STEPHEN HAWKİNG’İN UNUTULMAYAN SÖZLERİ

Ünlü evrenbilimci, fizikçi, teorisyen ve yazar Stephen Hawking‘in dünyaya yön veren sözlerini sizin için derledik.

İşte 76 yaşında hayatını kaybeden dahi fizikçi Stephen Hawking’in unutlamayan sözleri…

Konuşma yetisini büyük ölçüde yitirmiş olması nedeniyle Hawking, bu sözleri ünlü ses sentezleyicisi aracılığıyla aktarmıştı.

İnsanların 100 yıl içerisinde dünyayı terk etmesini ve farklı dünyalarda koloniler kurmasını gerektiğini söyleyen Stephen Hawking’in yaptığı bilimsel çalışmalar ve söylediği sözler bir çok insanın hayatına yön veriyor.

Evrenin varoluşu hakkındaki sorulardan, ünlü olmanın negatif taraflarına pek çok konudaki fikirlerini paylaşan Stephen Hawking’in akılda kalacak sözleri:

Zamanda yolculuk hakkına:

“1967 yılına dönmek isterdim.. Ayrıca ilk çocuğum Robert’ın doğduğu yıla. Üç çocuğum da bana büyük mutluluk verdiler.”

— New York Times, Mayıs 2011.

Kara delik hakkında:

“Einstein, ‘Tanrı zar atmaz’ derken hatalıydı. Kara deliklerin varlığı, Tanrı’nın yalnızca zar atmakla kalmadığını, bu zarları göremeyeceğimiz yerlere atarak bizi şaşırttığını da gösteriyor”

– “Zamanın ve Uzayın Doğası” kitabı, 1996

Okul hayatı hakkında:

“Okulda ortalamayı geçemeyen bir öğrenciydim. Çok zeki öğrencilerin olduğu bir sınıftı. Ödevlerim düzensizdi ve öğretmenlerim el yazımdan şikayetçilerdi. Ama sınıf arkadaşlarım herhalde benden daha iyi şeyler çıkacağını ön görerek,  bana Einstein‘ lakabını takmışlardı. 12 yaşımdayken, bir arkadaşım başka bir arkadaşımla ‘benim hiçbir yere gelemeyeceğim’ üzerine bir çanta dolusu şekerine iddiaya girmişlerdi. İddianın sonucunu bilmiyorum.. Neye göre karar vereceğiz ki?”

— “My Brief History konuşmasından, 2010.

Zeka ve I.Q. Seviyesi hakkında:

“Hiçbir fikrim yok. I.Q. seviyesiyle övünen insanlar zavallıdır.”

— New York Times, Aralık 2004.

“Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir.”

Kadınlar hakkında:

“Kadınlar tam bir muamma.”

— New Scientist, Ocak 2012.

Uzaylılar hakkında:

“Eğer uzaylılar bizi ziyaret ederse sonuç; Kolomb Amerika’ya ilk ayak bastığında Yerli Amerikalıların durumu nasılsa, bizim de durumumuz öyle olur. Bu yüzden istenmeyen durumlarla karşılaşmamak için, kendimizi daima geliştirmeliyiz.”

— “Into the Universe with Stephen Hawking belgeselinden, 2010.

Evren ve evrenin neden varolduğu sorusuna ilişkin:

“Eğer bunun cevabını bulursak, bu insan mantığının da nihai zaferi olur ki bununla birlikte Tanrı’nın aklını da anlayabiliriz.”

– ‘Zamanın Kısa Tarihi‘ kitabı, 1988

“Evrenin sınırlılığı hakkında çok önemli bir şey olmalı, sınırsız bir evrenden daha özel ne olabilir?”

“Biz, oldukça ortalama bir yıldızın ufak bir gezegenindeki gelişmiş maymun türleriyiz. Fakat evreni anlayabiliyoruz. İşte bu bizi çok özel kılıyor.”

Milyonlarca yıl insan türü hayvanlar gibi yaşadı. Ancak sonra bir şey oldu tüm hayal gücümüzü ortaya çıkaran. Konuşmayı ve dinlemeyi öğrendik. Konuşma fikirlerin iletişimini sağladı, insanlığın birlikte çalışıp imkansız şeyler başarmasını da…

Bilimsel bir buluşta aydınlanma anı hakkında:

“Seksle kıyaslayamam ama sanırım bunun orgazmı daha uzun sürüyor.”

— Arizona Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmadan, Nisan 2011.

“Hayatım boyunca büyük sorularla yüzleşmekten büyük zevk aldım ve onlara bilimsel yanıtlar vermeye çabaladım. Belki de bu yüzden fizik üzerine yazdığım kitaplarla Madonna’nın seks üzerine yazdığı kitaplardan daha çok kitap sattım.”

Ticari başarı hakkında:

“Kitaplarımın, havalimanlarındaki kitapçılarda satılmasını istiyorum” 

– New York Times röportajında, 2004

Çocuklara Öğütler:

“Bir, ayaklarınız altına değil, yıldızlara bakmayı unutmayın. İki, çalışmayı asla bırakmayın. Çalışmak size bir anlam ve amaç verir, bunlarsız bir hayat boştur. Üç, eğer aşkı bulacak kadar şanslıysanız, onun da olduğunu hatırlayın ve başınızdan atmayın.”

— ABC kanalına verdiği bir röportajdan, Haziran 2010.

Ünlü olmak hakkında:

“Ünlü olmamın kötü yanı, tanınmadan dünyada herhangi bir yere gidemiyor olmam. Siyah güneş gözlüğü ve peruk takmam yeterli değil. Tekerlekli sandalye beni ele veriyor”

– Bir İsrail televizyonundaki röportajından, Aralık 2006

Dünyanın kusurlu oluşu üzerine:

“Kusurluluk olmasaydı, ben ve siz varolamazdınız”

– Discover Channel’da yayınlanan televizyon programından, 2010

Engellilik hakkında:

“Engelli bir bireyseniz, büyük ihtimalle bu sizin suçunuz değildir fakat insanlardan acıma beklemenin ya da dünyayı suçlamanın bir yararı da yoktur. Olumlu bir tavır takınmalı ve içinde bulunduğunuz durumu en iyiye döndürmeyi bilmelisin. Fiziksel bir engeliniz varsa, bunu psikolojik bir engele dönüştürmeyin. Bana göre, fiziksel engelli biri, kendisine fazla engel teşkil etmeyecek fiziksel aktivitelere yönelmeli. Sanırım, Paralimpik Olimpiyat Oyunları pek ilgimi çekmiyor. Bana söylemesi kolay, çünkü atletizm oldum olası ilgimi çekmemiştir. Diğer yandan bilim, engelli insanlar için çalışabilecekleri uygun bir alan. Çünkü olayın çoğu zihinde bitiyor. Elbette, deneysel çalışmalar biraz problem çıkartabilir ama, teorik düşünmek de oldukça ideal. Benim engellerim, çalışma alanım olan teorik fizikte bana büyük bir sorun teşkil etmiyor. Aslına bakarsanız bana faydaları da dokundu. Derslerden ve yönetimsel işlerden muafım. Engellilik hayatım boyunca karımdan, çocuklarımdan, iş arkadaşlarımdan, öğrencilerimden aldığım yardımı es geçemem. İnsanların size yardım etmeye hazır olduklarını anladım. Yeter ki, yardımlarının işe yarayacağına dair bir şeyler gösterin onlara. Elinizden gelenin en iyisi yapın.”

— Engelli Bireyler ve Bilim adlı makalesinden, Eylül 1984.

Ötenazi hakkında:

“Eğer istiyorsa kurbanın kendi hayatına son verme hakkı olmalı. Ama ben bunun büyük bir hata olacağı kanısındayım. Yaşam ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman başarılı olacak bir yol vardır. Hayat varsa, umut da vardır.”

– Çin’de bir yayın organına verdiği röportajdan, 2006

İnsanlarla uzaylıların temas etme olasılığı hakkında:

“Bunun bir felaket olacağı düşüncesindeyim. Muhtemelen dünya dışı varlıklar bizden çok ileride olacaklardır. Gezegenimizde, gelişmiş ırkların daha az gelişmiş olanlarla buluşmalarının tarihi çok iç açıcı değil. Üstelik bunlar aynı türdüler. Bence dikkat çekmememiz gerek.”

– The National Geographic Channel’da yayımlanan bir programdan, 2004

Motor nöron hastalığı tanısı hakkında:

“21 yaşına geldiğimde beklentilerim sıfıra inmişti. Ondan sonra olan her şey bonus oldu”

– New York Times röportajından, 2004

Eksiklik ve hata yapma hakkında:

“Birisi bir daha size hata yapmanızdan şikayetçi olursa, ona bunun iyi bir şey olabileceğini söyleyin. ‘Ne sen, ne ben hatasız bir şekilde varoluruz.’ deyin.”

— Into the Universe with Stephen Hawking belgeselinden, 2010.

Din ve bilim hakkında:

“Din ve bilim arasında önemli bir fark vardır. Din, otoriyete kuruluyken; bilim, gözlem ve mantığa dayanır. Bilim galip çıkacaktır, çünkü işe yarar.”

— ABC kanalına verdiği bir röportajdan, Haziran 2010.

Kadercilik hakkında:

“Her şeyin önceden belirlenmiş olduğunu, yapacak bir şeyin olmadığını iddia eden insanların bile, karşıdan karşıya geçerken sağına ve sollarına baktıklarını farkettim.”

—Black Holes and Baby Universes and Other Essays adlı kitabından.

Ölüm hakkında:

“Son 49 yıldır erken bir ölüm olasılığı ile birlikte yaşadım. Ölümden korkmuyorum ama ölmek için acele de etmiyorum. Daha yapmak istediğim çok şey var.”

– Guardian gazetesindeki röportajdan, Mayıs 2011

 

Yorum Yapmasam Olmaz :)