ÖZGÜRLÜK NEDİR?

“Göz ardı ediliyor diye gerçekler var olmayı bırakmazlar.”

-Aldous Huxley 

watership-tepesi-richard-adams

Bu hafta Aydınlık Kitap’ın çocuklar için özel bir sayı yapılacağı haberini aldığımda içimi bir korku kapladı. Hangi kitabı yazmak için seçecektim? Konu çocuk edebiyatı olduğunda, bir kitaba verilen öncelik, muhakkak bir başka kitaba yapılacak haksızlık anlamını taşıyordu. Materyal anlamda değil elbette; bilakis naif bir tutku yüzünden. Yetişkinlik çağında okuduğum kitaplara karşı daha acımasız olabiliyorum da söz konusu çocukluğumun ve gençliğimin kitapları olunca, birini bir diğerinin ne önüne ne da arkasına koyamıyorum. Sonra fark ettim ki çocukluğumda okuduğum kitapların büyük çoğunluğu da çocuk kitapları rafında bulunan kitaplar değilmiş. Çocukların anlayabileceği her kitabın da bir çocuk kitabı olabileceğinin bilinciyle, biraz düşündükten sonra Arka Bahçe Yayıncılık’ın 2008 yılında tercüme ettiği “Watership Tepesi”ni seçtim. Nedenleri yazının içinde saklıdır…

ÇOCUKLAR İÇİN BAŞLAYAN BİR ÖYKÜ 

1920 doğumlu İngiliz yazar Richard George Adams, hala hayatta ve yarıemekliliğin içindedir (2006 yılında yayınlanan son kitabından –Daniel- sonra, son olarak 2010 yılında, hayvanlar için harika işler ortaya koyan bir vâkıfa –Born Free Foundation- yardım amaçlı kısa bir öykü kaleme almıştır, bu tarihi takip eden bir yazısı yoktur). 1972 tarihli “Watership Tepesi”, dilimize tercüme edilen tek eseridir ve aynı zamanda yazarın da hem dünya çapında en çok bilinen romanı (günümüze kadar satılan 50 milyon  kopyadan bahsedilmektedir) hem de ilk kitabıdır. Kitabın aynı zamanda 1978 tarihli bir çizgi film uyarlaması da mevcuttur ve animasyon film tarihinin en iyi örnekleri arasında sayılır. Henüz tercüme edilmeyenrichard-adams pek çok kitabının arasında ne yazık ki “Watership Tepesi”ne devam mahiyetinde kaleme aldığı 19 öyküden oluşan, 1996 tarihli “Watership Tepesi Öyküleri” de bulunur. Romanlarının pek çoğu hayvanları kahraman edinir ve alegoriler bütünüdür. “Watership Tepesi”nin, bir kitap olarak konumu, diğer kitaplarına kıyasla olduğu kadar dünya edebiyatı açısından da biraz farklıdır. Esasen uzun yolculuklar sırasında, yazarın çocuklarına anlattığı tavşanların öyküleriyle başlayan bir romandır. Çocuklarının, bu öyküleri yazması konusunda devamlı ısrarları sonucunda kaleme alır. Sadece akşamları yazar, 18 ayda tamamlar ve romanı çocuklarına ithaf eder. Yazılma gayesi ve öncül görüntüsü bir çocuk kitabı olduğudur. Gelgelelim uluslararası alanda yıllar boyunca çok satan bu romanın en tutkulu hayranlarını çocuklardan belki daha fazla oranda yetişkinler oluşturur. Yazıldığı yılı takiben kitaba isim ve konu edinilen, gerçektede var olan Watership Tepesi ziyaretçi akınlarına uğrar. Bu ziyaretler, kitabın konusuyla da ilintilidir.

BÜTÜN DÜNYAYA YAYILIR 

Yavru bir tavşan, yuvalarının yıkılacağına dair bir düş görür. Kardeşiyle birlikte şef tavşanı ziyaret ederler, durumu anlatırlar ve köylerinin taşınması gerektiğini söylerler. Şef oralı olmaz. Bunun üzerine, birkaç tavşanla beraber yeni bir yuva arayışıyla yollara düşerler. Tehlikeleri aştıktan sonra, güvenli bir yer bulurlar: watership-tepesi-lost-sawyerWatership Tepesi. Daha sonra eski yuvalarından birkaç tavşan haber getirir. Kahramanımızın düşü gerçekleşmiştir ve eski köyleri insanlar tarafından yok edilmiştir. Yeni yuvalarına yerleştiklerinde fark ederler ki onlarla beraber gelen hiç dişi tavşan bulunmamaktadır. Yuvalarının geleceği bu nedenle tehlike altındadır. Dişi tavşanları ararken farklı bir köyle karşılaşırlar. Köyün çok sayıda dişi tavşanı vardır fakat diktatörlükle yönetilmektedir. Hikâyenin sürprizlerini bozmamak için öyküyü burada bırakıyorum. Özetle “Watership Tepesi”, kahramanlık, sorumluluk, özgürlüğün karşısında diktatörlük, sürgün, hayatta kalma, bir toplumu oluşturma ve korkularla yüzleşmek hakkındadır. Yaas Lockley ve birbirinden değerli araştırmaları ve kitapları saklıdır (özellikle 1964 tarihli “The Private Life of The Rabbit” kitabına dikkat).

Son olarak, kitabın Stephen King’in “Kara Kule”sine ve “Lost” dizisine ilham olduğu söylentilerinin gerçeklikle alakası yoktur. Roman, King’in sevdiği kitaplar arasındadır ve “Kara Kule” serisi bu roman gibi pek çok kitaba göndermelerle doludur. Elbette denilebilir ki bir yazarın okuduğu ve sevdiği bütün kitaplar da ilhamının bir parçasıdır, buna itirazım yok. Aynı şekilde King’in bir başka romanı “Mahşer”de (The Stand) şimdi adını hatırlayamadığım karakter, “Watership Tepesi”ni okumaktaydı. “Lost” dizisinde ise yine bir karakter bu kitabı okuduğu için bu yakıştırma yapılmaktadır. Olay örgüsünde zaman zaman (ve çok nadiren) ortaya çıkan benzerlikler ise tamamen mono-mit yapısının benzerliği ile ilintilidir ve bu yapıyı taşıyan başka bir kitapla da rahatlıkla eşleştirme yapılabilir. Benzer şekilde daha pek çok film, kitap ve şarkı “Watership Tepesi”ne göndermelerle doludur.

Haftaya görüşmek dileğiyle…

(Watership Tepesi, Richard Adams, Arka Bahçe Yayıncılık, Çev: Deniz Dülgerolu Altparmak, 440s.)

M. SALİH KURT
mustafa.salih.kurt@gmail.com

Yorum Yapmasam Olmaz :)