SADECE KARANLIĞA MEKTUPLAR / ÖLÜ KİTAP

Ölü Kitap

Saygıdeğer okur, bugüne değin yazılarımı hep aynı sesleniş ile bitirdim: “Çünkü kitap karanlığa gönderilmiş mektuptur!” Bir kitabın saman kağıtları arasından, zihnin dehlizlerine fısıldanan her kelime, her satır; büyük karanlığımıza tutulan fenerdir diye düşündüğümden… Tıpkı Divan şairi Necati’nin o beyitindeki gibi:

Görünen yıldız değil yer yer delinmiştir felek

Gün yüzünün hasretiyle tir-i ahımdan benim.

Gel gelelim ufkumuzu saran uğursuzluğun tonu, gitgide zifirileşiyor. Çağlar öncesinden büyük alimlerin, edebiyatçıların, şairlerin sökün eden sözcükleri dahi önümüzü görmemize yetmiyor. Barikatlar önünden dizeler okunuyor karanlık adamlara. Şimdi kulakları sağır eden bir sessizliğe ihtiyacımız var; dönüp yeniden kitaplarımıza dalmaya… Kelimeler eşelemeye… Zira kitaplardan gayrı silahımız yok!

Kadın, çocuk, haklı, haksız ayırt etmeksizin; yüreğimizdeki vatan sevdasının, evlat sevdasının ateşine tazyikli sular sıkılırken, evlerimize, yatak odalarımıza, dört duvar arasındaki mukaddeslerimize zehirli gazlar sızarken; sizleri de bu sığınağa, kelimelerin ardındaki o mamur, güven dolu dünyaya çağırıyorum. Çünkü, kelimeler açığa verir insanı…

Misalen; marjinal kelimesi… Kütüphanemdeki 1992 yılı basımlı Türk Dil Kurumu Sözlüğünde yeri olmamakla beraber; dile “aykırı” anlamı ile postu sermiş bir kelime marjinal… Başka bir deyişle, genel kabullere uymayan… Henüz ağzı süt kokan bir çocukken, babaannemin ılık sesinden “güzel efendimiz” diye ruhuma akan bir nidaydı Hz. Muhammed (S.A.V); bana bahse konu kelimeyi çağrıştıran bir önder. Yaşadığı toplumda, kelimenin tam manasıyla marjinaldi. Etrafını saran cehaleti kırmak için attığı her adım, alışıla gelmiş itikatlara, kokuşmuş safsatalara uymuyordu.

ozgurluk-Peygamberi-Hz-Muhammed“Zengin tacir ve tefecilerin gücü, onları Kabe’nin putlarına iyice yapıştırmıştı. Çünkü bu putlara sarıldıkça servet ve zenginliklerini artırıyorlardı. Putlar onları korudukları gibi her yıl üç ay Yarımada Araplarını Hacc için kendilerine çekiyorlardı. Bu hacılar, putlara yani onların sözcüsü Mekkeliler’e çeşitli hediyeler, mallar ve nişanlar sunuyorlardı. Zenginlerin, yoksullar, işçiler, köleler ve yolda kalmışlar üzerindeki zorbalıklarının kaynağı da yine bu putlardı. Muhammed, bütün bunlara karşı çıkarak putların, açık bir sapıklık olduğunu ilan etti. Bunlar hiçbir işe yaramayan, kimseye fayda veya zarar verme gücü olmayan basit heykelciklerden ibaretti. Oysa gerçekte her şey, Tek olan İlah’ın elindeydi. Onun nazarında, soyluyla köle, zenginle yoksul, kadınla erkek insan olarak eşitti.” (Abdurrahman Şarkavi, Özgürlük Peygamberi Hz. Muhammed, Profil Yayıncılık, Türkçesi: Muharrem Tan, sayfa: 80)

Düşünülesi…

olu-kitap-izzet-yasarGirizgahı marjinal kelimesiyle yapmamızın, son günlerin moda tabiri olmasının yanı sıra; tanıtacağımız kitapla da ilgisi var. Zira kitabın yazarı İzzet Yaşar da marjinal bir şair! İzzet Yaşar, 1982 yılında yayımlanan “Ölü Kitap” tan sonra, 15 yıl şiiri bırakıyor. Bu uzun susuşun ardından, “Ölü Kitap” 2013 yılında 160.Kilometre yayınevi tarafından yeniden basılıyor.

Kitap, iktidarın diline şiirle mukabele etme gayesi taşıyor. Bu uzun sessizliğin kitabı, belki de aynı zamanda; güncelliğini hiç yitirmeyecek bir çığlığın dizelere dökülmüş hali oluyor. “babamızdır kuşu vardır, sormadan girer” diyen İzzet Yaşar; kendi alanını korumaya çalışan çekingen bir çocuk tasviriyle bir halkın iktidar karşısındaki durumunu imliyor. “Size yollar yaptık, viyadükler yaptık daha ne istiyorsunuz!” diyen bir iktidarın belki de…

İzzet Yaşar’ ın kendine has üslubu ve şiir ikliminden, bir parmak bal daha:

Şair Tacir

tek kalacak son bacağımla

edebiyatı seke seke yazdım

ben dili bütün

ruhum ne var ne yok

hangimiz kusursuzuz – ama dayanamadım gittim

içimdeki yırtılan ince zar sesinde kayıp düştüm

şimdi gel kaymak tabakam

dikilen dolu göz uçlarımla

boşanayım ve sana açlığımdan boşalayım

(sayfa:28)

Saygıdeğer okur, her iki haftada bir sizlere muhtelif kitap önerileri yapıyorum. Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim; sanırım bu coğrafyada okumaya en fazla iktidar sahiplerinin, siyasilerin ihtiyacı var! İzzet Yaşar’ın kitabının adı Ölü Kitap…

Çünkü o parkta kitaplar öldü!

 (İzzet Yaşar, Ölü Kitap, 160.Kilometre Yayınları, sayfa:31)

Dağhan Dönmez

daghan_donmez@mynet.com

Yorum Yapmasam Olmaz :)