ÜNLÜ TÜRK YAZARLAR VE TAKMA ADLARI

Türk edebiyatının ünlü yazarları Sivri Sinek, Esrar, Ord. Prof. Paf-Puf , Bacaksız Orhan, Ateş Böceği gibi takma adları kullanarak yıllarca okuyucularıyla buluştular. Takma İsimlerin kimlere ait olduğu anlaşıldıkça değiştirdiler yeni bir isimle yazılarını kaleme aldılar. İşte o liste

Yahya Kemal Beyatlı (1884 – 1958)

Yahya-Kemal-beyatli-park-otel

Asıl adı “Ahmet Agah” olan Yahya Kemal Beyatlı edebiyat çevresinde “Yahya Kemal Beyatlı” ismini kullanmış olup, gençliğinde bir süre “Esrar” takma adı ile şiirler yazdı ve Peyam gazetesinde, Süleyman Sadi  yani “S.S” mahlasıyla, “Çamlar Altında Muhasebe” başlığı altında yazılar kaleme aldı.

Ziya Gökalp (1876 – 1924)

ziya-gokalp-kizi-ve-oglu2

“Tevfik Sedat”, “Demirtaş”, “Gökalp” gibi takma adlarla Selanik’te yayımlanan felsefe dergisinde yazılar yazan Ziya Gökalp, İttihat ve Terakki Selanik Şubesi’ni gençlik işleri ile uğraşan kolunun başına geçti ve çevresindeki gençlere toplum bilim ve felsefe dersleri verdi. Ayrıca  Meclis-i Mebusan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilliği yapan Gökalp  “Türk Millîyetçiliğinin Babası”  “Bimar”, “Büyük Baba”, “Meclis-i İdare Vilayet Kitabesi’nden Ziya” olarak da anılır.

Nazım Hikmet (1902 – 1963)

nazım hikmet3

“Romantik komünist” ve “romantik devrimci” olarak tanımlanan,  siyasi inançları yüzünden defalarca tutuklanan ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçiren  ve asıl adı “Mehmet Nazım Ran” olan Nazım Hikmet, yasaklı olduğu yıllarda “Orhan Selim”, “Ahmet Oğuz Saruhan”, “Mümtaz Osman” ve “Ercüment Er”  takma adlarını  kullanarak  şiirler yazdı ve elliden fazla dile çevrilmiş olan eserleri ile birçok ödül aldı. Kullandığı bilinen diğer takma adları ise şöyledir: Adsız Yazıcı”, “Ahmet Cevat”, “Ben”, “Bendeniz”, “Fıkracı”, “İbrahim Sabri”, “İhsan Koza”, “İmzasız Adam”,  “Kartal,H. İhsan”, “Mazhar Lütfi”, “Osman Cemal”, “Sarı Murat”,  “Süleyman Sabur Ran” .

Nurullah Ataç (1898 – 1957)

nurullah-atac

Başarılı bürokrat Mehmet Ata Bey’in oğlu olarak dünya gelen ve asıl ismi; “Ali Nûrullah Atâ” olan Cumhûriyet dönemi deneme ve eleştiri yazarı Nurullah Ataç’ın  ilk yazısı 1921’de Dergâh’ta yayımlanan “Türk Tiyatrosunda İlk Göz Ağrısı” adlı tiyatro eleştirisidir. Yazılarında alay ve öfke hâkim olan  Nurullah Ataç çeşitli gazete ve dergilerdeki yazılarını; “Sabiha Yağızlar”,  “Alkan”, “Ahfeş”, “Süha Kavafoğlu”, “Ali Gümrükçü” gibi takma adlarıyla yazmıştır.

Aziz Nesin (1915 – 1995)

aziz-nesin-odasinda

Aziz Nesin’in 1948’de çıkan “Azizname” adlı kitabı taşlamalardan oluşan bir eserdi. 1949 yılında İngiltere Prensesi Elizabeth, İran Şahı Rıza Pehlevi, Mısır Kralı Faruk birlikte Ankara’daki elçilikleri aracılığıyla Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na resmen başvurarak, bir yazısında kendilerini aşağıladığı iddiasıyla aleyhine dava açınca 6 ay hapse mahkûm edildi.

1952’de İstanbul’da Levent’te Oluş Kitabevi’ni kurdu; Levent sakinlerine gazete dağıtma işini sürdürmekle beraber, iki küçük çocuğunun geçimini sağlayamayınca, 1953’de Beyoğlu’nda bir ortağıyla “Paradi Fotoğraf Stüdyosu”‘nu kurdu. 1954’te Akbaba dergisinde takma adlarla öyküler yazmaya başladı. Zira edebiyat hayatında iki yüze yakın takma ad kullanmıştır. Bu takma adlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: “Berdi Birdirbir”, “Bahri Filefil”,  “Fettane Şatifil”, “Kerami Pestenkerani”,  “Kerim Kihkih”, “Ord. Prof. Paf-Puf”, “Dr. Daim Değer”, “Oya Ateş”, “Vedia Nesin”.

Orhan Veli Kanık (1914 – 1950)

orhan-veli-kanik

1950 yılında daha 36 yaşındayken aramızdan ayrılan ve  Melih Cevdet , Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Orhan Veli Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Orhan Veli’nin “Mehmet Ali Sel” takma ismi ile pek çok şiiri Varlık Dergisi’nde yayınladı. Ve Baki Süha Ediboğlu’nun konuyla ilgili sorusunu Orhan Veli şu şekilde yanıtlamıştı: “O zamanlar çok şiir yayınlıyordum. Adımın her zaman görünmesi hem benim için hem de dergi için doğru değildi. Bir de şu var: Mehmet Ali Sel benim bazı tecrübelerime alet olmuş bir isimdir.”

Ayrıca Orhan Veli’nin bilinen bir diğer takma adı da Mehmed Kemal’in “Acılı Kuşak” adlı kitabında bahsettiği, Adilhan Köyü’nün isminden almış olabileceği söylenen“Adil Han”dır.

Orhan Kemal (1914-1970)

orhan-kemal

Asıl adı “Mehmet Raşit Öğütçü” olan Orhan Kemal İlk öykülerini Bacaksız Orhan” takma adıyla yayımladı. İlk kez 1943’te İkdam Gazetesi’nde “Asma Çubuğu” öyküsünde Orhan Kemal adını kullandı. Orhan Kemal’in kullandığı diğer takma isimler ise ; “Hayrullah Güçlü”, “Raşit Kemali” ve “Yıldız Okur” du.

Peyami Safa (1899 – 1961)

peyami-safa

Türk klasiklerinin ilk psikolojik eserleri arasında yer alan Dokuzuncu Hariciye Koğuşunun yazarı olan Peyami Safa 1918’de ağabeyi İlhami Safa’nın isteği doğrultusunda öğretmenlikten ayrılmış ve annesi Server Bedia Hanım’dan uyarladığı takma ad olan “Sever Bedi” ile gazetecilik yaşamında yüzlerce eser vermiştir. Bu eserler arasında en sevilenleri  Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa’nın eserlerinde kullandığı diğer takma adlar: Serazad”, “Safiye”, “Peyman”ve “Çömez”dir.

Reşat Nuri Güntekin (1889 – 1956)

resat-nuri-guntekin

ÇalıkuşuYeşil Gece ve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış olan Cumhuriyet dönemi edebiyatçısı Reşat Nuri Güntekin’de bir çok takma ad kullanmıştır.  Reşat Nuri Güntekin’in dönemin Kelebek Dergisi‘nde kullandığı ve bugüne kadar tespit edilmiş yedi takma ismi vardır. Bunlar: “Ateş Böceği”, “Ağustos Böceği”, “Yıldız Böceği”, “Cemil Nimet”, “Hayreddin Rüştü”,” Mehmet Ferit”,” Sermet Feri”dir.  

Rıfat Ilgaz (1911 – 1993)

rifat-ilgaz

Edebiyat hayatına 1926 yılında-henüz 15 yaşındayken-Kastamonu Nazikter Gazetesi’nde yayınlanan “Sevgilimin Mezarında” şiiriyle başladı. O dönemlerde kaleme aldıklarının altına “Mehmet Rıfat”  imzasını atıyordu.

Rıfat Ilgaz, 1956 yılında İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’nde bir hikâye serisi yayınlamaya başladı. Daha sonra bu yazılar Hababam Sınıfı romanı oldu. Çizimlerini Turhan Selçuk’un yaptığı bu dizi çok tuttu. “Stepne” takma adıyla yazdığı bu hikâyelerin kime ait olduğu dönemlerde ilginç tartışmalara yol açtıysa da daha sonra serinin devamı olan oyunları çıkarması tartışmaları sona erdirmişti. Rıfat Ilgaz ayrıca “Remzi Işık” takma adını da zaman zaman kullanmıştır.

Halide Edip Adıvar (1884 – 1964)

halide-edip-adivar-ve-ataturk

1908 yılında gazetelerde kadın hakları üzerine yazılar kaleme alan ve ilk yazısı Tevfik Fikret’in Tanin Gazetesi’nde yayınlanan Halide Edip ilk zamanlarda -eşinden ötürü- “Halide Salih” takma adını kullandı. 1910 yılında eşi Salih Zeki Bey’in ikinci bir kadınla evlenmek istemesi üzerine aynı yıl ondan boşandı ve artık yazılarında Halide Salih yerine “Halide Edip” adını kullanmaya başladı.

Haldun Taner (1915 – 1986)

haldun-taner2

Gençlik yıllarında yazdığı skeçlerle  edebiyat yaşamına başlayan Haldun Taner,  “Töhmet” adlı ilk öyküsü Yedigün dergisinde Haldun Yağcıoğlu takma ismiyle 1946’da yayınlandı.

Hamdullah Suphi Tanrıöver (1885 – 1966)

Hamdullah-Suphi-Tanrıover

Hamdullah Suphi’nin ilk şiirleri amcası Sezai Bey’in Paris’te çıkardığı Şura-yı Ummet gazetesinde yayımlandı.

Daha sonraki edebi hayatı boyunca, Hamdullah Suphi Tanrıöver yazılarında “İstanbul Dürbün, Âmâ, Hasat, Hordebin, Keçiboynuzu, Münekkit, Sermuharrir, Sivri Sinek, Toplu İğne, Yatmaz” gibi takma adları kullandı.

Kemal Tahir (1910 – 1973)

kemal-tahir

1934-1936 arasında Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik yapan Kemal Tahir, Varlık ve Ses dergilerinde takma adlarla şiirler yayımladı.

Takma isimle mizah öyküleri ve polisiye romanlar kaleme alan yazar, 1954 yılına kadar “Kemal Tahir” adını eserlerinde kullanamadı. “Göl İnsanları“’na alacağı iki öyküsünü hapisteyken CemalettinMahir takma adıyla Tan’da yayımladı.

Kemal Tahir, 1950’li yıllarda “KördumanBedri EserSamim AşkınF. M. İkinciNurettin DemirAli Gıcırlı” gibi takma isimler ile  kitaplar yayımlamayı sürdürmüştür.

 Melih Cevdet Anday ( 1915 – 2002 )

melih-cevdet-anday

1958’den itibaren Tercüman, Büyük Gazete, Yeni Tanin ve İkdam’da kendi adıyla ve çeşitli takma adlarla denemeler, makaleler ve romanlar yazan  Melih Cevdet Anday, 1960’ta Nadir Nadi’nin desteğiyle Cumhuriyet’te köşe yazıları yazmaya başladı. Bu gazetedeki yazılarını 1997’ye kadar sürdürdü.

Anday, eserlerinde kendi adı haricinde şu takma adları da kullanmıştır: “Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu.”

Faruk Nafiz Çamlıbel (1898 – 1973)

faruk-nafiz-camlibel

1917-1918’de Ati Gazetesi’nin yazı işlerinde çalışan Faruk Nafiz Çamlıbel, Ankara ve İstanbul’daki öğretmenlik yıllarında çeşitli dergi ve gazetelerde şiirler fıkralar yayınladı. Mizah dergilerindeDeli Ozan ve Çamdeviren takma adlarıyla mizahi manzumeler yazdı.

Salih Gümüştaş

salihgumustas@gmail.com



13 Comments

  1. esma says:

    halide edip Adıvar çok çirkşin

  2. fatma nur says:

    eski haline baksana mal çok güzel

  3. halit doğukan says:

    teşekürler proje ödevime YARDIMCI OLDU 😀

  4. buse zengin says:

    harıka yaaa hepsı cok guzel gercetten tesekkur ederım

  5. oğuzhan says:

    proje ödevime yardımcı oldu bana dua edin inşalllah 100 alırım

  6. senem says:

    bana çok yardımcı oldu 🙂

  7. yusuf says:

    bu site çok işime yaradı

  8. deniz says:

    aynen benimde işime çok yaradı

  9. su says:

    çok güzel bu site hem resimli hem de kısa özetli 🙂

  10. deniz says:

    çok iyi

  11. sevgi edebi says:

    Yeni yazarlarıda ekleyin lütfen Özgür Kara Serpil Kaya Özlem Ayse Çiçek filan… Ediyatı edebiyat yapan kişiler bunlar günümüzde

Leave a Comment