VE NİHAYET CELINE GELDİ

cavdar-tarlasinda-cocuklar-j-d-salinger-“Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir,” demişti Holden  “Çavdar Tarlasında Çocuklar”da. Aklımdan çıkmadı bu hiç.  Kitapları elime aldığımda yeni bir arakadaşım olacak mı acaba merakıyla okudum hep. Louis Ferdinand ile tanıştığımdaysa hayatımın tam da bu manyak herife (ki o tam da ona böyle söylememi isterdi)  ihtiyacı olduğu bir yerinde debelenip duruyordum. Çantanın içindeki bütün kıyafetleri atmak zorundaydım en dipte beni bekleyen “Gecenin Sonuna Yolculuk”a ulaşmak için. Benden iyi bilirsiniz; kitaplara başlanır, kitaplar bitirilir, bitirilmek istenmez, yarıda bırakılır, hediye edilir, hediye alınır, sevilir, atılır, saklanır, ezberlenir, sürünür, süründürür, sürüklenir… Louis Ferdinand Gecenin-Sonuna-Yolculuk-Louis-Ferdinand-Celine-Céline‘le tanıştığım andan itibaren “Gecenin Sonuna Yolculuk” adlı kitap, işte bütün bu süreçleri bir bir geçirdi ve tıpkı yüzü kırışmış bir bilge gibi kütüphanemin en üst rafında durmakta.

“Gecenin Sonuna Yolculuk”ta “savaş” kavramına en doğal yolla yani “insan olmakla” büyük bir karşı geliş sergilemişti Céline. Kitabın kahramanı Bardamu unutulmaz kitap kahramanlarından biri olmuştu. Karakterin yazardan önemli parçalar taşıması Céline’e olan merakı da arttırmıştı. Daha sonraları 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’na verdiği destek yazarın şaşırtıcı bir tutarsızlığıydı. Céline’in bu büyük kafa karışıklığı onun faşist damgası yemesine sebep olmuştu. Ve  yıllar sonra Céline “Profesör Y ile Konuşmalar” adlı kitabı ile ikinci kez Türkçede. Yapı Kredi Yayınları’nın Ayberk Erkay çevirisiyle dilimize kazandırdığı kitap Céline’in kendi yazarlığına ve daha pek çok şeye bakışının kendi kaleminden dökülmesi bir bakıma.

louis-ferdinand-celine-KONUŞMANIN COŞKUN DOKUSU

Fransız danteli gibi örülen, ince, nazik, naif ve klasik müzik gibi biraz burjuva akış sergileyen Fransız edebiyatında bir gün bir anarşist -ya da bir “faşist”- çıktı ve bütün bu “klasik” yapıyı alt üst etti. Bugün -yazarın kendi deyişi ile- “konuşmanın coşkun dili”ni yazıya dökmenin yaratıcısı Celine; kimi klasik edebiyatçılarca Fransız edebiyatının içine etmiş biri, kimilerine göre çağdaş edebiyatın yaratıcısı, kimilerine göre bir anarşist kimilerine göre faşist, kimilerine göre nihilist, kimilerine göre bir dil kırıcı, kural yıkıcı… “Profesör Y ile Konuşmalar”da bütün bu ithamlar Céline’in kendisince, kendi yarattığı bir Profesör’e, kendi röportajını vermesinde cevap buluyor.  Yazarı kendi üslubunca kendisine yaptığı bir röportajda okuyoruz. Céline bu, uslu bir çocuk olmayı başaramamış sanki, bütün edebiyat ve akademi alanına klişeleşmiş bütün düşüncelere isyan ediyor ve her birine sövüyor. Piyasanın nasıl bir canavar olduğunu ve eserlerin gerçek değerlerinin üstünü örtmek için kullanılan “cilanın” nasıl da edebiyatı ele geçirdiğini, edebiyatın paralı yayıncılarının nasıl bu sahte eserlerin sunumlarının peşinde koştuklarını, okurların nasıl da körkütük bu sahte, hiç bir özgün üretim barındırmayan eserlerle sarhoş edildiklerini bütün acımasızlığıyla ve bütün argosuyla yüzümüze vuruyor.

“CİLALANMIŞ” EDEBİYAT

Elbette argo demişken altını çizmekte fayda var, konuşma dilinin “coşkun doku”sunun kıvamını tutturabilmek sanıldığı kadar kolay değildir Céline’e göre. Bir kez daha, bir kez daha ve bir kez daha okumak gerekir doğru ayarı oturtmak için. Ama Céline’i tebrik etmek gerekir ki kendi yarattığı bu yapının yıllar sonra ayarsız ve “cilalanmış” bir biçime dönüşeceğini öngörmüştür. Belki de yeraltı edebiyatının en önemli temel taşını atmış olan Céline, bugün her küfredenin büyük edebiyatçı konumuna getirilmesinin eleştirisini bu kurgu röportajda yapmakta. Kendi ürettiği üslubun da birgün bu “cila” edebiyatının kuşatması altında kalacağı ve cilanın tam da kendisi olacağını söylemekte.  Céline kitap boyunca kendisine yapılan veya yapılacağını öngördüğü pek çok eleştiriyi soru olarak kendine soruyor ve her birini yanıtlıyor.

Profesor-Y-ile-Konusmalar-louis-ferdinand-celine-İYİ BİR ZEKA ÖRNEĞİ

Céline’in büyük isyanını görüyoruz aslında kitapta. “…bir zahmet hatırlasın artık! Yeryüzündeki tek gerçek dehanın ben olduğumu hatırlasın! Asrın tek gerçek yazarı! Kanıt mı lazım, alın size kanıt: adımı anan yok!” Bu satırlar onun küçük dağları ben yarattım söyleminden çok büyük bir sistem eleştirisidir.  Kitap boyunca Céline’in alçakgönüllülüğünü alaycılıkla sunmasının onu ne kadar da okurun gözünde yükseğe çıkardığını göreceksiniz, eleştirinin gücünü arttırmayı bilen iyi bir zeka örneğidir Céline. Ve yazarın hayranlarının onu iyi tanıması için edebiyatımıza kazandırılan önemli bir kitap “Profesör Y ile Konuşmalar”. Céline’in edebiyat dünyasına bakışını onun çekincesiz dilinden okuyoruz. Aslına bakılırsa dünya düzeni içerisinde meslek gruplarının bir de yazar ayağını ele almak gibi. Bir fabrikadaki işçinin derdini dinlemek gibi Celine’i dinlemek bu kitapta. Büyük yayıncı Gaston Gallimard, kitabını basması için Gaston’a giden yolu arayan Prefesör Y ve edebiyat camiasına veryansın eden Céline. Aslında hepimizin gördüğü -ve bazen de göremediği- ama söylemediği şeyleri Céline’nden duyabiliyor olmak onun belki de en güzel özelliği. “…kimse ‘ötekinin beni’ni sevmez!… Çinliler de sevmez, Ulahlar da sevmez, Saksonlar da sevmez, Berberiler de sevmez!… her yerde aynı bok!… aynı bok derken bildiğimiz bok!… yani herkes kendi bokunun kokusuna katlanabilir ama misal Estelle’in bokunun kokusu, ki hadi diyelim ölüp bitiyoruz Estelle’e, gene de çekilmez!… bağırtır adamı ‘cam açın! cam açın!’ diye…”

Céline’in kitapta sinemaya, edebiyata, yazarlığa, özgünlüğe, yaratıma, yayıncılığa, okurluğa ve edebiyat ödüllerine dair yaptığı yorumlar, sunduğu görüşler bize, genelde sunulanın aksine bambaşka bir tablo çiziyor ve bir çok şeyi yeniden yorumlamamıza sebep oluyor. Bugün bu görüşlerin bir çoğunun ispatlandığına tanık olmaksa Céline’in değerini arttırıyor.

(Profesör Y ile Konuşmalar, Louis Ferdinand Celine, Yapı Kredi Yayınları, Çev: Ayberk Erkay, 104 s.)

Damla YAZICI

damla.yazici@msn.com

Yorum Yapmasam Olmaz :)