SİVİL SAVUNMA GÜNÜ – (28 ŞUBAT)

Sivil Savunma Nedir? 28 Şubat Sivil Savunma Günü Ne Zamandan Beri Kutlanır?

Sivil savunma savaş, afet gibi olağanüstü durumlarda halkın canını ve malını korumaya çalışan çalışmalarda bulunan kişiler ve yaptıkları faaliyetlere denir.  Savaş zamanında can ve mal kaybının en aza indirilmesi ve sivil halkın savunmaya destek vermesi için hizmet verir.

Sivil savunma bir felaket durumunda kendimizi nasıl savunacağımızı bize öğretir.

Hepimiz şunları bilmeliyiz: Tehlike durumundaki alarm ve uyarı işaretleri,ani saldırılara hazırlık,gizlenme ve sığınma yeri,yangına hazırlık. Önlemler ve etkinlikler bütünü olan sivil savunma,yalnızca savaşta değil,barışta da olabilecek deprem,yangın,sel, ve kaza gibi büyük felaketler içinde yararlıdır.

II.Dünya Savaşı sırasında kullanılan uçakların ve silah menzillerinin cephe gerisine kadar uzanması sebebiyle bu savaşta sivillerin gördüğü zayiat ve ekonomik tesislerin uğradığı hasarlar dikkate alınarak, Türkiye’nin 1952 yılında NATO üyeliğine kabulünden sonra 1959 yılında bugünkü sivil savunma teşkilat ve faaliyetlerini düzenleyen ‘’Sivil Savunma Kanunu’’ yürürlüğe konulmuştur.

SİVİL SAVUNMA NEDİR?

Savaşta ve afetlerde halkın can ve mal kaybını en aza indirme amacını taşıyan ve topyekün savunmanın en önemli unsurlarından biri olan Sivil Savunma;

  • -Savaş zamanı halkın can ve mal kaybının en aza indirilmesi;
  • -Afetlerde can ve mal kurtarılması;
  • -Büyük yangınlarda can ve mal kaybının azaltılması;
  • -Yok olmaları veya çalışamaz hale gelmeleri durumunda yaşamı büyük ölçüde etkileyecek olan kamu ve özel kurum ve kuruluşların korunması ile bunların acil onarımlarının yapılması;
  • -Savaş zamanı her türlü savunma faaliyetlerinin sivil halk tarafından desteklenmesi;
  • -Cephe gerisinde halkın moralinin kuvvetlendirilmesi;konularını kapsayan SİLAHSIZ, KORUYUCU, KURTARICI önlem ve faaliyetler bütünüdür.

Sivil Savunmanın Görevleri Nelerdir?

  1. Halkın can ve mal kaybının en az düzeye indirilmesi
  2. Hayatı önemi olan her türlü resmi ve özel kurum ve kuruluşların korunması,
  3. Bu kurum ve kuruluşların etkinliklerinin sürdürülmesi için ivedi onarım ve yenileştirmenin yapılması,
  4. Savunma çabalarının sivil halk tarafından en geniş ölçüde desteklenmesi,
  5. Cephe gerisinin moralinin korunması,

 

28 Şubat Sivil Savunma Günü’nün Anlam ve Önemi 

Sivil savunma düşman taarruzlarına, tabi afetlere ve büyük yangınlara karşı, halkın can ve mal kaybını en az seviyeye indirilmesi, hayati önem taşıyan her türlü resmi ve özel tesislerin korunması ve faaliyetlerinin devam ettirilmesi, acil tamir ve bakım savunma gayretlerinin sivil halk tarafından desteklenmesi ve cephe gerisi maneviyatının korunması amacıyla  alınacak her türlü silahsız koruyucu ve kurtarıcı tedbir ve faaliyetlere ”SİVİL SAVUNMA” denir.

Dünya barışının devamı için, gösterilen bütün gayretlere ve insanlığın bugüne kadar geçirdiği acı deneyimlere rağmen yeryüzünde sonsuz bir barışın korunması yolunda kazandığı ilerlemelere paralel olarak yeni silahlar üretilmiştir.

Milli güvenlik için hazırlıklı olmanın gereğini inkâr etmemek gerekir. Sivil savunma hazırlıkları, dolaylı olarak savaşı önleyen faktörlerden biridir.

Bu alanda yapılan eğitimlerin bir âmâcıda, barış zamanında görülen büyük yangın, sel ve depremler gibi sosyal ekonomik, hayatımızda, zaman zaman derin yaralar açan felaketlere karşı gereken hazırlıkları yapmak ve tedbirleri almaktır.

Savaşta; yangın, deprem, sel ve benzeri doğal afetlerde kendinizi ve ailenizi nasıl koruyacağınızı size sivil savunma öğretir

Sivil Savunmanın temel görevi düşman taarruzlarına, tabii afetlere ve büyük yangınlara karşı, halkın can ve mal kaybının asgari hadde indirilmesidir. Hayati öneme haiz her türlü kamu, özel teşebbüslerin korunması, faaliyetlerinin devam ettirebilmesi için acil onarım ve ıslahı, savunma gayretlerinin sivil halk tarafından azami şekilde desteklenmesi ve cephe gerisi maneviyatın muhafazası için her türlü silahsız, koruyucu ve kurtarıcı tedbirlerin alınması ve faaliyetlerin yapılmasını sağlamaktır.

Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında cephede olduğu kadar cephe gerisindeki sivil halkın zayiatının fazla olduğu gözlemlenmiştir. Gelişen teknoloji ve dünyanın jeolojik yapısına bakılarak savaşlar ve doğal afetler karşısında halkın can ve mal emniyetinin sağlanması konusunda tedbir almaya gidilmiş ve bu kavrama Sivil Savunma adı verilmiştir.

Sivil Savunmanın Tarihçesi

Yurdumuzda sivil halkın korunmasına ilişkin önlemlerin başlangıç tarihi 1928 olup, bu yılda “Cephe Gerisinin Havaya Karşı Müdafaa, Muhafazası” adı altında bir “Talimname” çıkarılmıştır. Bundan sonra çeşitli idari düzenlemelerle yürütülen hizmetler 1938 yılından itibaren 3502 sayılı “PASİF KORUNMA KANUNU” ile yerine getirilmeye çalışılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında kullanılan uçakların ve silah menzillerinin cephe gerisine kadar uzanması nedeniyle bu savaşta sivillerin gördüğü zayiat ve ekonomik tesislerin uğradığı hasarlar dikkate alınarak, Türkiye’nin 1952 yılında NATO üyeliğine kabulünden sonra, 1959 yılında bugünkü Sivil Savunma teşkilat ve faaliyetlerini düzenleyen ”Sivil Savunma Kanunu” yürürlüğe konulmuştur.

Mustafa Kemal ATATÜRK milli savunma ile ilgili şunu söylemiştir:

” Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır, geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur. “

HAYATTA KALABİLMEK İÇİN SİVİL SAVUNMAYI ÖĞRENMELİYİZ

Savaşlar artık tüm ülke düzeyinde olacaktır. Uçaklar ve füzelerle kent ve kasabalarımıza saldırılar yapılabilecektir. Böyle bir durumda; silahlı kuvvetlerimizi destekleyebilmek, ulusal ve bireysel varlığımızı sürdürebilmek için eğitime önem vermektir.

Eğitim kurtuluştur. Bunu unutmayınız. İl ve ilçelerdeki sivil savunma eğitimlerine katılarak 

Kendi Kendinize Ve Yurttaşlarımıza Yardım Etmeyi Öğreniniz.  

       Nükleer savaşta hayatta kalabilmek için şu on bir kuralı unutmayınız:      

            1-NÜKLEER BİLGİ

            2-RADYOSYON BİLGİSİ

            3-ERKEN HABER ALMA

            4-SIĞINAK

            5-YİYECEK DEPOLAMA

            6-YANGIN ÖNLEMLERİ

            7-İLK YARDIM

            8-TEMİZLİK

            9-SERPİNTİLERDEN KORUNMA

            10-SİVİL SAVUNMAYI ÖĞREN

            11-FERT VE AİLECE KORUNMA                    

Sığınak yerlerinde neler bulunduracağınızı; hayvan, yem, yiyecek, içecek maddeleri ile önemli malzemeyi nasıl koruyacağınızı öğreniniz.

Düşman saldırısından sonra büyük ölçüde ve sayıda yangınlar çıkabilecektir. Birey olarak evlerimizde, iş yerlerinde başlangıç halindeki yangınları söndürmeyi öğreniniz.

Ulus, aile ve birey olarak bir savaş ya da yıkımdan sağ çıkabilmek için;

Sivil savunma görevlileri yanında kurtarma, ilk yardım ve sosyal yardım faaliyetlerine katılınız.

Savaşta, yangın, deprem, sel ve benzeri afetlerde kendinizi ve ailenizi korumak için gerekli tedbirleri alınız.

Hasta ve yaralıyı doktora ya da hastaneye sağ olarak götürebilmek için ilk yardımı öğreniniz.

 

SİVİL SAVUNMANIN AMAÇLARI

Sivil savunma faaliyetlerinin amaçları şunlardır:

1- Savaş zamanlarında halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması.
2- Doğal felaketlerde can ve mal kurtarmak
3- Büyük yangınlarda can ve mal kaybını azaltmak.
4- Yok olmaları, çalışmaz duruma gelmeleri durumunda hayatı büyük ölçüde etkileyecek olan resmi ve özel kurumların, tesislerin korunması, onarılması, gerektiğinde yenilenmesi.

 5- Cephe gerisindeki vatandaşların moralinin yüksek tutulması.

Sivil savunmanın temeli; birey, aile, toplum ve kurumların sorumluluk bilinçleriyle sağlanmaktadır. Ancak bu çalışmalar devletin hazırlık, yönlendirme, eğitim ve gözetiminde yürütülmektedir. Bu amaçla İçişleri Bakanlığı’nın bünyesinde Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Sivil Savunma Koleji, Sivil Savunma Birlikleri, İkaz ve Alarm Merkezleri bulunur. Çalışmaları yürütmek üzere illerde Sivil Savunma Müdürlükleri, ilçelerde de Sivil Savunma Memurlukları veya Müdürlükleri kurulmuştur.
 

İKAZ ve ALARM İŞARETLERİ

 İkaz ve Alarm işaretleri sarı, kırmızı, beyaz ikaz ve radyoaktif serpinti tehlikesi ile kimyasal savaş maddeleri tehlikesi alarmı olmak üzere beşe ayrılır.

1- Sarı İkaz:

Hava saldırısı ihtimali var olduğunu işaret eden sarı ikaz, 3 dakika süren düz siren sesi ile duyurulur.

Bu ikazı duyunca; bina içindeki doğal gaz, hava gazı, elektrik, su ana anahtarlarını kapatınız. Yanan ocak, soba gibi şeyleri söndürünüz, kapı ve pencereleri kapatıp, perdeleri çekiniz, varsa maske, ilkyardım çantası yoksa gazlı bez, steril pansuman, hazır pansuman, flaster ve lüzumlu ilaçlar gibi ilk yardım malzemesi, pilli veya transistorlü radyo, el feneri, gemici feneri, gaz ocağı, mevsime göre palto, manto, pardösü ve diğer giyecekler gibi eşyalarla tabak, bardak, çatal, kaşık, içme ve kullanma suyu ve diğer ihtiyaçlar daha önceden sığınak yerinde hazırlanmamışsa sığınağa taşıyınız. Bu hazırlıkları bir kaç gün sığınakta kalacağınızı varsayarak yapınız.

Dışarıda bulunuyorsanız; ikaz haberini duyunca hemen sığınabileceğiniz bir sığınak veya sağlam bir bodrum, duvar dibi veya bir çukura yaklaşınız.

Hemen gidilmesi mümkün ise evinize veya iş yerinize gidiniz.

 

2- Kırmızı İkaz(ALARM):

Hava saldırısı tehlikesi olduğunu işaret eden kırmızı ikaz, 3 dakika süren yükselip alçalan dalgalı siren sesi ile duyurulur.

Bu ikazı duyunca; Sarı ikaz sırasında eksik kalanları tamamlayınız, gerekli olan malzemeleri de yanınıza alarak hemen sığınak yerine gidiniz. Tehlike geçti ikazı verilinceye kadar sakin bir şekilde burada bekleyiniz.

Bina dışında bulunuyorsanız; hemen en yakın bir sığınak veya sağlam bodrum, duvar dibi veya çukur bir yere sığınarak saklanınız. Tehlike geçti ikazına kadar sükûnetle bekleyiniz.

 

3- Radyoaktif Serpinti İkazı (Alarm) :

Radyoaktif serpinti tehlikesini ve saldırının kimyasal silahlarla yapılması durumunu işaret eden bu ikaz ise 3 dakika süreli kesik-kesik siren sesi ile radyo ve televizyondan duyurulur.

Bu ikazla hemen, yukarıda olduğu gibi gereken malzeme ve yiyecek maddeleri ile birlikte sığınak veya sığınma yerlerine gidiniz. Yapılacak uyarılara hazırlıklı bulununuz. 

 

4.Kimyasal Savaş Maddeleri Tehlikesi İkazı (Alarm) :

 Saldırının kimyasal silahlarla yapılması halinde, ikaz radyoaktif serpintide olduğu gibi 3 dakika süreli kesik kesik siren sesi ile radyo ve televizyondan verilir. Bu ikazı duyunca, bulunduğunuz binada sığınak veya sığınma yeriniz yoksa

  1. Konutların ve işyerlerinin iç kısımlarında penceresi az ve korunmaya elverişli bir bölümü sığınma yeri olarak seçiniz.
  2. İçeriye gaz sızmasını önlemek için kapı ve pencere gibi yerlerin çevresi ve aralıklarını bant macun veya çamaşır suyuna batırılmış bezlerle kapatınız.
  3. Ağız ve burunu ıslatılmış bez arasına konulmuş ıslak pamukla maskeleyiniz.
  4. İlk yardım malzemeleri, depolanmış su ve temiz bezleri alarak sığınma yerinde tehlike geçti haberine dek bekleyiniz.

     

     Dışarıda bulunuyorsanız;

  1. En yakın kapalı yere giriniz, yalnız kapalı yere girmeden önce, elbiselerinize gaz bulaşmış olabileceğinden, elbiselerinizi yıkayınız veya değiştiriniz, mümkünse naylon torbaya koyunuz.
  2. Cildinizi de bol su ile yıkayınız. Su yoksa; temiz bir bezle bulaşan yeri sürtmeden emdirilerek temizleyiniz.
  3. Kimyasal gaza maruz kalmış kişide nefes alma zorluğu, baş dönmesi, kusma, kızarıklık ve gözlerde yanma, şişme görüldüğünde, yine bol su ile bu bölgeleri yıkayınız.
  4. Kişiyi sıcak tutunuz, fazla hareket ettirmeyiniz.
  5. En kısa zamanda tedavi merkezlerine ulaştırmaya çalışınız.
  6. Kirlenmiş araç ve gereçlerinizi deterjanlı su veya çamaşır suyu ile temizleyerek gerekirse kullanınız.

 

5.Tehlike Geçti (BEYAZ İKAZ) :

 Tehlike geçti işareti, radyo, televizyon, hoparlör, megafon gibi araçlarla duyurulur. Bu haberi duyunca sığındığınız yerden çıkarak normal yerlerinize dönünüz, yardıma muhtaç olanlar varsa yardım ediniz.

Bu ikaz ve alarm işaretlerini tanımak, tanıtmak ve alınacak tedbirleri bilmek, olağanüstü hal ve savaş durumundan en az zararla çıkmamızı sağlayacaktır.

BUGÜN İNSANOĞLUNU SAVAŞTA VE BARIŞTA TEHDİT EDEN TEHLİKELER ŞUNLARDIR:

  1. Düşman Taarruzları,
  2. Doğal (Tabii) Afetler,

(1)   Deprem,

(2)   Su Baskını,

(3)   Toprak Kayması (Heyelan),

(4)   Kaya Düşmesi,

(5)   Çığ,

(6)   Kuraklık,

(7)   Fırtına – Kasırga – Tayfun,

(8)   Volkan Patlaması,

(9)   Hava – Su – Çevre Kirlenmesi,

(10)   Sınai Kazalar,

(11)   Ulaşım(Kara, Demir, Hava, Deniz Yolları) Kazaları.

(12)   Tsunami (Deprem Sonrası Oluşan Dev Dalgalar.)

  1. Büyük Yangınlar

DOĞAL AFETLERDEN KORUNMA YOLLARI NELERDİR?

Doğal afetler, insanlara ve çevreye büyük zararlar veren olaylardır. Doğal afetler; Sel ve Su Baskınları, Depremler, Tsunami, Toprak kayması, Erozyon, Çığ, Yangınlar, Yanardağ Patlamaları, Yıldırım Düşmesi, Fırtınalar olarak gösterilebilir

Depremlerden korunma yolları

1- Depreme engel olamayız. Ancak depremin zararlarını en aza indirmek için gerekli önlemler mutlaka alınmalıdır.

2- Öncelikle yerleşim bölgeleri titizlikle belirlenmelidir. İmar planında konuta ayrılmış yerler dışındaki yerlerevev ve bina yapılmamalıdır.

3- Büyük binalar betonarme, sağlam yapılmalıdır.

4- Binaların yapımında depreme dayanıklı kaliteli malzeme kullanılmalıdır.

5- Mevcut binaların dayanaklığı arttırmalıdır.

6- Yapılar yapım sırasında denetlenmeli ve kaçak yapılaşmaya izin verilmemelidir.

7- Evler tek veya iki katlı olmalıdır.

8- Evlerde banyo ve mutfaktaki dolapların kapaklarına sürgü takılmalı, odalardaki dolap, raf, vb. duvara monte edilip sabitlenmelidir.

9- Ağır çerçevesi olan tablo ve aynalar yataklardan, sandalyelerden ve koltuklardan uzak bir yere asılmalı ve duvara yerleştirilmelidir.

10- Yataklar cam kenarından, asılı eşya ve cisimlerden uzaklaştırılmalıdır.

11- Kalorifer radyatörü, kombi, avize gibi araçların duvar bağlantıları sağlamlaştırılmalıdır.

12- Evde yangın söndürme aleti bulundurulmalı, nasıl kullanılacağı öğrenilmelidir.

13- Acil durum çantası hazırlanmalıdır. Çantada  nüfus cüzdanı, nakit para, kredi kartı, düdük, telsiz, cep telefonu, telefon defteri, itfaiye, ambulans, polis telefon numaraları, el feneri, ışıldak, portatif radyo, yedek pil, ilk yardım malzemesi, ilaç, adres defteri, jeton, plastik bardak, tabak, su, kuru gıda, konserve, konserve açacağı, mevsimine uygun kıyafet, diş fırçası, macun, sabun, havlu v.b. eşyalar bulunmalıdır

14- Evde, işyerinde, okulda yaşam üçgeni alanı oluşturulmalıdır.

15- Ulusal, Uluslararası kurtarma ve deprem ekipleri ile sürekli bilgi alışverişinde bulunulmalı, bu ekiplerle birlikte geniş kapsamlı deprem tatbikatları yapılmalıdır.

16- Deprem sonrasında aile bireyleri için toplanma alanı belirlenmelidir.

17- Sigorta sistemine dâhil olunmalıdır.

Sel ve Su Baskınların korunma yolları

1- Sel baskınları ve taşkınlardan korunmak için her şeyden önce, doğal bitki örtüsünün, özellikle de ormanların korunması gerekir. Çünkü ağaçlar, yağmurun hızını keser ve yağmur sularının toprağa sızmasını sağlar. Böylece sular toprağın yüzünde birikmez ve sel oluşumuna yol açmaz. Ayrıca ağaç, gövdeleri, suyun yamaçtan aşağıya hızla akmasını önler.

2- Suyun hızını kesmek için yamaçların teraslandırılması, akarsu yataklarına setler yapılması ve göletler oluşturulması sel baskınlarının yol açacağı zararları büyük ölçüde azaltır.

3- Yerleşim yerleri sel bölgelerinin dışına çıkartılmalıdır.

4- Akarsu yatakları temizlenmeli ve genişletilmelidir.

5- Akarsular barajlarla ve bentlerle kontrol altına alınmalıdır.

Tsunami’den korunma yolları

Deniz kıyısında yerleşim yeri seçerken; tsunami riskini de diğer doğal afetler (deprem, sel, tayfun vb.) gibi değerlendirmek alınabilecek ilk önlemdir.

Toprak kaymasından korunma yolları

1- Dik ve çıplak yerler bitki örtüsü ile kaplanmalıdır.

2- Yolların heyelan bölgelerinden uzağa yapılmasına çalışılmalıdır.

3- Dik yerlerin etek kısımları fazla kazılıp oyulmamalıdır. Gerekirse destek duvarı yapılmalıdır.

4- Akar su yatakları dayanıklı duvarla kontrol altına alınmalıdır.

5- Yol yapımında yarmalar fazla dik ve derin açılmamalıdır.

6- Yerleşme yerleri toprak kayma alanlarının dışına çıkarılmamalıdır.

Erozyon’dan korunma yolları

1- Tahrip olan ağaç ve bitki örtüsünün en az iki misli olacak şekilde yenilemelidir.

2- Orman yangınlarına karşı hassas ve tedbirli olunmalıdır.

3- Akarsu kenarlarında, dik yamaçlarda ve eğimli yüzeylerde, kök yapısı sağlam, ortama uyum sağlayabilecek ağaçlandırma, setlendirme çalışmaları yapılmalıdır.

4- Doğal park alanlarını çoğaltılmalıdır.

Çığ’dan korunma yolları

1- Eğimin çok bulunduğu yerler yeterince ağaçlandırılmalıdır.

2- Çığ olma olasılığı kuvvetli olan yerlerde perdeleme yapılmalıdır.

3- Kış sporları çığ alanlarından uzak yerlerde yapılmalıdır.

4- Çığ bölgelerinden geçerken gürültü çıkarılmamalıdır.

5- Kara ve demir yolu ulaşımı çığ alanlarının uzağında yapılmalıdır.

6- Yerleşim yerleri çığ alanından uzaklara konmalıdır.

Yangılardan korunma yolları

1- Ormanlık ve sık bitki örtüsü olan alanlarda, sigara içilmemeli, ateş yakılmamalı, camdan mamul veya parlak yüzeyli herhangi bir madde veya metali bu alanlara atılmamalı, yanıcı veya çabuk tutuşabilen kimyasal maddeleri ve ambalajları bırakılmamalıdır.

2- İşyerlerinde ve konutlarda, yangın tesisat ve alarm sistemi (duman veya ısı dedektörü ile siren sistemi) yaptırılmalı, yeterli sayıda yangın söndürme cihazı bulundurulmalı, yüksek katlı binalarda yangın merdiveni ve acil çıkış kapıları yapılmalıdır.

3- Çocukların erişebileceği yerlerde çakmak, kibrit gibi yanıcı ve yakıcı şeyler bulundurulmamalıdır. Çocukların bu tür malzeme ile oynamasına müsaade edilmemelidir.

4- Ekilen tarla ve arazilerde hasattan sonra kalan sap ve kökleri (anız) yakılmamalıdır.

Yıldırım’dan korunma yolları

1- Yüksek ve dış yüzeyinde metal oranı fazla olan bina ve yapılarda paratoner tertibatı kurulmalıdır.

2- Alıcı görevi gören anten ve benzeri aletlerin uç noktalarının iletken olmayan maddelerle izole edilmelidir.

3- Yağışlı havalarda, aşırı metal bulunan alanlardan ve ağaçlık alanlardan uzak durulmalıdır.

4- Çok fazla yıldırım düştüğü anlarda, mevcut alıcı ve verici aletleri (telsiz, telefon, vs.) kullanılmamalıdır.

Fırtına’dan korunma yolları

1- Genel acil ikaz sistemi oluşturulmalıdır.

2- Bloklar halinde ve sağlam monte edilmiş parçalardan oluşan çatılar yapılmalı, konut ve diğer alanlarda kalın cam kullanılmalıdır.

3- Sığınak hazırlanmalıdır.

SİVİL SAVUNMA GÜNÜ İLE İLGİLİ ŞİİRLER

SİVİL SAVUNMA BİLİNCİ

Sivil Savunma Bilinci

Yurdumun her köşesinde

Her yaşta her bireye kazandırmalı

Hayat kurtarıcı bilgiler

Düşünürsen eğer mutlak lazım

Edinmek gerek sivil savunma bilinci

 

Barışta, savaşta her zaman

Bilgili insan hayat kurtarır

Yangın,sel tüm doğal afette

Edinmek gerek sivil savunma bilinci

 

İlk yardımı ehli yapmalı

Hayat kurtarmak zor iş ama

Gönül verip sivil savunmaya

Edinmek gerek sivil savunma bilinci

 

Akut, ahep, ahder hepsi yararlı

Bizler için çalışan onca ekip

Doğal afetlerde gönüllü

Edinmek gerek sivil savunma bilinci

 

Büyük, küçük demeden

Sıkıntı zamanı gelip çatmadan

Doğal afetlerden korunmak için

Edinmek gerekir sivil savunma bilinci

                                    İlhan Koruyucu

 

SİVİL SAVUNMA

Edirne’den Ardahan’a

Samsun’dan İskenderun’a uzanan

Devletin en şefkatli elleridir.

Sivil Savunma.

 

Savaşta ve barışta

Depremde, selde, yangında

Her tür afette,

Uzanır zorda kalan vatandaşına

Çeker alır ölüm tuzaklarından

Sarar yaralarını.

 

Sivil halkla beraber

Sivil halkın yanında

Karda, kışta her koşulda

Hazırdır göreve.

Karagün dostu,

Görevinin, özgüvenin okuludur

Sivil Savunma.

                        Cihat SOLMAZ

 

SİVİL SAVUNMA

 

İyi günde düşünmeli

Sivil savunma ne diye

Düşünmeli kara günde,

Sivil savunma ne diye..

 

Bilinç ile bilgimizi,

Artırarak ilgimizi,

Düşünelim kendimizi,

Sivil savunma ne diye..

 

İyi kötü felakette

Bütün yurtta memlekette

Pilan yapalım elbette

Sivil savunma ne diye..

 

Kara güne tedbir olsun,

Fikirler hepsi bir olsun,

Sivil asker tek-bir olsun,

Sivil savunma ne diye..

 

İyi günde plan gerek,

Acı günü düşünerek,

Düşünmeli artık tek tek,

Sivil savunma ne diye..

 

Ağlamasın ana bacı,

Görmeyelim keder, acı

Düşünmeli herkes gerçi,

Sivil savunma ne diye..

 

Kapanır her çeşit yara,

Katılalım biz bu bara,

Anlatmalı çocuklara,

Sivil savunma ne diye..

 

Sivil halkı eğiterek,

Tatbikatı elbet gerek,

Unutmamak, budur gerçek,

Sivil savunma ne diye..

                  Gürsoy Solmaz

 

 

SİVİL SAVUNMASIZ YURT KORUNAMAZ

Sadece, askerden görev bekleme,

Sivil Savunmasız, yurt korunamaz;

Kendi görevini, ona yükleme

Sivil Savunmasız, yurt korunamaz.

 

Cephe gerisinde, halkın morali,

Doğal afetlerde, toplar yaralı;

Hastaya hizmette, gönül merali

Sivil Savunmasız, yurt korunamaz.

 

‘Felaket gelmeden, almalı önlem,

Felaketten sonra, boşa dövünmen’;

Diyordu Atatürk, bunu yürekten

Sivil Savunmasız, yurt korunamaz.

 

Savaşta uyarır, sirenle halkı,

Sar(ı) ,kırmızı, beyaz alarmla halkı;

Radyo, Televizyon, ilanla halkı

Sivil Savunmasız, yurt korunamaz.

 

Barışta eğitir, halkı durmadan,

Tatbikat yaptırır, gönlü kırmadan;

Savaşta savunur, yurdu yılmadan

Sivil Savunmasız, yurt korunamaz. 

                              Naim Yalnız

 

SİVİL SAVUNMA

Hazırlık, eğitim yapamazsan

Eksikleri tamamlayıp

Açığını kapamazsan

Yapılanlar boşa avunmadır

 

Yangına, erozyona sele

Depreme hele hele

Çok ciddi bir mesele

Sivil savunmadır

 

Tehlikeyi önceden gören

Her türlü tedbire yer veren

Zorluklara göğüs geren

Sivil savunmadır  

                         Göksel Kurum