NOBEL ÖDÜLLÜ KİTAP İLK KEZ TÜRKÇE’DE

Yazar Thomas Mann’ın ikinci romanı “Majesteleri Kral”, Can Yayınları tarafından Türkçe’ye kazandırıldı.

thomass-man-majesteleri-kralThomas Mann’ın Buddenbrooklar’dan sonra yazdığı “Majesteleri Kral”, ilk kez 1909’da yayımlandı.

Kitap, dünya savaşlarının Avrupa’yı fizikî ve kültürel anlamda büsbütün değiştirmesinden hemen önce, iflasın eşiğinde küçük bir Alman devleti olan hayali Grimmburg’da geçiyor.

Majesteleri Kral, iflasın eşiğinde hayalî bir küçük Alman devletinde geçer. Hiçbir şeyin yolunda gitmediği Grimmburg Grandüklüğünün veliahtı Prens Albrecht hastalıklı bir insandır ve uzun yaşayamayacağından endişe edilmektedir. O nedenle tahtın ikinci vârisi Klaus Heinrich doğduğunda bütün Grimmburg sevince boğulur. Ne var ki ikinci vâris fiziksel bir kusurla doğmuştur. Zamanla, “aristokrasinin yalnızlığı”nı kendi ruhunda hisseden Klaus Heinrich, “kusurlu” varoluşuna ve doğuştan getirdiği asil haklara bakarak sıradan insanı anlamasının mümkün olmadığını fark eder.

Yayımlanan ikinci romanı olan Majesteleri Kralda Thomas Mann, XX. yüzyılın başlarında Alman coğrafyasında bir yerlerde, kendi içine kapanmış, hızla değişmekte olan dış dünyaya ayak uyduramayan hayali bir grandüklüğü Ortaçağa özgü masal diliyle betimliyor. Yerleştiği arka plan açısından ele alındığında Wilhelm Almanyasından izler taşıdığı görülen Majesteleri Kral, Thomas Mann okurlarının 1924 tarihli Büyülü Dağda karşılaşacağı düşünsel eğilimlerin mikrokozmik habercisi olarak yorumlanabilir.

Thomas Mann kimdir?

Thomas Mann, 1875’te Almanya’da doğdu. 1898’de yayımladığı ve Der kleine Herr Friedemann (Küçük Friedemann) adı altında topladığı ilk öykülerinde, daha çok Schopenhauer ve Nietzsche ile Wagner’in etkisi altında kalarak sanatçının yaratma sorununa odaklanmıştı.

Bu ilk öyküleri, 1901’de yayımlanmasının ardından Mann’ı üne kavuşturan Buddenbrooklar / Bir Ailenin Çöküşü adlı toplumsal roman izledi. 1903’te Tonio Kröger, 1912’de Venedik’te Ölüm yayımlandı.

Daha sonra Büyülü Dağ’ı yazan Mann, Hitler iktidara gelince Almanya’dan ayrıldı. 1936’daABD vatandaşlığına geçti ve Almanya’nın karanlık tablosunu çizdiği Yusuf ve Kardeşleri dörtlemesini yayımladı (1933-1942).

Dörtlemenin ardından yazmaya koyulduğu Doktor Faustus’ta ise besteci Andreas Leverkühn’ün yaşamöyküsünün ışığında, Alman kültürünün barbarlığa yenik düşmesini anlattı. 1929’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Mann, 1955’te Zürich’te öldü

Yorum Yapmasam Olmaz :)