USTA YAZAR UMBERTO ECO HAYATINI KAYBETTİ

“İnsan kendine özgü şekilde olağandışı bir yaratıktır. Ateşi keşfetti, şehirler inşa etti, muhteşem şiirler yazdı, dünyaya çeşitli yorumlar getirdi, mitolojik imgeler yarattı. Ama aynı zamanda hemcinslerine savaş açmaktan, çevresini yok etmek gibi yanılgılara düşmekten bir türlü vazgeçmedi. Terazinin bir kefesine yüksek zihinsel meziyeti, öbür kefesine aptallığı koyduğunuzda neredeyse dengede kalır.”

Umberto Eco

İtalyan bilim adamı, yazar, edebiyatçı, eleştirmen, göstergebilim uzmanı ve düşünür Umberto Eco, 19 Şubat 2016 Cumartesi günü saat 22.30 sularında 84 yıllık hayatına veda etti. Eco’nun son anlarında Milano’daki evinde bulunduğu belirtilirken ölüm nedeni açıklanmadı. Eco’nun hayatını kaybettiği haberi ailesi tarafından derhal İtalyan La Repubblica gazetesine bildirildi.  Eco’nun ölümü, İtalyan gazetelerinin çoğunun baş sayfasında yer aldı. La Stampa, “Umberto Eco’ya veda. Kültür onunla çok-satan haline gelmişti”,Corriere della Sera “Umberto Eco, kültürü değiştiren yazar”, La Repubblica“Kültürün adı Eco’ya veda. Bilgeliği romana dönüştürmüştü”, Il Messaggero“Kültürü modernleştirmişti” başlıklarını kullandı.

SPETT.UMBERTO ECO A NAPOLI (SUD FOTO SERGIO SIANO)

Roman türündeki ilk kitabı olan 1980’de yazdığı Gülün Adı ile tüm dünyada tanınan Eco, Foucault Sarkacı, Önceki Günün Adası, Prag Mezarlığı ve son olarak 2015’te yayınlanan Sıfır Sayı gibi kurgu dalındaki kitaplarının yanı sıra, Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı, Ortaçağ Estetiğinde Sanat ve Güzellik, Güzelliğin Tarihi,Çirkinliğin Tarihi gibi araştırma, göstergebilim ve dilbilim eserleriyle de edebiyat ve kültür dünyasında saygın bir yer edinmişti. 1971’den beri Avrupa’nın en eski üniversitesi olan Bologna Üniversitesi’nin Gösteri ve İletişim Bilimleri Enstitüsü’nün başında görev alan Eco, zaman zaman da Harvard, Cambridge, Oxford gibi üniversitelerde özel dersler veriyordu. Bizans ve IV. Haçlı Seferi’ni konu alan ve İstanbul’a geniş yer ayırdığı eseri Baudolino’yu yayınlamadan kısa bir süre önce 1998 yılında İstanbul’u ilk kez ziyaret etmişti.

Akademik çalışmalarıyla popüler kültürü bir araya getirmeyi başaran Eco, “Kendimi, hafta sonlarında roman yazan ciddi bir profesör olarak görüyorum” diyordu.

 

Yorum Yapmasam Olmaz :)