inişine benzetmeyi sevmedim
 
toprağı severmişim meğer
 
toprağı sevdim diyebilir mi onu bir kez olsun sürmeyen
 
ben sürmedim
 
Platonik biricik sevdam da buymuş meğer
 
meğer ırmağı severmişim
 
ister böyle kımıldanmadan aksın kıvrıla kıvrıla tepelerin eteğinde
 
doruklarına şatolar kondurulmuş Avrupa tepelerinin
 
ister uzasın göz alabildiğine dümdüz
 
bilirim aynı ırmakta yıkanılmaz bir kere bile
 
bilirim ırmak yeni ışıklar getirecek sen göremeyeceksin
 
bilirim ömrümüz beygirinkinden azıcık uzun karganınkinden alabildiğine kısa
 
bilirim benden önce duyulmuş bu keder
 
benden sonra da duyulacak
 
benden önce söylenmiş bunların hepsi bin kere
 
benden sonra da söylenecek
 
gökyüzünü severmişim meğer
 
kapalı olsun açık olsun
 
Borodino savaş alanında Andırey’in sırtüstü seyrettiği gök kubbe
 
hapiste Türkçeye çevirdim iki cildini Savaşla Barış’ın
 
kulağıma sesler geliyor
 
gök kubbeden değil meydan yerinden
 
gardiyanlar birini dövüyor yine
 
ağaçları severmişim meğer
 
çırılçıplak kayınlar Moskova dolaylarında Peredelkino’da kışın
 
çıkarlar karşıma alçakgönüllü kibar
 
kayınlar Rus sayılıyor kavakları Türk saydığımız gibi
 
İzmir’in kavakları
 
dökülür yaprakları
 
bize de Çakıcı derler
 
yar fidan boylum
 
yakarız konakları
 
Ilgaz ormanlarında yıl 920 bir keten mendil astım bir çam dalına
 
ucu işlemeli
 
yolları severmişim meğer
 
asfaltını da
 
Vera direksiyonda Moskova’dan Kırım’a gidiyoruz Koktebel’e
 
asıl adı Göktepe ili
 
bir kapalı kutuda ikimiz
 
dünya akıyor iki yandan dışarda dilsiz uzak
 
hiç kimseyle hiçbir zaman böyle yakın olmadım
 
eşkiyalar çıktı karşıma Bolu’dan inerken Gerede’ye kırmızı yolda ve yaşım on sekiz
 
yaylıda canımdan gayri alacakları eşyam da yok
 
ve on sekizimde en değersiz eşyamız canımızdır
 
bunu bir kere daha yazdımdı
 
çamurlu karanlık sokakta bata çıka Karagöz’e gidiyorum Ramazan gecesi
 
önde körüklü kaat fener
 
belki böyle bir şey olmadı
 
….
 
çiçekler geldi aklıma her nedense
 
gelincikler kaktüsler fulyalar
 
İstanbul’da Kadıköy’de Fulya tarlasında öptüm Marika’yı
 
ağzı acıbadem kokuyoryaşım on yedi
 
kolan vurdu yüreğim salıncak buluklara girdi çıktı
 
çiçekleri severmişim meğer
 
üç kırmızı karanfil yolladı bana hapishaneye yoldaşlar 1948
 
yıldızları hatırladım
 
 
severmişim meğer
 
gözümün önüne kar yağışı geliyor
 
ağır ağır dilsiz kuşbaşısı da buram buram tipisi de
 
meğer kar yağışını severmişim
 
güneşi severmişim meğer
 
şimdi şu vişne reçeline bulanmış batarken bile
 
güneş İstanbul’da da kimi kere renkli kartpostallardaki gibi batar
 
ama onun resmini sen öyle yapmayacaksın
 
meğer denizi severmişim
 
hem de nasıl
 
ama Ayvazofki’nin denizleri bir yana
 
bulutları severmişim meğer
 
ister altlarında olayım ister üstlerinde
 
ister devlere benzesinler ister ak tüylü hayvanlara
 
ayışığı geliyor aklıma en aygın baygın en yalancısı en küçük burjuvası
 
severmişim
 
yağmuru severmişim meğer
 
ağ gibi de inse üstüme ve damlayıp dağılsa da camlarımda yüreğim
 
beni olduğum yerde bırakır ağlara dolanık ya da bir damlanın
 
içinde ve çıkar yolculuğa hartada çizilmemiş bir memlekete gider
 
yağmuru severmişim meğer
 
ama neden birdenbire keşfettim bu sevdaları Prag-Berlin treninde
 
yanında pencerenin
 
altıncı cıgaramı yaktığımdan mı
 
bir eski ölümdür benim için
 
Moskova’da kalan birilerini düşündüğümden mi geberesiye
 
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
 
zifiri karanlıkta gidiyor tren
 
zifiri karanlığı severmişim meğer
 
kıvılcımlar uçuşuyor lokomotiften
 
kıvılcımları severmişim meğer
 
meğer ne çok şeyi severmişim de altmışında farkına vardım bunun
 
Prag-Berlin treninde yanında pencerenin yeryüzünü dönülmez bir
 
yolculuğa çıkmışım gibi seyrederek
 
NÂZIM HİKMET (Severmişim Meğer)
 
Nâzım Hikmet’in eserleri için tıklayınız.
  


SON 50 YILIN EN İYİ 50 ŞİİRİ

 
Michael Donaghy (USA) – The Present
 
Naomi Shibab Nye (Palestine) – Shoulders
 
Philippe Jaccottet (France) – Distances
 
Tadeusz Rozewicz (Poland) A Sketch for a Modern Love Poem
 
Billy Collins (USA) Night Club
 
Nazim Hikmett (Turkey) Things I didn’t know I loved
 
Margaret Atwood (Canada) Variations on the Word Love
 
Mutsuo Takahashi (Japan) Dove
 
Anna Swir (Poland) Thank-you, My Fate
 
Lawrence Bradby (England) – If Your Faith in Me Should Fail
 
Mary Oliver (USA) – Wild Geese
 
Anat Zecharaya (Israel) –A Woman of Valour (Trans Hebrew)
 
Karlis Verdins (Latvia) – Come to Me (Trans Latvian)
 
Doina Ioanid (Romania)The Yellow Dog (Trans Romanian)
 
Ana Ristovic (Serbia)– Circling Zero – (Trans Serbian)
 
Katharine Kilalea (South Africa)You were a bird
 
Ted Hughes (England) Lovesong
 
Kim Addonizio (USA) – You Don’t Know What Love Is
 
Kim Hyesoon (Korea) – A Hole (Trans from Korean)
 
Choman Hardi (Iraqi Kurdistan) Summer Roof
 
Carolyn Kizer (USA) Bitch
 
Nina Cassian (Romania) Lady of Miracles
 
Ashjan Al Hendi (Saudi Arabia) In search of the Other
 
Don Paterson (Scotland) My Love
 
Edwin Morgan (Scotland) – Strawberries
 
Chinua Achebe (Nigeria) Love Song (for Anna)
 
Muriel Rukeyser (USA) Looking at Each Other
 
Linton Kwesi Johnson (England/Jamaica) Hurricane Blues
 
Tracy K Smith (USA) Duende
 
Warsan Shire (England/Somalia) for women who are difficult to love
 
Frank O’Hara (USA) – Having a Coke With You
 
Adrian Mitchell (England) Celia Celia
 
Jackie Kay (Scotland) – Her
 
Maya Angelou (USA) – Come. And Be My Baby
 
Kutti Revathi – (India) Breasts
 
Sujata Bhatt (India) – Love in a Bathtub
 
Annabelle Despard (Norway) Should You Die First
 
Alice Oswald (England) – Wedding
 
Valzhyna Mort (Belarus) Love
 
Nikola Madzirov (Macedonia) – When Someone Goes Away Everything That’s Been Done Comes Back
 
Iman Mersal (Egypt) – Love
 
Sinead Morrissey (Ireland) Forgive Us Our Trespasses
 
Kei Miller (Jamaica) Epilogue
 
Faiz Ahmed Faiz (Pakistan) Before You Came
 
WS Merwin (USA) In Time
 
Arundathi Subramaniam (India) Prayer
 
Yves Bonnefoy (France) A stone
 
Ko Un (South Korea) Snowfall
 
Amjad Nasser (Jordan) A Song and Three Questions
 
Vikram Seth (India) All You who Sleep Tonight

Yorum Yapmasam Olmaz :)