NEVA BULVARI’NDA AŞK

Neva Caddesi

Neva-Caddesi
“Neva Bulvarı’ndan güzel bir yer yoktur” diye başlıyor bu hikâye. Ah o bulvar, ne alımlı ne fettan bir dilber edasında. Günümüzün Beyoğlu’na ne kadar çok benziyor. Sinekkaydı traşlı, kaytan bıyıklı yakışıklı adamlar, bu adamların nazarlarını üzerine çeken canlar canı kadınlar, gösterişli kupa arabaları… Nelere kadirsin sen ey Neva Bulvarı! Garibanların bile, sana çıkıp iki tur atmaları yeter, gönüllerinin şenlenmesi için. Kaldırımların ne denli özenle süpürülürse süpürülsün, Tanrım, ne çok ayağın izi görülür üzerinde! Gogol’un coşkulu anlatımıyla kendinizi tam da Neva Bulvarı’nda bu güzelliklerin içinde bulursunuz. Ne kadar da renkli şu Neva Bulvarı dersiniz içinizden.
Neva-Bulvari
Sonra iki genç adamın konuşmalarına kulak misafiri olursunuz.  Bu iki adam bulvarda gördükleri iki kadının güzelliğine büyülenirler. Daha sonra bu adamlardan ressam olanı esmer, teğmen olanı ise sarışın kadının peşine takılır.
Hikâyenin bundan sonraki kısmında bu iki farklı adamın hisleri sizi kucaklar. Ressam olan Piskarev, teğmene göre daha naif, utangaç, saf bir adamdır. Teğmenin de cesaret vermesiyle ilahi bir güzelliğe sahip olan esmer dilberi takip etmeye başlar.  Aslında amacı kadının evini öğrenmek olmasına rağmen Piskarev, kadının onu takip etmesi için işaret vermesiyle göklere uçar. İki küçük dakika içine böylesine mucizevi bir yaşamın sığması! İlk görüşte aşktı bu.
Neva-Bulvari
Çoğumuz ilk görüşte aşkı yaşamışızdır. Görürsün ve bir anda duygularının şahlanışıyla aşık olursun. Senin duygularını şahlandıran kimdir, nedir bunun hesabını yapmadan takılırsın aşkın peşine.  Aşkın doğası budur, gel takıl peşime der sana. Aşkı yeşerten güzelliği tanıma, keşfetme arzusu, öylesine güçlü hissedilir ki, aşık olanın ruhunu günden güne kanırtır. Hele bir de ona yakın olma imkânın yok ise, hayat sana bu şansı vermediyse savaşa girişmek istersin yaşamla. İşte bu savaşa başlarsan eğer hayat seni yener.  Bu nedenle ilk görüşte aşk kimine mutluluk, kimine sonsuz bunalım durumları yaşatır. Piskarev şanssızlardan…
Zavallı Piskarev… Takip ettiği meleksi güzelliğin tazecik yanaklarına dokunmaya bile kıyamayacağını düşünürken kendini düşler âleminde bulur. Her gün o kadar düşler ki aşık olduğu kızı, artık sadece düşlerinde yaşamak ister; dışarı çıkmaz, sadece rüyasında kıza kavuştuğu için hep uyumak ister.
“…’Tanrım, acı bana! Acı ve bir an için onun yüzünü göster!’ Sabahleyin yeniden akşamı beklemeye başladı, akşam olunca yeniden kendini yatağa attı, yeniden uyku ve yeniden şu adi düşlerden biri: Adamın biri aynı zamanda hem memur hem fagotmuş falan filan… Tanrım, ne yapsındı o böyle düşü! Dayanacak gücü kalmamıştı…ki birden onu gördü: yüzü, bukleleri, gözleri… işte karşısındaydı, ona bakıyordu. Ama ne kadar az sürmüştü görünmesi!.. Gelmesiyle gitmesi bir olmuştu nerdeyse! İşte yeniden sis bulutları, yeniden şu aptal düşler…! Lanet olsun!..”
Piskarev-Gogol-Neva-bulvarı
Zaman denizi Piskarev’i umutsuzluğa, hüzne, yalnızlığa savurur.  En temiz duyguların sahibi Piskarev cesaretini toplayıp aşık olduğu güzel kızın karşısına ikinci kez çıktığında düşler aleminden gerçeklik dünyasına döner. Dönmez olaydı keşke. Bazen aşk sadece düşte yaşansa daha iyidir.
Piskarev şöyle der kendine:
“Keşke hiç olmasaydın şu dünyada, keşke sana hiç rastlamasaydım, keşke canlı bir varlık olacak yerde esinli bir ressamın yarattığı bir tablo olsaydın. O zaman resminin önünden hiç ayrılmaz, sonsuzcasına sana bakardım…öper, öperdim seni. Sonsuz bir güzel düş gibi seni yaşar, seni solur ve…mutlu olurdum. Başkaca hiçbir isteğim olmazdı hayattan.  Uyurken, uyanıkken koruyucu meleğim olarak seni çağırırdım. Oysa şimdi… Ah ne korkunç bir hayat bu! Yaşıyor olmanın ne yararı var?! Bir delinin yaşamının, ailesi ve bir zamanlar kendisini sevmiş dostları için hoş bir yanı var mıdır? Tanrım bu nasıl bir hayat böyle! Düşlerle gerçeklik hep çatışma içinde!”
Neva-BulvariÇılgınca bir tutkunun zavallı kurbanı Piskarev… İlk görüşte aşık olduğu melek, aslında bir fahişedir. Temiz Piskarev’in aşkını da küçümseyici bakışlarla reddeder.  En sonunda duygularının kendisini boğazlamasına dayanamaz ve intihar eder Piskarev.
Hikâyede Piskarev, saf duygularına yenilerek canından oldu. Ama Piskarev’in çapkın arkadaşı Pirogov’a ne oldu merak etmediniz mi? Teğmen Pirogov’da  sarışın ve güzel bir kadını takip ediyordu. Hayır, bu Pirogov hiç Piskarev gibi değildi. Sarışın kadını takip ederken, kadına laf bile atıyordu. Biraz edepsizdi bu adam! Bu genç çapkının sonu ne oldu dersiniz?  Öğrenmek için Gogol’un kelimelerini takip edin, cevabı bulacaksınız…
( Neva Caddesi, Nikolay Vasilyeviç Gogol, Can Yayınları )

Yorum Yapmasam Olmaz :)