OSCAR WILDE’NİN GİZLİ HAYATI

Oscar-wilde-1Tek bir gün bile çalışmayarak çoğumuzun imrendiği, bir hayat süren Oscar Wilde “Kültürlü bir aylaklıktır insanın amacı,” demiştir. The Woman’s World (Kadının Dünyası) isimli dergide iki yıl yaptığı editörlük işini saymazsak efsanevi oyun yazarı asla gerçek bir iş sahibi olmadı.

Nüktedanlıktan hoşlanan Wilde eksantrikliği aileden geliyordu. Wilde’ın annesi hafif kaçık bir İrlandalı milliyetçi şair, babası ise başarılı bir göz cerrahıydı. Baba Wilde o kadar başarılıydı ki bugün bile uygulana bir cerrahi kesi yöntemine onun adı verilmişti. Ancak baba Wilde bu başarısı gölgeleyecek bir suçlama ile karşı karşıyaydı. Hastalarından biri doktoru anestezi altındayken kendisine tecavüz ettiğini söyleyerek mahkemeye verdi. Baba Wilde suçlu bulundu.

OKULDAKİ WILDE

Oscar Wilde okulda arkadaşlarından oldukça farklıydı. Arkadaşları erkeksi sporlarla ilgilenirken, Oscar içdekorasyonla ilgileniyor, odasını zambaklarla, kuş tüyü ve mavi porselenlerle süslüyordu. Arkadaşları Oscar’ın eşcinsel olduğunu düşünüyorlardı. Bu tuhaf davranışlarından ötürü sözde arkadaşları Wilde’i Cherwell nehrinin soğuk sularına zorla batırdılar.

OĞLAN SEVİCİ 

Oscar-wilde-Alfred-Douglas

1890larda şöhreti iyice perçinlenen yazar, eğlence olsun diye işçi sınıfından kiralık erkeklerle birlikte oluyordu. Öte yandan yazarın uzun dönemli ilişkileri de oluyordu. Bunlar içinde en önemlisi, modern boksu icat eden büyük sporcu Queensbury Markisi’nin oğlu Lord Alfred Douglas’tı.

Tam bir homofobik olan Quensbury, Wİlde’in yirmi iki yaşındaki oğluyla ilişki yaşadığını öğrenince sinir krizleri geçirdi. Bir gün kendisine “oğlan sevici” gibi kelimelerin geçtiği hakaret içerikli bir mektup gönderen Queensbury’a Wilde hakaret davası açtı. Ancak dönemin katı ahlak kuralları nedeniyle eşcinsel olmak hakaret etmekten ağır bir suç sayıldığından Quensbury hapse gitmek yerine gazetelerin bahsettiği bir kahraman, Wilde ise arkadaşlarının bile sırt çevirdiği bir mahkûm olmuştur. Sonuç olarak Wilde iki yıl hapse mahkûm edildi.

Wilde yağmur altında hapishane aracını beklerken şu sözleri söyleyerek Kraliçeyle bile dalga geçti:

“Kraliçe Viktorya’nın mahkûmlara davranışı buysa, o mahkûmların tekini bile hak etmiyor demektir.”

Bu skandal, beklendiği gibi Wilde’ın yazarlık kariyerinin bitmesine neden oldu.

WILDE HAPİSHANEDE

oscar-wilde-hapisteHapishane deneyimi Wilde’da ruhsal ve fiziksel ağır yaralar açtı. Keyfine düşkün olan yazar bir gün hücresinde yatarken gardiyan tarafından kilise ayinine katılmaya zorlandı. Hücresinde kalıp uyumak için yalvaran Wilde, düştü ve kafatasını çatlattı.

Wilde özgürlüğüne kavuştuktan sonra düşmeden kaynaklanan baş ağrılarından kurtulamadı. Babasının öncülük ettiği bir grup doktor tarafından ameliyata alınan Wilde ölümcül bir serebral menenjite yakalandı. Son nüktesini ise otel odasının çirkin duvar kâğıdına yazdıktan sonra hayata veda etti:

“Ya bu duvar kağıdı gider, ya da ben.”

TRANSVESTİTİZM BİR GEÇMİŞoscar-wilde-çocukluk

Oscar Wilde ne yazık ki kaçık bir anneye sahipti. Wilde’in çocukluğunun büyük bölümü annesinin isteği üzerine kız kıyafetleri giyerek geçti. Anne Leydi Jane Wilde tuhaf kostümler giymekten hoşlanan eksantrik bir şairdi. Her kostümün üzerine mücevherler, tüylü taçlar takan anne, Oscar’a da kız çocuğu muamelesi yapıyordu. Fırfırlı viktoryen elbiselerin içindeki Wilde’in ne kadar zavallı bir çocukluk geçirdiğini siz düşünün artık.

DİŞLERİ KARARMIŞ WILDE

Wilde, evet, en efsanevi nüktedanlardan biriydi ancak mükemmel bir görünüşe sahip değildi. Fiziğiyle ilgili en rahatsız edici özelliği kötü görünen, kararmış dişleriydi. Bu durum ergenlik çağında kaptığı frengi hastalığını yenmek için yapılan civa tedavisinden kaynaklanıyordu. Wilde partnerini korkutmamak için konuşurken dişlerini elleri ile kapatıyordu.

VE SAÇLAR DA AĞARIR

Pek çok uzman, Oscar Wilde’ın yayınlanmış tek romanı olan Dorian Gray’in yarı otobiyografik olduğunu düşünür. Yaşlanmakla başetmek için çeşitli yollara başvuran sefahat düşkünü bir züppenin anlatıldığı romanla ilgili olarak Wilde bir mektubunda karakterlerin kendisini yansıttığını yazdı.

Wilde gerçekten de ağaran saçlarını gizlemek için olmadık yollara başvuruyordu. Hatta saçını boyamada kullandığı boyalar yüzünden bir deri hastalığına yakalanan yazarın kolları, yüzü, göğsü ve sırtı delice kaşınıyordu.

ISLAH OLAN BİR GÜNAHKÂR

Wilde hapisten çıktıktan sonra “ahlaklılığını” yani oğlancı olmadığını son bir defa Britanya halkına kanıtlamaya çalıştı. Kendisi de şair olan Ernest Dowson ile birlikte Fransa’da bir geneleve gider. İkili paralarını birleştirdiklerinde sadece birine yatacak kadar nakitleri olduğunu görür. Bunun üzerine Dowson Wilde’ı bir kadın ile birlikte deneme yapmaya zorlar. Eğer heteroseksüel olursa şöhretinin kurtulacağı konusunda ısrar eder. Ziyaretin haberi kısa sürede yayılınca genelevin önünde kalabalık toplaşır.

Wilde dışarı çıktığında Dowson’a şunu söyler:

“On yılda bir ilk oldu bu. Ayrıca son olacak. Soğuk koyun eti gibi bir şeydi.”

Sonra kalabalığa döner ve meraklı insanlara şunları bağırır:

“Aman ha siz yine de İngiltere’de bunu anlatmayı ihmal etmeyin. Orada karakterimi tamamen temize çıkaracaktır.”

MEZARINI ÖPEYİM

oscar-wilde-mezariWilde bugün Paris’te bulunan Pere Lachaise mezarlığında yatıyor. Fakat çilekeş yazara burada da rahatlık yok! Çünkü mezar 1990’lı yıllardan itibaren binlerce hayrana ait ruj lekeleri ve grafitilerin kurbanı oldu. Ancak 2011 yılında mezarın etrafına yerleştirilen cam kaplama, ziyaretçilerin mezar taşına dokunmasını engellese de Wilde’ın hayranlarının şimdiden mezarın yanı başındaki ağaca öpücük izlerini bırakmaya başladıkları belirtiliyor.

Wilde’ın Reading Hapishanesi Baladı’nda idam edilen bir mahkûm için yazdığı şiir,  şimdi kendisinin mezarı üstünde yazılıdır;

“öldü işte ama her şey bitmedi
kırık ölü çömleğini insaf’ın
başkasının gözyaşı dolduracak;
akıp gidecek yaşamın ırmağı
tüm lanetli, sıradışı insanlar
onun ebedi yasını tutacak.”

1997 yapımı “Wilde” adlı filmde Oscar Wilde’i aynı cinsel tercihlere sahip olan komedyen Stephen Fry, sevgilisi Lord Alfred’i de güzeller güzeli Jude Law canlandırmıştır. Oscar Wilde’ın hayatını merak edenler bu sinema yapımını büyük bir keyifle izleyebilirler.

Ayrıca Oscar Wilde’ın tüm eserlerini orijinal dilinde  buradan okuyabilirsiniz.

Yorum Yapmasam Olmaz :)