ROMANTİZMDEN HOŞLANMAYANLARIN BİLE OKUMASI GEREKEN 10 AŞK TEMALI ROMAN

Aşk romanları, aşk temalı romanlar, içinden aşk geçen romanlar… “Ben öyle kitaplar okumuyorum!” diye burun kıvıranların sesini duyar gibiyiz. Aşk romanı denince pek çok kişinin -özellikle de erkek okurların- aklına ucuz aşk romanlarıyla başlayan, pembe diziler ve romantik komedilerle son bulan tozpembe bir dünya geliyor. Oysa insanı ve onun en temel duygulanımlarını ele alan romanın aşktan hiç bahsetmemesi pek de mümkün değil. Homo sapiensler olarak her birimiz; erken ya da geç yaşımızda, karşılıklı ya da karşılıksız, üstünkörü ya da tutkulu bir biçimde bir ötekinin varlığına dair çoğu zaman karşı konulmaz bir isteğe kapılıyoruz. Bu romantik ve cinsel dürtü bazen mutlu sonla devam ederken, bazen de sancısı her geçen gün artan bir kalp ağrısına dönüşüyor. Hal böyle olunca edebiyat da aşkı irdelemekten, ona uzaktan ya da yakından dokunmaktan, şurasını burasını çekiştirmekten uzak duramıyor.

Aşk kelimesinden korkan, romantizmden hiç mi hoşlanmayan veya aşk romanı uzatılınca neresinden tutacağını bilemeyenler için, yeni başlayanlar için aşk romanları:

1. Jane Eyre – Charlotte Brontë

jane-eyre-charlotte-bronte

Viktorya dönemi İngilteresi için oldukça iddialı bir roman Jane Eyre. Öyle ki, yazarı bile romanı erkek ismiyle yayınlamak zorunda kalıyor. Farklı sınıflar arasında yaşanan aşk, toplumdaki din baskısı ve erkek üstünlüğü… Geçirdiği zorlu çocukluktan sonra toplumun kendine yakıştırdığı kadın rolünü oynamak istemeyen Jane ve Mr. Rochester ile yaşadığı yasak aşk…

2. Muhteşem Gatsby – F. Scott Fitzgerald

muhtesem-gatsby-f-scott-fitzgerald

Arka planda 1920’lerin ekonomik durumu ve I. Dünya Savaşı sırasındaki bunalım ve kargaşanın anlatıldığı bu romanda ana karakter Gatsby’nin donkişatvari tutkuları ve eski sevgilisi Daisy’e olan takıntılı aşkı anlatılır. Gatsby, deli dolu ama bir o kadar da romantik bir karakterdir.

3. Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu – Italo Calvino

bir-kis-gecesi-eger-bir-yolcu-italo-calvino

Postmodern romanın en usta isimlerinden biri olan Italo Calvino’nun bu başyapıtında okur, okur olmayı yeniden hissettiren bu klasik üstkurmacada bir kitapçıda tanışan iki kitapkurdunun aşk hikayesi de yerini alır.

4. Güneş de Doğar – Ernest Hemingway

gunes_de_dogar_Ernest-Hemingway

1920’li yıllarda vatanlarından uzakta, kendi sürgünlerini yaşayan ve düş kırıklığı içindeki bir grup Amerikalının Fransa ve İspanya’daki  hedonistik yaşantılarını anlatan bu romanda Hemingway bize maço adamların da romantik olabileceğini gösterir.

5. Madam Bovary – Gustave Flaubert

madam-bovary-gustave_flaubert

Flaubert’in 19. Yüzyılda kaleme aldığı ve realizmin ilk usta işi örneklerinden sayılan bu roman, Dostoyevski de dahil olmak üzere pek çok yazara ilham kaynağı olurken “bovarizm” denilen ve  psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelen bir rahatsızlığın yer almasında da rol oynamıştır. Romanda sıradan bir doktor olan Charles Bovary ile evli Emma’nın yaşadığı tekdüze hayattan sıyrılmak için yaşadığı yasak ilişkiler anlatılır.

6. Deniz Feneri – Virginia Woolf

deniz-feneri-virginia_woolf

Sadece Deniz Feneri’nde değil, bilinçakışının usta isimlerinden biri olan Virginia Woolf’un herhangi bir eserini okurken romantizmin üstünlüğünü fark etmeden geçemezsiniz. Birbirlerini seven ya da sevmeyen, birlikte olan ya da olmayan, hayatta kalan ya da kalmayan ama her ne olursa olursa zihnimizde romantik bir pencere açan karakterlerin romanlarıdır onlar.

7. Kolera Günlerinde Aşk – Gabriel García Márquez

kolera-gunlerinde-ask-gabriel-garcia-marquez

19. yüzyılın sonları – 20. yüzyılın başlarında iki erkek ve bir kadın arasında geçen aşk üçgenini, birbirini seven iki gencin arasına giren engelleri ve aşkın imkansızlığını anlatır. Hemingway’in düşüncesine göre aşk, kolera ile boy ölçüşecek derecede tehlikeli bir hastalıktır. Ancak acı içinde beklenen günlerin ardından aşk bir mutluluğa erebilir.

8. Ada ya da Arzu – Vladimir Nabokov

ada-ya-da-arzu-vladimir-nabokov

Van ile Ada’nın saf  çocukluk  günlerinde başlayan aşkı bütün bir ömre yayılır. Ensest bir aşkın hikayesi Lolita’nın yazarı Nabokov’un dilinden ancak bu kadar muhteşem ve ilgi uyandıran bir dille anlatılabilir. Sonunu bile bile, sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi okumak isteyeceğiniz türden bir aşk hikayesi.

9. Doktor Jivago – Boris Pasternak

Doktor-Jivago-boris_pasternak

 

Rusya’daki Ekim Devrimi’nin ve Rus İç Savaşı’nın sahne arkasını gözler önüne seren bu destansı romanda bir tıp doktoru olan Doktor Jivago’nun seçim yapamayacak kadar çok sevdiği iki kadına karşı taşıdığı duygularla görevi gereği zor koşullar altında ülkenin bir ucundan bir ucuna savruluşu anlatılır.

10. Genç Werther’in Acıları – Johann Wolfgang von Goethe

genc-wertherin-acilari_goethe

Goethe’nin mektup tarzında kaleme aldığı bu eserde genç bir hukuk stajyeri olan Werther’in başka biriyle nişanlı olan Lotte’ye karşı duyduğu aşk ve sonu intiharla biten ilişkisi anlatılır. Bu roman, “Werther salgını” diye bilinen bir fenomeni başlatmış, Avrupa’da birçok gencin Werther’in romanda betimlenen kıyafetlerini giymesine ve hatta birbirini taklit eden intiharların yaşanmasına neden olmuştur.

Sevgi Ekicigil

sevgiekicigil.com

 

Yorum Yapmasam Olmaz :)